Haber Detayı
29 Aralık 2011 - Perşembe 19:13 Bu haber 782 kez okundu
 
29 MART 2009 ŞANLIURFA YEREL SEÇİMLERİ
Arşiv Haberi
29 MART 2009 ŞANLIURFA YEREL SEÇİMLERİ

29 MART 2009 ŞANLIURFA YEREL SEÇİMLERİAK PARTİ GENEL MERKEZİ’NCE BİR KEZ DAHA DEĞERLENDİRİLMELİ   Şanlıurfa'nın siyasi tarihinde 29 Mart 2009 yerel seçimleri bir milat olmuştur. Bu seçimde, halk, önceki seçim dönemlerinde kendi görüş ve tercihlerinin dikkate alınmaması, kendisini temsil etmeyen kişilerin temsilci olarak belirlenmesi nedeniyle, AK Partiyi çok sevmesine rağmen tepki olarak bağımsız bir adayı belediye başkanı olarak seçmiştir.   AK Parti Genel Merkezi bu seçimdeki yenilginin faturasını o tarihte görevde olan teşkilatlardan sadece İl yönetimine kesmiş ve İl yönetimini değiştirmiştir. Diğer birim ve yönetimlerin seçim yenilgisindeki rollerini ve aleyhte çalışmalarını görmezden gelmiştir.   14 Haziran 2009 tarihinde oluşturulan yeni İl yönetimi ile birlikte 29 Mart'taki yenilginin yaraları sarılmaya başlanmış ve yeni yönetimin oluşturduğu ekip ve komisyonlar planlı ve düzenli yaptığı çalışmalarla yerel seçimlerdeki tepki ve kırgınlığı gidermeye çalışmıştır. Haftada birkaç gün parti binasında yapılan gönüllü toplantıları ile partiye gönül veren insanların partiyi sahiplenmeleri, çalışmalara katılım ve katkıları sağlanmıştır.   Muhtarlarla yapılan periyodik, düzenli, programlı çalışma ile muhtarların problemlerine çözümler bulunulmuş ve sıcak bir bağ kurulmuştur. Diğer, esnaf odaları, sendika ve dernekler gibi sivil toplum kuruluşları ile yapılan düzenli ve periyodik görüşmelerde parti icraatları anlatılarak bir kaynaşma sağlanmıştır. Tüm bu ve benzer çalışmalarla kurulan sıcak bağ ve iletişim neticesinde Şanlıurfa'daki hemen hemen tüm STK, muhtar, esnaf ve halkın desteğiyle 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda % 95 evet oyu ile Türkiye rekoru kırılmıştır.   Gerek yeni bir anayasa yapmak için güçlü bir iktidar düşüncesi, gerekse 29 Mart seçimlerinde Şanlıurfalıların tepkisine neden olan bir kısım vekillerin 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak seçimlerde listeye alınmaması üzerine 29 Mart seçimlerinde gösterilen tepkinin ve verilen mesajın Ankara tarafından kısmen de olsa algılandığı hissi, büyük bir teveccühe ve umuda neden olarak on milletvekili çıkarılmıştır.   Ancak, 29 Mart'tan sonra halkın tepkisinin çok iyi okunduğu ve algılandığına dair işaretlerin geçici olduğu, halkın beklentilerinin anlaşılamadığı, 29 Mart'ın Ankara tarafından çok çabuk unutulduğu, son yapılan teşkilat seçimleri ve başkan atamaları ile gün yüzüne çıkmıştır. Genel Merkezin bir zihniyet değişikliği niyetinde olmadığı, eski tas eski hamam, eskilerle yola devam kararında oldukları anlaşılmıştır.     Türkiye'deki değişimin ve yenilenmenin öncüsü olan AK Parti Şanlıurfa yerelinde değişim ve yenilenmeye sırtını dönmüş, statükocu bir tavır ortaya koymuştur. 29 Mart yenilgisi tarihinde görevde olan kadro ile yola devam kararı alarak kamuoyunun yeni yüz ve değişim beklentisini karşılıksız bırakmıştır.Yeni İl yönetiminin, aynı heyecana, aynı ideale, aynı enerjiye sahip olmayanlarla aynı yolda aynı hızda yürümesi istenmiştir.   Başarı için uyumlu bir kadronun şart olduğu gerçeği göz ardı edilerek, geçmiş dönemden gelen, heyecan ve idealden yoksun yapının devamı kararıyla, Şanlıurfa'nın değişim ve yenilenme yönündeki umut ve beklentisi boşa çıkarılmıştır. Şanlıurfa'da siyasetin normalleşmesi, feodal zihniyetin siyaset üzerindeki etki ve baskısının yok edilmesi, ehil, liyakatli, temsil kabiliyetine sahip ve dürüst bireylerin siyasette yer alması yönündeki umut ve beklentiler bir başka bahara bırakılmıştır. Türkiye'nin en yenilikçi partisi, Şanlıurfa'da maalesef kendini yenileyememiştir. Bu konuda AK Parti Genel Merkezin tavrı belli olmuştur ve şimdilik yapılacak bir şey yoktur. Peki şuan görevde olan, idealist yerel siyasetçilerin tavrı nasıl olmalıdır?   Bizce siyaset; siyasetçilerin kendileri, aileleri ve çevreleri için değil halk için yapılmalıdır. Siyaset, rant yeri olarak değil hizmet yeri olarak görülmelidir. Hizmet edilemediğinde veya etmeye mani bir durumda koltuğa yapışılmamalıdır.İlkelerden ve ideallerden taviz vererek koltukta oturma eksiklik sayılmalıdır.   Yapılan hizmet ve görev kutsal sayılıp büyük bir sorumluluk hissiyle ve onurla yapılmalıdır. Türkiye'nin dünya ülkeleri arasındaki saygınlığını sağlayan dünya lideri bir Başbakanın Genel Başkanlığındaki bir partide görev almış olmaktan gurur duyulmalı, şeref duyulmalıdır. Verilen görevin emanet olduğu bilinmeli ve ifa edilirken AK Parti Genel Merkezinin emir ve talimatları büyük bir heyecanla ve şevkle yerine getirilmelidir.Ancak bostan korkuluğu olma gibi bir durumu kabullenme de zul sayılıp verilmiş emanete yapılacak haksızlık olarak görülmelidir.   Verilen sorumluluk ölçüsünde dikkate alınmak, emanetin hakkını verebilmek için olmazsa olmaz kabul edilmelidir. AK Parti Genel Merkezi dışında kimseye bağlı kalınmamalı, emir ve talimat alınmamalıdır.Geçmişte ve bugün partinin kurumsal yapısı dışında birilerine bağlı kalma/kalanlar, değişimin, gelişimin önünde engel görülmelidir. Diktatörlerin devrildiği dünya değişirken, ergenekon, mafya ve çetelerden temizlenen Türkiye değişirken, Şanlıurfanın da feodal zihniyetten, ağalardan kurtulması ve değişmesi istenmeli ve bunun için çalışılmalıdır. Bu düşünce ve beklentide olan insanlardan yararlanılmalı, güç ve destek alınmalıdır. Nemrutların yaktığı yolsuzluk ateşlerini söndürmek, İbrahim'lerin hak davasına sahip çıkmak için taşınabilen bir damlacık suyla bile haktan yana taraf olunmalıdır.   Aydınlık ve temiz bir geleceğin ve gelişmiş bir Şanlıurfanın temiz siyaset ve siyasetçilerle gerçekleşeceği bilinmeli ve Şanlıurfa'da siyasetin halka inmesi, herkesin siyasette yer ve görev alabilmesi ve kendi geleceğine sahip çıkması için uğraşılmalıdır. Şanlıurfa'daki siyasetin halktan uzak, çıkar odaklarından, kuklalardan, rantçılardan, birilerinin adamı olmaktan gurur duyanlardan temizlenmesi gerektiği unutulmamalıdır.   AK Parti halkın partisidir. AK Parti Genel Merkezi, Şanlıurfalıların tercih ve beklentilerine kulak kabartmalı, dikkate almalıdır. "Ben yaptım oldu" dememelidir. Şanlıurfa'da siyasetle hizmet edecek nice gönüllü, fedakar, babayiğit insan, kadın / erkek vardır. Gelişmiş ve hayat dolu bir Şanlıurfa için, Şanlıurfa siyaset sahası şahsi hırs ve çıkarlarla hareket eden geçmiş dönem siyasetçilerinden ve kalıntılarından arındırılmalı, toplum menfaatini dertlenen ve önceleyen ehil ve liyakatli insanlara teslim edilmelidir.   AK Parti'den beklenen, AK Parti'ye yakışan ve olması gereken tavır budur. Halkın AK Parti'ye yakıştıramadıkları, temsil konumunda bulundurulmamalıdır. Görev alacak başka kimse yokmuş gibi liyakatsiz ve aynı yüzlerle siyasete devam kararı 29 Mart'lara neden olur.   Geçmiş tecrübelerden ders çıkararak hareket etmek, karar verme konumunda olanlar için bir görev ve aynı zamanda bir zorunluluktur. Milletin partisinde hiç kimsenin şahsi, keyfi ve sorumsuz hareket etme hakkı yoktur.                                                                                                                                 Ö.Adil BABACAN
Kaynak: Editör:
Etiketler: 29, mart, 2009, şanliurfa, yerel, seçimleri
Yorumlar
Haber Yazılımı