Haber Detayı
17 Aralık 2011 - Cumartesi 19:13 Bu haber 285 kez okundu
 
Çelik: Kamu, insan sağlığı için var.
Arşiv Haberi
Çelik: Kamu, insan sağlığı için var.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Bu piyasa, sağlık öyle bir dinamik bir yapı ki burada siz 'kararımı verdim gittim' gibi bir yaklaşım içinde değil, yaşanan sorunu, sorunun yaşandığı alanı ortadan kaldırmaya dönük kararları alabilecek esneklikte bir bakış açınızın olması gerekiyor'' dedi.      Bakan Çelik, Şanlıurfa'da basın mensuplarının çeşitli konulardaki sorularını cevapladı.      ''Bazı ilaçlarda yaşanan sorunlar ve bu konuda bir özeleştiri yapılacak konuların bulunup bulunmadığı'' yönündeki soru üzerine Çelik, geri ödeme yaptıkları ilaç sayısının 6 bin 700 olduğunu belirtti.      Bu konuda 2010 yılında global bütçeye geçildiğini de anımsatan Bakan Çelik, ''Global bütçenin yapılışının amacı, bu çerçevede kalınacağı anlaşmasıdır, protokolüdür. Yani siz diyorsunuz ki 14.6, 15.5, 16.6 sınırları içerisinde, belirlediğimiz 3 yıllık fiyatlar içerisinde kalacağınızı taahhüt ediyorsunuz karşılıklı. Şimdi bu aşılmış. Özeleştiri olacaksa, şöyle bir eleştiri yapabiliriz. Bunun bence aylık denetiminin olması gerekiyor. Aşımın olduğu aylarda bunların sorgulanması gerekirdi'' dedi.      Kendilerinin 2012'de bu uygulamaya geçeceklerini bildiren Çelik, ''Her ay ilacın seyrinin takibi gerekir. Yani 1 yıl sonra, 1,5, 2 yıl sonra oturup, bu aşımları tartışmak değil, sektörle bu rakamları paylaşmak gerekir. Biz böyle bir anlaşma yaptık ve bu ay tablo budur. Bunun bedeli nasıl karşılanacaksa karşılayalım şeklinde değiniz zaman maliyetleri çok farklı oluyor ve herkes de bir sonraki ay için önlemini alma durumuyla karşı karşıya kalıyor'' diye konuştu.      Sektörün ilacın çok satılmasını istediğini ve bu yönde çeşitli çalışmalarının olduğuna değinen Bakan Çelik, ''Bu doğal bir şey, garip bir şey yok. Belki birçok personeli elinde çanta, Türkiye'nin dört bir tarafını geziyorlar, ilaç tanıtımı gerçekleştiriyorlar, kendi markalarının tanıtımıyla ilgili bir pazar oluşturmaya çalışıyorlar'' ifadelerini kullandı.      Sistemin böyle çalıştığını aktaran Bakan Çelik, şöyle devam etti:      ''Diğer taraftan da sektörle siz global bütçede anlaşmışsanız, demek ki bu çabalarını gayretlerini, bu tanıtım araç ve elemanlarını daha da sınırlı, daha da dikkatli kullanır en azından. Kamu da sorgulamasını yapar, böylece global bütçe sınırları içerisinde kalınır. Özeleştiri yapabileceğimiz tarafları bu.      Biz bunu 1,5 yıl sonra masada karşılıklı tartışmaya başladık ve 1.1'lik 2 yıl içerisinde bir aşım söz konusu olmuş. Şimdi yapılan protokolde kamunun bu konularla ilgili önlem alacağını ve eğer bütçe aşımı söz konusu olur ise ki bu bütçeler belirlenirken ülkenin büyümesinin yüzde 50'si ile bir anlamda enflasyon durumu da dikkate alınarak orta vadede bu fiyatlar yerleştirilmiş, şimdi bütçe böyle bir aşımla ilgili karşı karşıya kalınca, protokolde de bunun önlemini kamu tarafından alınacağı söylenince, geçmiş yıllarda 2010 yılında, yani her yıl, iskontolarla, bir şekilde iskontolarda değerlendirmeler yapılmış, mesela yüzde 11 olan iskonto yüzde 20,5'lere çıkmış, yüzde 20.5 olan iskonto yüzde 28'e gelmiş şimdi. Bazı ilaçlarda ise yüzde 41'e iskontolar gelmiş bulunuyor. Şimdi süreç içerisinde demek ki kamu bazı düzenlemeleri yapmış. Şimdi geldiğimiz nokta ne, 1,5 yıl sonra baktığımızda 1.1'lik aşım olunca, bunun telafisi nasıl olacak. Eğer kamu olarak derseniz ki buyurun ben 1.1'i verdim derseniz o zaman global bütçeyi neden yaptınız. Niye bütçe rakamlarını 1 katrilyon sarsacak bir tabloyu oluşturdunuz diye hesap sorulacak. Neyi nereden, nasıl vereceksiniz, her şeyi planlı bir ekonominin içerisindesiniz. Bu çerçevede Ekonomi Koordinasyon Kurulunda yüzde 7.5 bir ilave iskonto uygulamasını gerçekleştirdik. Şimdi ne yaptık, şimdi bu geri adım mıdır- Ben böyle görmüyorum. Neden, bazı ilaçlar var ki bu 20 yıllık ilaçlar var. Bu 20 yıllık ilaçlarda referans fiyatını yüzde yüzden, yüzde 80'e indirdik. Orada yüzde 20'lik bir düşüş yaptık. Fakat enteresandır aynı ilaçlarda iskonto durumu yüzde 41. Yani 7.5'lık iskonto koyunca yüzde 33,5-yüzde 41. Hem 7.5'lık iskonto isabet ediyor hem de referans fiyatının aşağı çekilmesi isabet ediyor. Burası çok önemli, şimdi bu çakışma olunca iki taraflı, bir darbe söz konusu oluyor. Bunu siz 6 bin 700 ilaçta bu uygulamayı yaparken, bu teknik bir ayrıntıdır, yaşanırken ortaya çıkar.''           -''Çakışma olan ilaçlarda iskontolardan biri uygulanıyor''           Bu şekilde 140 ilacın bulunduğunu aktaran Faruk Çelik, ''Bu 140 ilaçla ilgili bu iskontolardan biri uygulanıyor. Ya referans fiyatını yüzde 80'e çekiyoruz, veya 7,5 uygulaması var. Çakışma olan ilaçlarda bu 7,5'lık iskontoyu uygulamıyoruz biri bu. Diğeri alternatifi olmayan ilaç diyebileceğimiz ve insan sağlığını bire bir ilgilendiren, diyabetinden kanser ilacına, insülinine varıncaya kadar, önemli bazı ilaçlar var, bunlarda çok titiz bir araştırmayla 125 ilaç olarak arkadaşlarımız çıkardı. Buna 3-5 ilave olabilir'' dedi.      Sektörün dinamik yapısının olduğuna değinen Bakan Çelik, şunları kaydetti:      ''Bakın bu sektör, bu piyasa sağlık, öyle bir dinamik bir yapı ki burada siz 'kararımı verdim gittim' gibi bir yaklaşım içinde değil, yaşanan sorunu, sorunun yaşandığı alanı ortadan kaldırmaya dönük kararları alabilecek esneklikte bir bakış açınızın olması gerekiyor. Şimdi biz titiz bir inceleme yaptık 125 ilaç, 140 ilaçta da çakışma var. Ayrıca 100 ilaç var ki bunlar ağırlıklı 10 liranın altındaki ilaçlar. Bunlarda da iskonto uygulanmıyor biz şu anda bunlardaki 7,5 iskontoyu uygulamıyoruz ama bunlarda da belki döviz artışı, enflasyon kurlarından dolayı 3 yıl içerisinde sıkıntı oluşmuş. Bunlar da diyorlar ki bizim fiyatlarımızda bir artış olsun çünkü hakikaten sıkıntılı durum vardı. Burada Sağlık Bakanlığına bir yazı yazdık. Dedik ki burada bu 100 ilacın fiyatlarını yükseltin, 10 liranın altındakiler. Bu da şartların getirdiği bir durum. Demek ki 100 ilaçla ilgili Sağlık Bakanlığının bir fiyat arttırımı, bir fiyat kararnamesi, onlar bir artış getirecek. 140 ilacı (iskontoları çakışanları) tek uygulamaya dönüştüreceğiz, 125 ilaç ise iskontodan muaf olacak, dolayısıyla böyle genel bir toplarsanız; 265, 365 ilaç. Ha ama burada tekrar ediyorum, 6 bin 700 ilaç içerisinde, hastayla ilacın buluşmasında spesifik olarak bakılması gereken alanlar varsa buna da her zaman açık olduğumuzu sektöre ifade ettik.''           -''Kamu insan sağlığı için var''-           Geçiş döneminde beklenti sebebiyle ilaç firmalarının stokta tuttukları bazı ilaçları eczanelere vermedikleri veya geç verdikleri yönündeki duyumların hatırlatılması üzerine de Faruk Çelik, kamunun insan sağlığı için var olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:      ''Buradaki zincir, sektör, depocu, eczacı, doktor neyse, bu zincir bu kamunun gerçekleştirmek istediği sağlık zincirinin uygulayıcıları. Burada ben yokum deme şansına hiç biri sahip değil. Böyle kimsenin lüksü yok yani. Böyle bir şey olabilir mi- Vatandaşın kanser ilacına, diyabet ilacına acil ihtiyacı var, burada bir iskonto uygulaması olmuş, her zaman konuşup bunu çözme imkanımız varken, böyle bir şeyi bir fırsata dönüştürmek, kabul edilebilir bir şey değil. Onun için kendilerine bunu toplantıda söyledim. 'Biz bunu duymadık, görmedik böyle bir şey olmadı diye farz ediyoruz'. Hatta bazıları yazıyor da eczaneye, 'iskontoyu ödeyemeyeceğiz' falan gibi. Ona da şimdi uygulama tekniği koyduk. Stoklarda oluşan farkı sektör ödemek durumundadır. Niye uygulama tekniğinde bunu koymuş bulunuyoruz. Yani biz neticede şunu söylüyoruz, 'dedim oldu' anlamında bir bakışımız yok. Biz sektöre şunu söylüyoruz, '3 yıllık bir bütçe yapılmış 2012'nin aralık ayına kadar biz bunu sürdürmek durumundayız.' Kalmış 1 yıl, 1 yıl biz aylık takiplerle önümüzdeki süreci sürdüreceğiz, sıkıntı çekilen ilaçlarla ilgili, iskonto uygulaması, çakışanlarla ilgili uygulamalar ve fiyatı artırılması gerekenlerle ilgili adımlarımızı atıyoruz, varsa daha bir göremediğimiz, görülmeyen alanlar onları da değerlendirmeye hazırız. Bu şekilde biz 2012'yi, protokolün altına imza koyanlar olarak bitirelim.''           -''Yeni dönemde sistemin tartışılması''           ''Ama bu arada 1 Ocak'tan itibaren biz bu sistemin tartışılmasından yanayız'' diyen Faruk Çelik, SGK olarak ilaç sektörü, bunların hastalara ulaşım ağı ve kurumlardan uzmanları, Türkiye'ye eş önemli ülkelere göndererek, 1-2 ay kalarak sistemle ilgili çalışma yapmalarını sağlayacaklarını belirterek, şöyle konuştu:      ''İyice bir çalışma yapılacak. Bunlar geldikten sonra bir sektörün bu konuya bakışı, eczacının bu konulara bakışı neyse, 2013, 2014, 2015 yıllarına sahip, artık birbirimizi huzursuz eden ve dolayısıyla pek istemediğimiz, hastaya olumsuz yansıyacak, rahatsız eden tablodan çıkarıp, yeni bir sistem çerçevesinde gerek geri ödeme, gerek tüm sektörün sorunlarını kapsayacak bir şekilde birinci ay ile sekizinci ay arasında çözmek için düğmeye basmış bulunuyoruz. Ve sektöre de bunu söyledik. Ocak ayı ile ağustos arasında çok yoğun bir çalışma olacak. Neden ağustos diyorum çünkü 2013 bütçesi öncesinde bu çalışmalarımızı tamamlayıp o çerçevede bütçeye yansıtmamız lazım. 2013'e yetişecek şekilde birinci ve sekizinci ay içerisinde bu işi halletmeyi düşünüyoruz.''           -Aile hekimliği-           Hükümet olarak aile hekimliği ve benzeri çalışmalarla hizmeti vatandaşın ayağına götürmeye çalıştıklarını anlatan Bakan Çelik, şunları kaydetti:      ''Biz vatandaşın ayağına sağlık hizmetini getirdik mi getirdik, en ücra noktaya sağlık birimimiz şu anda ulaşıyor, vatandaş da oraya gelip ilacını veya sağlıkla ilgili tedavisini gerçekleştiriyor. Sağlığa erişim kolaylaştı mı- Kolaylaştı. Ama burada maalesef suiistimalleri de beraberinde getirdiğini görüyoruz. Bunu kimseyi genel itibariyle suçlamak anlamında söylemiyorum. Ama aile hekimliğinde şu anda reçete yazma oranı yüzde 47, bu yüzde 47, bu yıl bize aile hekimliğinden geldi. Bu oran çok yüksek bir oran. Burada bir keyfilik olmamalı, bunun önlemi yalnız mali müeyyide değildir, ona da inanmıyoruz. Yani buraya 3 lira reçeteye koyarsak bu iş çözülür gibi bir yaklaşım da doğru değil. Şimdi çalışıyoruz, Sağlık Bakanlığının ve bizim üzerimize düşen görevler var. Çok yönlü denetimlerle hekimlerle bizzat iletişim içerisinde olarak, aile hekimliğinin vatandaşın çok kolay olarak ulaştığı ve ulaşmasında bizim de memnun olduğumuz bir sürecin iyi işlemesi gerekiyor. Aksi takdirde burada kötü bir iş söz konusu olursa vatandaş çok zarar görecektir. Bu modelin işlemesi için yanlışlıkların minimize edilmesi gerekir, eksikliklerin ortadan kaldırılması gerekir.''      İlaç harcamalarının sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, zaman zaman bu konuda yanlışlıkların yapıldığını işaret ederek, ''Geçtiğimiz yıllarda hastanede, ilaç sanayi-doktor ilişkilerinden hep şikayet edildi. Hangi odaya girerseniz bir hastadan önce, bir ilaç firması giriyor. Yani bunlar yaşadığımız şeyler. Ben bunları doktor arkadaşlarımın tümüne bir şey söylemek için demiyorum, öyle bir şey olamaz zaten. Sağlık çalışanları çalışıyorlar. Ben bilhassa Şanlıurfa'da gözlemledim, şahidiyim yani. Neticede maliyetlere baktığımız zaman 5.2 olan 2002 yılındaki ilaç harcamamız, 16 milyarı geçmiş. Bu olmalı mı, olmalı ama sürdürülebilir olmalı bunu söylüyoruz. Belli ki burada yanlışlık da bu yönüyle var. Bunun önüne hekimle, hemşireyle, sağlık çalışanlarıyla, siyasetçiyle hep beraber geçmemiz gerekiyor. Çok yönlü önlemler alınması gerekiyor'' dedi. AA
Kaynak: Editör:
Etiketler: çelik, kamu, insan, sağlığı, için, var
Yorumlar
Haber Yazılımı