Haber Detayı
26 Aralık 2011 - Pazartesi 19:13 Bu haber 893 kez okundu
 
ÖZEL BİRİ OLMAK VE CUBELLİ HOCA
Arşiv Haberi
ÖZEL BİRİ OLMAK VE CUBELLİ HOCA

Bir dostum var. Kendisi dini bir cemaate mensup. O ve onun gibi saç ve sakal şekilleri, giyimleri ile farklı olduklarını inkâr etmezler, üstelik farklılıklarını ortaya koyarak. Sakalları uzunca, kafası sıfır traşlı, başında takkesi, şalvarı, yakasız gömleğiyle farkını görmemek mümkün değil.  Bir gün yurt dışında onu gören biri ona "sen özel birimisin" der. O mütevazı davranıp "hayır" dese de içinde bulunduğu haliyle farklı olduğu belli. Tüm insanlar bana göre rabbin özelidir. Kendini özel göstererek ayrıcalık katmak isteyenlerin ancak bilgi ve yetenekleri ile olduğuna inanıyorum. Kıyafetiyle kendine şekil vermek, saçı, başı, sakalıyla ayrıcalık yaratmak özel biri olduğunu göstermez. Öncelikle biz başkaları için değil kendimiz için özel olduğumuz kadar ailemiz için tüm özelliğimizi ortaya koymalı, topluma yararlı bir şeyler sunabilmenin özelliğini kendimize kazandırmalıyız. Farklılık; gizemi, beraberinde şüpheyi getirir. İlimizde olduğu gibi ülke sathında bu farklılığı görmek mümkün. Kimileri takkeleri kimileri bağladıkları sarıklarla farklı olduklarını, hatta giysi renkleri ile hangi cemaate ya da hangi tarikata mensup olduğunu gösterirler. Çoğu da gösteriş meraklısı onların niçin takıldığını, sarığın cübbenin ne anlama geldiğini bilmeyenlerde çokça rastlanır. Giyimlerinin nedenini sormaya gerek yok. Hem hükümetin koyduğu yasağa uymak hem gayri Müslimlere benzememe adına kendilerine göre bazı giyim tarzını geliştirmişler. Aslında yaşamları, maddi kazanımları ile çoğu kimseden farklı olmamalarına karşın dinsel yaşam alanında kendi farklılıklarını ortaya koyarak dindar olduğunu göstermeye çalışırlar. İşte kendini farklılaştıran konuşmaları ile toplumun müspet veya menfi dikkatini üzerine çekenlerden biri de Cübbeli Hoca adiyle maruf Ahmet Mahmut Ünlü'dür. Onu ekrandan tanıdık. Esprili sözleri, farklı yaşamı, çevresindeki hayran kitlesi ile farklılığını gördük. Onun özel yaşamının gizlilik sınırlarının aşılması kabul edilemez bir durum  olduğuna inanıyorum.  Bazı yakıştırmalarda bulunularak içeri alındı. Basından izlediğimiz kadarıyla uzun süren bir takip sonucu neticeye varılmış. Geçmişte bazı kimselere atfı cürümler gördük. Bu da o senaryolardan biri mi diye insanın kafasını kurcalıyor.  Halkımız arasında bu konuda söylenmiş yaygın sözler var. Bu sözleri bir araya topladım; "Ateş olmayan yerden duman kalkmaz,"  Ya da " soğan yemesen ağzın kokmaz," acaba! Halk arasında "İlmel yakin, Aynel yakin ve Hakkel yakin" (ilimle bilmek, gözle görmek, bilmek, hakkıyla bilmek) denilirken şöyle bir deyime de sıkça rastlarız. "Gördüğünün yarısına inan, duyduğuna inanma." Şimdi biz ne yapalım. Takdir okuyucunun. Bu işin içinde bir bit yeniği mi var, yoksa cemaatler, tarikatlar arası bir çekişmeden midir bilinmez, karanlığın meçhulünde saklı… Acaba onun aşırıya kaçtığını görenler onu susturmak için mi böyle bir davranışa girdiler. Teori üretmede üstümüze yoktur.  Kimsenin günahını alacak değiliz. Ama beni düşündürün, bu kadar bilgi birikimi olan, Allah adına yola çıkmış İslamiyet'i anlatan biri nasıl olurda böyle şeylerle uğraşır! Kendine yalnız değil, cemaatine, hatta İslamiyet'e bile zarar verdiğini bilmiyor mu? İsmailağa cemaatine mensubu ve önderi olan Cübbeli Ahmet Hoca gerçekten böyle bir suça iştirak etti mi? Mesnetsiz bir suçlama mı yoksa söylenenleri delil olarak kabul edebilir miyiz? İster istemez insanın kendini ve yaşananları sorgulaması gerekir. Geçmişte yaşanmış kimi olayların üstü kapanması için "beşar şaşar, hatasız kul olmaz," demeler yanında, komplo teorileri, iftira olduğu söylemleri de basına yansıması yine düşündürücüdür.  Suç samurdan kürk olsa kış günü soğuktan donacağını bilse de o kürkü kimse giymez. Hayatın realitesi bu… Bunu bir imtihan olarak gördüklerini belirtenler de var.  "Şer gibi gelen hayır, hayır gibi gelen şer çıkabilir. Eğer bunlar olduysa Allah öyle istediği içindir," diyenlerin söylemleri samimi inanan sadık insanların sözleridir.  Çünkü Yaratan bize cüzi iradeyi vermiş bu iradeyle bizim kendimizi idare etmemizi sağlamış. Yanlış ve doğru yolu göstermiş, tercihi de bize bırakmış. İnananlar için hayır ve şerin kaybolmayacağına göre neden şerle uğraşırız...    
Kaynak: Editör:
Etiketler: özel, biri, olmak, cubelli, hoca
Yorumlar
Haber Yazılımı