Haber Detayı
16 Aralık 2011 - Cuma 19:13 Bu haber 1333 kez okundu
 
TÜRKİYE DAHA DEVLET OLMADI
Arşiv Haberi
TÜRKİYE DAHA DEVLET OLMADI

Türkiye'nin büyük bir devlet olduğu, "bir Türk dünyaya bedeldir" sözü ile de güçlülüğünü ifade ederek kimi zaman dünyaya meydan okumalarından da anlaşılmakta. Bu sözün ne kadar ciddiye alınması gerektiğini şimdi daha iyi anladım. Bir İsrail askeri olan Şalit için 1027 Filistin tutuklusunun serbest bırakılacağı, televizyonlarda takas haberi yayınlanırken ben yazıyı yazmaya başlamıştım. İki tarafta bayram yeri gibi giyinmiş ve şenliğe gider gibi şendiler. Bizler hala Habur'u ağzımızda sakız etmekteyiz. Nedense unutamıyoruz bir türlü. Oysa itidalli olmanın bize kazandırdıklarını bir düşünebilsek…  Kaçırılan iki asker ve sağlık görevlisi, yine iki asker, polis ve stajer kaymakam için bu güne kadar neler yapıldı. Kimse dilin ucuna bile getirmiyor. Vicdan sahibi herkesin bu konuya duyarlı olması gerekir. Ancak bizde insanın kıymeti yok ki kimse onların adlarını bile anmamakta. Bu ailelerin acısı ve ıstırabını hiç mi kimse duymuyor. Bunlar için pazarlık yapılması teröristle pazarlık değil, büyük devlet olmaya yakışan davranıştır.  "Arap Baharı" denilen halkın kendi iktidarlarına karşı ayaklamalarını destekledik ve muhalifler daha iktidar olmadan görüştük. Halk ayaklanmadan neden bir kez olsun tepkimizi dile getirmedik. Onlarla ilişkilerimizi zamana bırakmakta fayda olduğuna inanıyorum.  Dostluğumuzu,  desteklerimizi belirttiğimiz gibi her konuda yardım olacağının vaadini verdik. Suriye'ye yaptığımız tehditler meydanda. Tehdit yetmedi Suriye'deki muhaliflerinde başarılı olması için onları destekliyor ve Başar Esad'ın çekip gitmesi için tavsiyelerde bulunuyoruz. Bu iki komşu arasında hoş karşılanacak davranışlar olmadığını hepimiz biliyoruz. Diğer gelişmeleri sizler de en az benim kadar görmekte, takip etmektesiniz.    Nato nereye emrettiyse savaşmak için gittik. Hala aramızda nişaneleri göğüslerinde sallanan Kore gazileri dolaşmakta. Uzakdoğu'ya gidip ikiye bölünmüş bir Kore'ye sahip çıkıp diğerine düşman kabul ettik.  Şimdi gelelim teknik anlamdaki çalışmalara. "tik tak makineleşmek istiyorum" diyen şairi kimse duymamış. İşte bu nedenledir devlet olarak bir asrı doldurmak üzereyiz. Hala bir birimizi yemekteyiz. Bir uçak değil bir yerli otomobil üretemedik. Tankımız, topumuz vesaire askeri malzemelerimiz hepsi malum ülkelerden temin edilmekte, tamir görmekte. Türkiye halkları bildiği gibi dünya da biliyor ki bu Kürecik'teki füze rampaları İsrail'i korumak için İran'a karşı kurulduğunu. Bir devlet bir devleti bir başkasının hatırına koruyamaz ve bir başka devleti de kendine rakip ve muhalif göremez. Filistin-Gazze meselesi yalnız bizim değil dünyanın meselesidir.  Bağımsız ve gücüne güvenen bir ülke, bir başka ülkenin veya kuruluşun emriyle kendini ortaya koyar mı?  Yıllardır ülkemizdeki  "düşün yoğunlukta ki savaştan" rahatsız olduğumuz ve hep bunun düş güçler tarafından yapıldığını ve Kürtlerin kışkırtıldığını söyleyip dururuz. Ermenilere eğitim öğretim hakkı tanımışız, Kürtlere gelince onlar Ermenilerin kışkırtmasına geldiklerini söylüyoruz. Siz Ermenileri bu ülkeye harç yapmış insanlardan üstün tutarak kendi kendinize düşman yaratmaktasınız.  Hal böyle iken ülke olarak başka ülkelerin asilerini neden niçin destekleyelim. Bir başkasının benzer davranışı ülkemize karşı yapılmasını hoş karşılamak mümkün mü? Dünyada hatırı sayılır bir ülke olmayı kim istemez ki; ancak bir ülke de bir devlet-hükümet kendi halkının yaşam şartlarını görmeden, dünyaya açılması düşündürücüdür. Sen devlet olacaksın, halkın günlük yaşamını pahalı tutmak için her türlü zammı yapacaksın ardından "güncelleme, fiyat ayarlaması"  diyeceksin, ardından ironik söylemlerle "içkiyi yarı yarıya düşürseniz, sigara içmeseniz, lüks arabaya binmezsiniz olur biter demeler sizce ne kadar doğru. Ben sigara içmem, alkol kullanmam başka biri yapıyor diye onu suçlu görmeye hiç kimsenin hakkı yok. Madem bu devlet laiktir ve laiklik insanları düşüncesiyle, yaşam şekliyle, dinleri ve dilleri ile eşit görmekse ayırımcılığa niçin gidiyoruz. Devlet ulaşım, sağlık, eğitim, yaşamsal tüm gereksinmeler için temin etmekte halkın can güvenliğini korumak görevidir. Rüşvet, yolsuzluk, gasp, hırsızlık, soygun, çete mafyayı bertaraf etmek devletin görevi ise bu gün Türkiye'de yaşananlar neyin nesi. Aslında bu yaşananlar hepsi bir sosyal patlamadır, lakin bunları görmemiz devletin yetersizliği değil midir? Devlet birisini kucaklayıp diğerini dışlayan olmamalıdır. Yandaş tutup diğerlerini dışlayan değildir. Not düşmek gerekirse bana göre artık devlet hükümet birdir. Ayrı gayrisi kalmamıştır. 
Kaynak: Editör:
Etiketler: türkiye, daha, devlet, olmadi
Yorumlar
Haber Yazılımı