Haber Detayı
01 Aralık 2011 - Perşembe 19:13 Bu haber 612 kez okundu
 
Urfa - Bizans - Ergenekon..
Arşiv Haberi
Urfa - Bizans - Ergenekon..

Sevgili memleketime bakıyorum da, Allah'ın rahmetine, merhametine rağmen tahtları sallanan Nemrutlarına gözyaşı döküyor. Düne kadar oturdukları koltuklarda halka karşı tanrılık taslayanlara merhamet ediyor. Despotların, baronların iktidar talepleri için söyledikleri yalanları alkışlayıp, döktükleri timsah gözyaşlarına kanıyor.. Kader konusunda insan ve toplumun ihtiyar sahibi olduğuna inanırım. İnsan gibi toplumun da kendi kaderi üzerinde, seçiminin mutlak etkisi vardır. “Yeni Urfa” üzerine geçmişte söylediklerimize ilaveten, bundan sonra da söyleyip – yazacaklarımız olacaktır. Varlık nedenimiz, imanımız ve bütün azmimiz; bu dönüşümün – gelişimin olabileceği/olurluğu temeline dayanır. Tarih, sosyoloji başta olmak üzere bilim bunların kaydı ve değerlendirmeleriyle vucüt bulmuş. Biz de yaşadıklarımız ve yazdıklarımızla, olaylara etki etmeye, gücümüz ölçüsünde tarihe not düşmeye çalışıyoruz. *** Otuz yıl öncesinin 50 – 60 bin nüfuslu Urfası, bugün 500-600 binlik bir Şanlıurfa.. Dünün kapalı, geleneksel Urfası; bugün kendi kırsalından – Doğu'dan – Batı'dan gelen göçlerle karışıp – karmaşıklaşmış – kalıpları taşmış, parçalanmış, özellikleri silinen bir şehir. Kozmopolit, metropol olma yolunda.. Değişmeyenine gelince.. Kaderi! “Bir toplum kendi özündekini değiştirmese, Allah o toplumu değiştirmez” mealindeki ayeti kerime aklıma geliyor.. Peygamberler şehri memleketime, bu kadar peygamberin gelmesi neye yorulabilir? Ateşin içinde bile yaşayabilen Hz.İbrahim, neden Urfa'da yaşayamamış.. Şehri, hemşehrileri neden gidişini seyretmiş? Mekke'nin Hz.Muhammed'e yaptığından beterini yapmış Urfalı Hz.İbrahim'e.. Ebu Leheb kendi başına diken dökerken Hz.Muhammed'in yoluna, Nemrut'a bütün Urfa yardım etmiş. Hz.İbrahim'i yakmak için askeri – halkı birlikte odun yığmışlar şehrin meydanına.. *** Kısa olması gereken bir köşe yazısında böylesi bir konuyu ele almak doğru değil. Biliyorum okumak da zahmet veriyor insanıma. Ama katillerine yaltaklandığını görmek beni, alanın dışında biçare bırakıyor. Urfa, Bizans'tır diyenleri haklı çıkartıyor. Urfa, çeteler diyarıdır diyenleri haklı çıkartıyor. Ankara'da, İstanbul'da, Diyarbakır'da, Hakkari'de.. yurdun dört bir tarafında sinen Ergenekon çetelerinin kurtarılmış şehri Urfa diyenleri haklı çıkartıyor.. *** Evet hemşehrilerim… Bizans'ta her general kendini bir Sezar sayarmış.. Bu generallerin hedefi, her ne yolla olursa olsun diğerlerini yenip tek başına mutlak iktidara sahip olmak. Urfa'da da onlarca general, yüzlerce kurmay hatta çavuş düzeyinde, arkasında ‘askerleri' olan çeteler var.. Sigarasını yandırmak için, komşusunun evini yandırmaktan çekinmeyecek kadar gözleri kara.. Akrabasını, komşusunu, arkadaşını, yoldaşını batırarak tek güçlü olmayı marifet bilen.. İktidara giden yolda her türlü yalanı, talanı, aldatmayı, çarpıtmayı, çarpmayı, çarpıştırmayı.. müpah ve işbilirlik bilen.. Evet.. Memleketimde Bizans çetelerine askerlik yapanlar var.. Memleketimde bu çetelerin;  devletin 40 yıldır Şanlıurfa'ya akıttığı sınırsız kaynaklarıyla, her türlü yasadışı karanlık işlerden beslenmesine göz yumanlar var. Bunlar paylarını alanlar, ortak olanlar ve en temizinden acze düşüp sessiz kalanlardır. *** Evet ey halkım.. O yalnız değildir. Onun gibiler de yalnız değiller. 5.000… 500… 50 Yılın değil, hiç olmazsa 5 yılın hesabını kesin. Beş yıldır “Seçilmişim” diyerek Krallık, ilahlık taslayanların bugünkü salya – sümüklerine aldanmayın. İlk yayın tarihi: Mart 2009
Kaynak: Editör:
Etiketler: urfa, , bizans, , ergenekon
Yorumlar
Haber Yazılımı