Haber Detayı
01 Aralık 2011 - Perşembe 19:13 Bu haber 594 kez okundu
 
Zangoç
Arşiv Haberi
Zangoç

Şanlıurfa gündeminin medyadaki bazı yansımalarını/yansıtmalarını görünce aklıma bu kelime geliyor. Zikretmek – yazmakta tereddüt ettim. Taş atsan bir kişiye, laf söylesen bin kişiye misali.. Ama taşı gediğine koymak için elzem oldu. Zangoç.. (Aslen Ermenice bir kelime olup,kilisede çalışan ve çan çalmakla görevli kişi..)   ***   Mabed, din, kavim, dil, meslek.. üzerinden genellemelere takılmadan, sadece medyadaki seviyesiz, boş söz ve çarpıtmaları ifade etmek için bu kelimeyi zikrediyorum.   Zangoç..   ***   En son seçim sonuçlarını değerlendirirken “Bizansın zaferi” demiştim. Zangoç da buradan, Bizans'tan geliyor..   Parçalanmışlığı, karışıklık, aldatma, satma, borçlanma, çift taraflı çalışma vb… olumsuzlukların altını çizmek gerekiyordu.   Zamanın gerisinde kalmak demekti Bizans.   ***   Kazandı denilenlerin bile mahçubiyeti ilk günden ortaya çıkıyor. Hırsın kararttığı gözler açıldığında nelerin kaybedildiği de ilk günden görülmeye başlandı.   Tabi akledenler tarafından..   Daha hala “Melekler dişidir – erkektir” diye konuşup el ovuşturanları da görüyoruz.   Harp fırsatçısı gibi davranıyorlar. Alanda ganimet hesapları, geride kumpaslar..   Meclislerde, teşkilatlarda ince ayar – hesaplar, ittifaklar, ortaklıklar, kopmalar.. İki yıl sonra yapılması beklenen genel seçimlere yönelik girişimler..   ***   Onbirnisan'ı bu manzaraya bakarak yeniden düşündüm. İnternet ortamında birkaç saatlik sörf bile, insanın ayaklarının yere basmasına yetiyor.   Bir tarafta İsviçre, Almanya, Amerika'dan gelip Urfa'da Batılı devletler için çalışan hastane, yetimhane, eğitim kurumlarındaki kişi ve kadrolar..   Diğer yanda ‘zamanın gerisinde kalan' Urfa.. Parçalanmış, parsellenmiş, satılmış, koparılmış, dağılmış.. Fotoğraflarına baktıkça irkiliyor insan.. Savaşın yıkımı, isyanlar, ihanetler, işgal vahşet, ailelerin parçalanışı, toplu göçler, çocuk-kadın-erkek demeden kemikleri eriten açlık..   Üzerinden bir asır geçse de toplum ve devletin bilinç altına kazınan acılar, kayıplar..   Mehmet Akif'e “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” detirten ağır acılar..   Göstermelik resmi kutlama proğramı yansıtmıyor tarihi – yaşanmışlığı..   Ruh, şuur ve bilinç ortalıkta gözükmüyor. *** Yüz yıl önce İsviçreli bir kız Avrupa'nın ortasından, gemiyle denizleri aşarak İskenderun'a, oradan da eşek sırtında Urfa'ya geliyor.. Misyoner hastanesinde gece – gündüz doktorluk yapıyor. Hırıstiyan – Müslüman demeden 17 bin hastaya bakıyor. Bugün bizim kızımız – oğlumuz Doğu'yu beğenmiyor. Urfalımız bile Viranşehir'i, Siverek'i beğenmiyor. “Beni merkeze alın” diyor. Geldiği yerde, döner kavgasına, reçete hokkabazlığına girişiyor.. *** Yazarımız – aydınımız bitmiş Bizansın zangoçluğunu bırakıp, yüzünü insanlığa dönebilmelidir. Makam, mevki, iktidar ve ikbal peşinde koşmak yerine ideal, dava ve aydınlık yarınların öncüsü – sözcüsü olmalıdır. Susmadan, sinmeden.. Tahammül ve duayla.. Taşlanmak pahasına da olsa. İlk yayın tarihi: 2009
Kaynak: Editör:
Etiketler: zangoç
Yorumlar
Haber Yazılımı