Yazı Detayı
04 Eylül 2020 - Cuma 10:57 Bu yazı 149 kez okundu
 
ACILAR PAYLAŞILARAK AZALIR
Ali AKBABA
ali.akbaba.85@hotmail.com
 
 

İnsanların büyük bir kısmı, dünyanın değişik coğrafyalarında büyük acı ve dramlar yaşamaktadır. Çok az insan bu acı dramları yaşamamaktadır.

 

Çıkar ve menfaatlerini her şeyin üstünde gören ve tutan devletler, acımasızca çıkarlarını, bütün değerlerin üstünde tutmaktadır. Ve planlarını uygun gördükleri coğrafyalarda hayata geçiriyorlar. Evet, "Kan emiciler", planlarını hayata geçiriyorlar ve yüz binlerce insanın kanına girerek, insanlara zulmederek onları öldürüyorlar.

 

Yine her zaman olduğu gibi zulmün baş aktörleri ABD ve Batı devletleridir. Ortadoğu ülkelerini ateş topuna çevirdiler. Diktatörlere baskı yaparak insanlara zulmettirmekle hayatı onlara çekilmez kılıp karartıyorlar.

 

Burada en büyük bedeli ödeyen halk oluyor, halk büyük acı ve dramlar yaşamaktadır.

 

Bu acılardan uzak kalmak ve hayatta kalmak için, Suriyeli ve Iraklılar evlerini, akrabalarını, geleceklerini, yaşadıkları coğrafyalarında bırakarak Türkiye'ye hicret etmek zorunda kalıyorlar.

 

Amaçları yaşamak ve hayatta kalmak, güvenli bir ortamda hayata tutunmaktır.

 

Suriye'de savaşın ağır şartları, doğal yaşam şartlarını tamamen yok ediyor. Suriyeliler göç etmek zorunda kalıyorlar.

 

Onlara, dünyada kucak açan ülke Türkiye oldu.

 

Suriyelilerin ve Iraklıların Türkiye'ye gelmeleriyle birlikte bazı sorunlar oluştu. Bu sorunlardan biri şu: Bazı yerli halkın zihinlerinde soru işaretleri oluştu: "Neden Suriyeliler ve Iraklılar Türkiye'ye geliyor?" türünden soru işaretleri. Hatta "Onların burada olmamaları gerekiyor." gibi sözler dahi duyabiliyoruz.

 

Anlayan, vicdan sahibi olan insan ve Müslüman için cevap çok basittir. Cevabı bulmak için size gereken, sadece bir an kendinizi onların yerine koyup, empati yapmanızdır.

 

Bu yapılırsa, gerçekten onlara şefkatle yaklaşılıp ön yargıların kırılacağına inanıyorum.

 

Başkaları adına maşa olan ya da şer odakların adına iş tutanlar hariç tabi...

 

Acılar paylaşılarak hafifler dedik.

 

Biz de paylaşalım dedik, bayramın ikinci günü, ikindi namaz sonrası bir Suriyeli Muhacirin taziyesine katılıp, acısını paylaşmak üzere 6 arkadaşla birlikte evine doğru hareket gittik.

 

Taziye evine gittik. Taziye evi derken ikamet ettiği evi kastediyorum. O daracık evinde misafirleri kabul ediyor.

 

Yakınları vefat eden arkadaşla konuştuk: Babası, annesi, kardeşi, kardeşinin hanımı ve 2 yeğeni... Yani ailesinden 6 kişi feci bir şekilde can vermişler.

 

Kedisinden dinliyoruz bu acı durumu: "Suriye/Rakka semalarında ABD öncülüğündeki koalisyon savaş uçakları, seyir/hareket halinde olan her şeyi hedef alıp ateş ediyormuş.

 

Ansızın, yolda seyir halinde olan ailemizin arabasına, savaş uçağı bomba yağdırmaya başlamış. Bu bombardımandan ailemizden sağ çıkan olmadı.

 

Onlar şehit oldular, Rablerine kavuştular. Ben yalnız şunu derim: En güzel vekil Allah'tır, ondan geldik, ona döneriz, dememizi istiyor Rabbimiz.

 

Başlarına gelen bu musibetin, kendilerine şefaatçi olmasını ümit ederim. Günlük Suriyeli kardeşlerimizin başına gelen, bizim de başımıza geldi."

 

Taziye için gelen başka bir arkadaşı söz aldı: "Bak kardeşim, Allah hepimize sabır versin. IŞİD, 4 kardeşimi boğazlayarak öldürdü. Sineye çekmekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Allah'tan başka kimsemiz yok, ancak ona yönelir, ancak ondan yardım dileriz. Allah sabır versin."

 

Bir diğer arkadaşı: "benim eniştemi PYD kaçırdı ve 2 yıldır ondan haber almıyoruz. Ölü mü, diri mi, bu konuyla ilgili hiç bir bilgiye sahip değiliz.

 

Onun çocukları her gün onu soruyor. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum. Her gün ölü hüznü ve atmosferi evde hakim. Katlanmaktan başka elimizden bir şey gelmiyor." dedi.

 

Suriyeli Muhacirin, Suriye'de yaşayan akrabaları her zaman ölümle burun buruna, her an o üzücü haberi alabilme korkusuyla yaşıyorlar. O acı haber geldiğinde de, ölülerini ne defnedebiliyorlar, ne de taziyesini yapabiliyorlar.

Suriyeli misafirlerimize, Ensar olarak biraz merhamet ve şefkatle yaklaşmalıyız. Bu resmin sadece görünen bir kısmı. Müsamaha göstermeliyiz. Kardeşlik bilinciyle donanmalıyız.

 
Etiketler: ACILAR, PAYLAŞILARAK, AZALIR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Ekim 2020
GENÇLİK
79 Okunma.
13 Ekim 2020
BİR GÜN DOĞUMU
75 Okunma.
07 Ekim 2020
MEDENİYET TECRÜBESİ
78 Okunma.
30 Mart 2020
BİR SANATÇININ YAŞADIĞI ACILAR
776 Okunma.
11 Mart 2020
KAÇAKÇILIK
379 Okunma.
17 Şubat 2020
HALEPÇE VE HALEP
461 Okunma.
28 Ocak 2020
İYİ İNSANLAR VE KÖTÜ İNSANLAR
1440 Okunma.
16 Ocak 2020
YETİMLERE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ
304 Okunma.
05 Kasım 2019
İNSANIN DEĞERİ ÜZERİNE
535 Okunma.
03 Eylül 2019
ORTADOĞU’NUN ANALARI
1445 Okunma.
26 Ağustos 2019
SURİYELİLER BAĞLAMINDA EĞİTİMİN ÖNEMİ
484 Okunma.
29 Temmuz 2019
İNSAN VE DEĞERLER
586 Okunma.
22 Mayıs 2019
BEYİN GÖÇÜ
645 Okunma.
06 Mayıs 2019
RAMAZAN
598 Okunma.
22 Nisan 2019
SUNİ SINIRLAR
594 Okunma.
21 Mart 2019
KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK
1055 Okunma.
04 Mart 2019
BÖLGECİLİK
775 Okunma.
11 Şubat 2019
EKMEK
1061 Okunma.
08 Temmuz 2016
SURİYELİLERİ İSTEMİYORUZ!
3129 Okunma.
29 Haziran 2016
RAMAZAN'IN BİZE KAZANDIRDIKLARI
1674 Okunma.
03 Haziran 2016
Savaşın çocukları, Yine Suriye, yine acı...
1859 Okunma.
18 Aralık 2015
SUYUN ÇOCUKLARI
2237 Okunma.
10 Eylül 2015
UMUDA YOLCULUK
2374 Okunma.
25 Ağustos 2015
KAOS ORTAMI KİMİN İŞİNE YARIYOR?
2311 Okunma.
30 Mayıs 2015
KİME VE NİÇİN EVET?
2271 Okunma.
12 Mayıs 2015
KÂBE
2431 Okunma.
04 Mayıs 2015
SEÇİM VAATLERİ
2432 Okunma.
16 Nisan 2015
UMUT
2353 Okunma.
28 Şubat 2015
ENSAR OLMAK
2427 Okunma.
16 Şubat 2015
MİSAFİRLERİMİZİ HASTANELERİMİZDE AĞIRLAYABİLİYOR MUYUZ?
2153 Okunma.
Haber Yazılımı