Yazı Detayı
05 Şubat 2020 - Çarşamba 10:26 Bu yazı 236 kez okundu
 
ÇOK SALLANDIK AZ ÖLDÜK
Muharrem ÇELİK
muharremcelik_063@hotmail.com
 
 

Geçici yaşamın mekânı olan dünya hayatının bitmez tükenmezliğine aldanmak! Bir hayal olarak insanları peşinden sürükleyen kâinat ansızın insanoğlunu sırtüstü bırakır. İşte güvendiğin ve peşinden gittiğin sürekli içinde yaşadığını düşündüğün anlık zevkler ve görünümler birden bire yok oluverir. Evet, insanoğlu kendisini ölümsüz olarak görmek ister ölümden kaçar.

 Ölüm en yakınının başına geldiği zaman bile onu gömerken de ölmeyeceği duygusuna girer ama hiçbir zaman ölümlerden ders almaz! Çünkü kendisi sürekli yaşayacağı duygusuyla dünyada yaşamını sürdürme çabasındadır. Aslında ölüm herkes için korkutucudur; kim olursa olsun ölüm anında korkar. Gerçeği kabul etmesek de bütün insanların öleceğini geçmişte olduğu gibi mevki mertebelere sahip olan zalimlikleri ile bilinen, zulmedenler, mevki makam sahipleri, sıradan insanlar, Alimler, evliyalar, peygamberler, çocuklar, büyükler, fakirler herkes ölüm şerbetini tatmıştır ve tadacaktır, insanoğlu yeryüzünde yaşam sürdüğü sürece. 

Maalesef Bu gerçeği kabullenmek insanoğluna zor gelir bazen. Kendini güçlü, yaratanla ters düşen, emirlerine itaat eden, hatta şirk koşan kişiler de vardır. Evet, sevgili okuyucularım, Cenabı Allah'ın gücünü reddeden, onun nimetlerini hiçe sayan, nefis ve duygularıyla hareket eden, insanları ezen, haksızlıklar ve ezikliklerle sürekli yaşam sürdürme duygusunda olanlar asıl onlar ölümden çok korkar ama ölümü kabullenmez ya da kabullendiğini hissettirmez. Evet gücün sahibi, malın sahibi Allah bazen insanoğlu kendine gelsin, kendini toparlasın diyerek çeşitli sınamalarda tutar, bazen de çığırından çıkanlara dersler verir. 

Bunun somut örneklerini Kur'an-ı Kerim'de fazlasıyla görmekteyiz. Geçmiş kavimleri anlatırken onların yaşamlarının ve başına gelenlerin bizim de başımıza geleceğini belirtir Allah, bunlar bize hikaye gibi gelir. 

Onlar evet musibetler, felaketler, insanoğlunun yaptıklarıyla paralel olarak gelişen somut örneklerdir. Kimi zaman felaketler, yangınlar, seller kimi zaman depremler, çatışmalar ve savaşlar birden olur. Aslında bunlar Cenabı Allah'ın gazabı ile alakalıdır.  

Cenabı Allah'ın gücünü reddeden, imanı zayıf zihniyetler bunlara da doğal olaylar rastgele gelişmeler olarak yorumlar.  Elbette ki olabilecek olaylar karşısında tedbirler alınması ve tedbirler doğrultusunda hareket edilmezse felaketler kaçınılmazdır. Halk arasında eşeğini sağlam kazığa bağla atasözü buna işarettir. Yaptıklarım bana kaldı kimse görmedi devam ederim zihniyetinin adıdır depremler,  seller, felaketler, savaşlar. 

Hiç ölmeyeceği duygusuyla farklı günah merkezlerinde hayatını sürdüren deprem anında sarsıldığı ve yerle bir olduğunu düşünelim ve nihayetinde de pompei'de bu tür somut örnekleri görmekteyiz. O insanların tövbe etmeden günahından dönmeden dünyadan göç ettiklerini göz önünde bulunduralım. Depremler sadece günahkarlar için değil bazen de günahkarlar içerisinde Cenabı Allah'ın sevdiği kullarını yanına alması için de olur. 

Evet, görünümde yaşla kuru birlikte ölür ama ölürken ikisi aynı adrese gitmez adresler bellidir. Hiç ölmeyeceğim düşüncesinde olan insanların sarsılma anındaki korkuları krizleri kişinin kendine gelmesine vesile olur. 

Düşünelim bir ortamdasınız Allah'ın rızasını kazanmış ibadetleri yapmış bir topluluk olarak depreme maruz kaldınız elbette ki bu çoğunluğun kaygısı, korkusu olsa bile Mülkün sahibi nimet sahibi Allah'ın buyruğuna rıza gösterir böylelikle imanı ve inancı doğrultusunda çok  sevdikleri Rabbine kavuşmanın heyecanıyla dünyadan geçerler.  

Anadolu'da sık sık depremleri görmüş biri olarak farklı deprem bölgelerinde insan manzaralarını görerek ölenlerin yakınları kaygı ve yakınmaları sesli olarak dile getirdiklerinde benim evladım namaz kılmadan gitti, Benim çocuğum şu günahla gitti, benim oğlum iyi bir insandı gibi örnekleri sık sık duymuşsunuzdur. 

Evet, şüphesiz kimin ameli neyse onunla gidecektir. Hiç kimse zina esnasında ölmek istemez, içki masasında ölmek istemez, kumarhanede ölmek istemez ama depremler insanları orada yakaladığı zaman, oralardan alıp götürür. Onun için depremlerden ders çıkarmak Cenabı Allah'a dönmek imanlı ve günahsız hayat sürdürme çabasına girmemiz gerekir. Depremler bazen toplumsal açıdan büyük faydalar da getirir.  Birlik ve beraberlik, yardımlaşma, ibadette dönme, günahları terk etme, ahirete hazırlık gibi örnekleri çoğaltabiliriz. 

Bunun içinde depreme hazırlıklı olma ve yaşadığı mekânları sağlamlaştırma yönlerinden faydaları vardır. Evet, son olarak yaşadığımız Elazığ Sivrice depremi bize mekânlarınızı depreme dayanıklılık açısından ilgilenmemizi öğretmiştir. Özellikle de deprem anında müdahalenin erken olduğu deprem konusunda bilirkişilerin sayısının arttığını da somut olarak göz önüne getirmiştir. 

Devletin yetkilileri vatandaşı ile bütünleşmesi ve deprem yerine anında intikal etmesi yönünde de somut bir gelişmedir.  Vatandaşın deprem anında yapması gereken davranışlar ve bilgi yetersizliği bu depremde de  ön plana çıkmıştır. 

Özellikle sarsılan ve psikolojik çöküntüye girenlerin psiko-sosyal müdahalelerin olması gerekmektedir.  Bu anlamda yeterince toplumsal aydınlanma ihtiyacı da doğmuştur.  

Evet, çok sallandık az öldük bu da cenabı Allah'ın bir lütfu son yıllarda yöneticilerimizin deprem konusunda yaptığı ciddi atılımlar takibatlarla alakalıdır. İnşallah bundan sonrasında da mimari ve statik tedbirler acısından daha da ciddi adımlar atılır. 

Yarın ölecekmişiz gibi ahrette hiç ölmeyecekmiş iz gibi de dünyaya çalışmaktansa hem yaşayacağız hem öleceğiz düşüncesiyle bir yaşam dileğiyle Kalın sağlıcakla

 
Etiketler: ÇOK, SALLANDIK, AZ, ÖLDÜK, , ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Mart 2020
BİR ANNENİN KÜLLERİNDEN DOĞUŞU
241 Okunma.
25 Şubat 2020
ASIRLIK ÇINAR HİLAL-İ AHDAR
224 Okunma.
24 Ocak 2020
TEK YUMRUK OLMA ZAMANI...
153 Okunma.
12 Aralık 2019
MUTLU YAŞAMIN SIRRI!
363 Okunma.
06 Aralık 2019
KIBRIS İZLENİMLERİ
376 Okunma.
04 Kasım 2019
SANAL MUTLULUK
453 Okunma.
25 Ekim 2019
KAFİYE KOKUSU
494 Okunma.
22 Ekim 2019
GÖNÜLLERİ FETHEDEN (BAKAN) ZİYA ÖĞRETMEN
395 Okunma.
18 Ekim 2019
YEDAM NEDİR?
428 Okunma.
11 Ekim 2019
HEP BİRLİKTE!
346 Okunma.
04 Ekim 2019
URFA İÇİN KİMSE ÖLMESİN
366 Okunma.
07 Ocak 2019
HER TÜRLÜ ŞİDDETE HAYIR
3558 Okunma.
08 Aralık 2018
HIZLA DEĞİŞEN GENÇLİK
1590 Okunma.
13 Kasım 2018
EĞİTİM BİR-SEN’e İNANMAK
1179 Okunma.
07 Kasım 2018
AMATEM ve ÇEMATEM’in URFA’ya KAZANDIRILMASININ ÖYKÜSÜ
963 Okunma.
11 Ekim 2018
FELAKETTEN ÖNCE KOLLARI SIVAYALIM
856 Okunma.
12 Ağustos 2016
15 TEMMUZ'DA TARİH YAZDIK
18922 Okunma.
22 Temmuz 2016
ŞANLIURFA'DA DARBEYE KARŞI ATLI VE EŞEKLİ EYLEM
1925 Okunma.
27 Nisan 2015
ŞANLIURFA'DA ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR
2542 Okunma.
09 Aralık 2014
UMUT'LAR ÇÖP BİDONLARI ARASINDA
2837 Okunma.
10 Haziran 2014
MAĞARADA SOLMAYAN EĞİTİM
3204 Okunma.
27 Mayıs 2014
FELAKETTEN ÖNCE KOLLARI SIVAYALIM
2065 Okunma.
16 Mayıs 2014
KOÇÖREN KÖYÜNDEKİ ESERLER ELVEDA DİYOR.
2054 Okunma.
12 Mayıs 2014
KANAYAN BU YARAYI YÖNETİCİLER DURDURMALI
1967 Okunma.
25 Nisan 2014
BELEDİYE BAŞKANLARI NE YAPACAK(!)
2252 Okunma.
21 Nisan 2014
VALİ İZZETTİN KÜÇÜK GÜVEN VERDİ
2019 Okunma.
25 Ocak 2014
EBEDİYET YOLUNDA “ANAM”
1522 Okunma.
Haber Yazılımı