Yazı Detayı
10 Eylül 2019 - Salı 16:58 Bu yazı 706 kez okundu
 
Fırat'ın doğusunda müşterek kara devriyesi
Misafir Kalem
 
 

Abdullah AĞAR.  Yenibirlik, 10.09.2019.

 

Fırat'ın doğusunda müşterek kara devriyesi

Bu şekliyle kalır veya bu haliyle devam ederse'

 

DAVUL TOZU MİNARE GÖLGESİ

Taktik görüntülü idari bir faaliyetten ibarettir.

 

Yapılan kara devriyesinin sembolik olarak bir değeri var.
Ama sadece sembolik!
Türk bayrağı 2 saat 40 dakika Fırat’ın doğusunda dalgalanmış oldu.
O kadar!
Bununla tatmin olanlar ve bundan umut arayanlar için ne ala.
Bir diğer tarafıyla ABD-Türkiye iş birliğine dair bir anlamı var.
Müşterek harekât merkezi çalışıyor!
Ama bu da sadece bu kadar.
Etki ve sonuç odaklı bir arayış içerisindeyiz.
Müşterek harekât merkezi ve bunun üzerinden yürütülen faaliyetler bu faydayı üretir mi?
Veya müşterek harekât merkezi ve olası süreç, etki ve sonuç arayışında tatmin edici parametreler oluşturabilir, işleyen süreç işimizi rahatlatacak bir ispat ya da güven üretebilir mi?
Peki ya bu taş, ürküttüğü kurbağalara, ürettiği yeni tehdit ve sonuçlara değer mi?
Ya da üstümüze çektiğimiz şimşeklerden bizi kim korur?
İrdeleyelim.

***

Fırat’ın doğusunda dün başlayan müşterek devriyelere benzer müşterek devriyeler Menbiç’te başlayıncaya kadar TSK Menbiç kırsalında 60 kadar koordineli bağımsız devriye yapmıştı.
Uzadıkça uzayan bu süreç sonrası ABD devriye sürecine dahil olmuş ve süreci daha da uzatan müşterek koordineli devriye süreci başlamıştı.
Menbiç’te bir model oluşacak, Fırat’ın doğusuna da uygulanacaktı.
Sonuçları ortadadır.
Aylar umutları ve güveni tüketerek geçip gitmişti.
Şimdi ise daha ilginç ve daha farklı bir durum var.
Örneğin uzadıkça uzatılan zamanlar yok.
Hatta zamanla bir yarış var!

5-7 Ağustos’ta yapılan müzakerelerin hemen sonrasında;
- Müşterek harekât merkezinin kurulma aşamalarını,
- Üst düzet ABD’li komutan ziyaret ve temaslarını,
- Başlayan İHA uçuşlarını,
- Helikopter keşiflerini,
- En son da müşterek kara devriyelerini gördük.
Çok kısa zamana sığan önemli adımlar!
Belli ki ABD’nin koordineli bağımsız devriyeler sürecini es geçmesine neden olan bazı farklı parametreler, bir zamanla yarış, bazı saha ve konjonktür hassasiyetleri var.
Bunu Türkiye’nin Rusya ve İran inisiyatifleri olarak okumak mümkün.
Türkiye’nin Rusya ve İran gibi Avrasya’yı temsil eden bu ülkelerle gelişen bu iş birliklerini ve güveni geriletmek, bozmak ve dağıtmak da son derece önemli.
Açıkçası ABD, müşterek harekât merkezi üzerinden;
- Türkiye’yi elinde tutmuş,
- Türkiye’nin bir harekât yapmasını engellemiş, en azından geciktirmiş,
- Türkiye’nin Rusya ve İran ile ilişkilerini germiş, Astana sürecini riske sokmuş ve gelişen güven skalasını aşağıya çekmiş,
- Konsantrasyonu, sorunsalı ve tehdidi Fırat’ın doğusundan İdlib’e çevirmeye çalışmış,
- Suriye’de kendi varlığı, etkisi ve meşruiyetiyle ilgili kaygan zemini sağlamlaştırmak istemiştir.

Öte tarafıyla, acaba TSK unsurları ‘aynı Menbiç’te olduğu gibi’ ABD unsurları olmadan Fırat’ın doğusunda koordineli bağımsız devriye atmaya başlasaydı ne olurdu?
O zaman taktik araçlarla (taarruz helikopterleri ve MRAP zırhlılarla), taktik personel ve silahlarla icra edilen, tahditlerle şekillenmiş ve tehditleri minimize edilmiş bu idari faaliyet gerçek anlamda taktik bir hareket ve girmeye dönüşür ve karşılaştığı-tespit ettiği terör tehditleriyle, gerekçeleri oluşmuş geniş kapsamlı bir harekâta zemin oluştururdu.
Ya da gerçekten YPG/PKK’nın boşalttığı alanlar, derinlik-genişlik ve meskûn mahal kapsamlarıyla görülür, müttefiklik hukukuna uygun reel denklemler gelişirdi.
“Büyük askeri emeklerle icra edilmiş olsa bile” dün sahada gördüğümüz, ABD’nin hedef ve menfaatlerine hizmet eden, karasal platformu ABD tarafından biçimlendirilmiş, sunduğu görüntülerle göz alıcı (!) bu şekliyle kalır ve/veya bu haliyle devam ederse, üreteceği sonuçlar itibariyle DAVUL TOZU MİNARE GÖLGESİ taktik görüntülü idari bir faaliyetten ibarettir.
Belki bir umut, Türkiye ABD ile başlayan Müşterek Harekât Merkezi faaliyetleri hem ABD-Türkiye ilişkilerini hem de sahadaki oldu bitti durumu tatmin edici bir seviyeye taşıyabilir, ama şu andaki bu durum ve bu durumun seyri, aranılan ve umulan etkinin çok uzağında ve açısı-gidiş yönü son derece farklı ve risklidir.
Türkiye;
- Ayn el Arap-Tel Abyad ve Resulayn başta bütün meskun mahalleri de kapsayacak şekilde 30-40 km derinlikte ve bütün sınır boyunca,
- Ülkesini koruyacak,
- Ülkesinde yaşayan ve olası İdlib’teki çatışmalardan kaçıp Türkiye sınırına dayanan milyonların barınabileceği,
- ABD’nin dönemsel ve taktiksel bir ilişki olarak tanımladığı ve şimdi yalancı duruma düşmesine neden olan İŞİD’le gerekçelendirdiği YPG/PKK/DSG bağının, terör örgütünün kullanım süresi bittiğinde ilga imha ve dağıtılmasıyla ilgili ispat bir alanın peşinden koşarken…
ABD; Türkiye’yi tehdit eden, başta;
- Ötekileştirici, yalnızlaştırıcı siyaset ve stratejilerinden,
- YPG/PKK’nın doğrusal olarak kullanmaktan ve desteklenmekten,
- Meşrulaştırma, varlığına alıştırma ve kalıcılaştırma eğilimlerinden,
- IŞİD’i ürettiği tehdit ve varlıkla asimetrik olarak kullanmak başta Türkiye’yle ilgili 4. Nesil savaş aygıtlarını kullanmaktan vazgeçmiş görüntüsünden çok uzaktır.

ABD, Türkiye ile geliştirdiği Müşterek harekât merkeziyle ilgili bu bir aylık zaman diliminde;
- YPG/PKK’ya desteğini sürdürmeye,
- YPG/PKK’lılarla da müşterek devriyeler atmaya (!) ve bunun Türkiye’ye karşı sözde mütekabiliyet ve meşruiyet üretmeye,
- ‘General’ diye tanımladıkları YPG/PKK’nın Suriye’deki elebaşını meşhur ABD televizyonlarında konuşturmaya,
- YPG/PKK’lıları gasp ettikleri terör alanında ziyaret etmeye,
- Eğitim, yapılanma, teşkilatlanma, fonlama, donatma vs. YPG/PKK’ya etki ve nüfuzunu arttırmaya devam ettiler.
Kısaca bir yandan Türkiye ile iş birliği yapıyor görüntüsü verirken bir diğer yandan YPG/PKK ile oynamaya devam ediyorlar.

Peki Türkiye ne yapar?
Olası bir harekât ve yığınak iradesi ortada duruyor.

Türkiye karşı karşıya kaldığı çok büyük sorun ve tehditler vardır, doğru.
Ama Türkiye’nin geleceğe dair tercihleri çok önemlidir.
Jeopolitik kart ve avantajları da.
Belki istediği gibi bir oyun kuramaz, ama oyunların istenildiği gibi oynanmasına engel olabilecek/bozabilecek bir gücü mutlaka vardır.
Başına örülen çorapları pahalıya ödetebilecek bir iradesi de.
Hele ki küsküyü doğru yere yerleştirip, desteği doğru yere koymuşsa ve kuvveti doğru yerden uygulamayı başarmışsa.

 
Etiketler: Fırat'ın, doğusunda, müşterek, kara, devriyesi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Kasım 2019
‘Su baronları’...
175 Okunma.
05 Ağustos 2019
Barış koridoru
653 Okunma.
24 Haziran 2019
0-7 YAŞ EĞİTİMİ İHMAL EDİLMEMELİ!
400 Okunma.
25 Ocak 2019
Aslını kaybetmek.. Sıra gecesi ve Sema meşki
1926 Okunma.
16 Ocak 2019
Âdâb-ı Muâşeret / Görgü Kuralları
684 Okunma.
16 Ocak 2019
BİR SEVDADIR MESCİD-İ AKSA
429 Okunma.
20 Aralık 2018
Mezopotamya ve Coğrafya Kaderdir Kitabı
1153 Okunma.
13 Aralık 2018
Fırat'ın doğusunda neler olacak?
718 Okunma.
23 Kasım 2018
DİBE VURAN BELEDİYECİLİK
827 Okunma.
17 Kasım 2018
SÖZE KARŞILIK
766 Okunma.
06 Kasım 2018
DAEŞ nasıl oldu da hortladı?
939 Okunma.
31 Ekim 2018
Sırada Tel Abyad mı var?
829 Okunma.
29 Ekim 2018
Fırat’ın doğusu’na kapsamlı bir operasyon mu geliyor?
649 Okunma.
22 Ekim 2018
“Arkamdan kimse ağlamasın”
871 Okunma.
17 Ekim 2018
“İDAMA YÜRÜYEN ADAM”
627 Okunma.
16 Temmuz 2018
BOSNA
6838 Okunma.
11 Temmuz 2018
LANET OLSUN
1178 Okunma.
23 Haziran 2018
D-SMART TV TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARINA TABİ DEĞİL Mİ?
1926 Okunma.
01 Mayıs 2018
1 MAYIS
3253 Okunma.
21 Nisan 2018
BENDE ADAYIM...
1506 Okunma.
14 Nisan 2018
Artık bu Suriye savaşı değil! ‘Kıyamet Savaşı’ hazırlığı var. Dünyanın dengesi değişebilir.
1315 Okunma.
05 Nisan 2018
VAZGEÇ
1399 Okunma.
04 Nisan 2018
CESUR MEHMETÇİK
798 Okunma.
27 Mart 2018
GAP GÜNDEMİ VE BÖLGE GERÇEĞİ
1551 Okunma.
26 Mart 2018
AKLINI VE İMANINI KİRAYA VERENLER
773 Okunma.
22 Mart 2018
GAPGÜNDEMİ
1197 Okunma.
20 Mart 2018
GAP GÜNDEMİ İLE NİCE YILLARA
1035 Okunma.
14 Mart 2018
O ŞEHİR ÇANAKKALE
1459 Okunma.
24 Şubat 2018
PKK’nın ‘son’ görevi...
1619 Okunma.
22 Şubat 2018
ÖĞRETMEN…
1105 Okunma.
21 Şubat 2018
Yalnızlık ve Yaratıcılık- III
839 Okunma.
15 Şubat 2018
Yaşlılıktaki YALNIZLIK II.
1301 Okunma.
14 Şubat 2018
YAŞAM-YALNIZLIK ve TEKBAŞINALIK I.
913 Okunma.
07 Şubat 2018
TARİH YOL ARAYANA DOĞRU YOLU GÖSTERİR
1130 Okunma.
26 Ocak 2018
Ankara’da çok gizli görüşme
974 Okunma.
15 Aralık 2017
Kudüs kararının getirdikleri: Psikolojik harbi kazanmak
1357 Okunma.
10 Aralık 2017
Modern zamanların en büyük ihanet hikayesi ve Filistin'in kaderi
1015 Okunma.
13 Kasım 2017
Hedef İran’la mücadele mi Ortadoğu’yu ehlileştirmek mi?
1098 Okunma.
07 Kasım 2017
Saudia’da neler oluyor?
1179 Okunma.
07 Kasım 2017
Suudi Arabistan'da gerçekten neler oluyor?
1053 Okunma.
18 Ekim 2017
Sömürgeleştirme Operasyonu'nda Kürt ve Rus Lejyonu'na Dair
1268 Okunma.
10 Ekim 2017
Krizin asıl nedeni
1107 Okunma.
06 Ekim 2017
Ne yani Afrin’de değil Anadolu’da mı savaşalım? Bize bunu mu diyorsunuz?
1156 Okunma.
30 Eylül 2017
Kontrollü kaos.
1303 Okunma.
30 Eylül 2017
Biz bu oyunu gördük: Bu bir Türkiye savunmasıdır!
1180 Okunma.
26 Eylül 2017
Barzani neye zarar verdi?
1118 Okunma.
28 Ağustos 2017
Fırat Kalkanı’ndan çıkarılacak dersler
1330 Okunma.
24 Temmuz 2017
Bir Bakan’ın makamındaki ilk günü..
1541 Okunma.
22 Temmuz 2017
OHAL Günlerinde Özeleştiri
1192 Okunma.
16 Haziran 2017
Oruç tutan bir şehir
1384 Okunma.
11 Haziran 2017
Tehlikenin büyüğü
1212 Okunma.
09 Haziran 2017
Katar’dan İran’a yeni oyunun arka planı
1173 Okunma.
05 Haziran 2017
NEDEN ŞAŞKINA DÖNDÜ MÜSLÜMANLAR?
1299 Okunma.
01 Haziran 2017
FETÖ yapılanmasını anlamak zor mudur?
1229 Okunma.
03 Mayıs 2017
Güneyde kimle savaşıyoruz!
1885 Okunma.
02 Mayıs 2017
HEKİMLİK SANAT VEYA MUZİK
1230 Okunma.
29 Nisan 2017
KAYGI*
1336 Okunma.
07 Nisan 2017
BAŞKA AÇIDAN KARINCA VE AĞUSTOS BÖCEĞİNİN HİKÂYESİ
1923 Okunma.
Haber Yazılımı