Yazı Detayı
22 Ekim 2019 - Salı 09:26 Bu yazı 471 kez okundu
 
GÖNÜLLERİ FETHEDEN (BAKAN) ZİYA ÖĞRETMEN
Muharrem ÇELİK
muharremcelik_063@hotmail.com
 
 

Gül bahçesinin içinde dolaşır bahçıvan, dokunur her renkteki her özellikteki güllere. Onları sevgiyle sular. Kimisinin bükülmüş dallarını düzeltir kimisinin sararmış yapraklarını yeşertmek için uğraşır, kimisini de tehlikelerden korumak için etrafını örer. Her bahçıvan güllerin coşkusuyla, güzel görünümü ile mutlu olmak ister.

Çünkü o güzel gülleri özenerek sulamış, zamanında toprağını havalandırmış, bakımını itina ile yapmıştır.  Bahçıvanın amacı güllerin mevsiminde ahenk içinde görülmesini sağlamaktır. Değerli dostlarım, kıymetli okuyucularım... Bir baba da anne de öğretmen de aynı bahçıvan misali evlatlarını güller gibi yetiştirir.  Onların yetişmesi için büyük çabalar ve emekler sarf eder. Hele öğretmen için bu bambaşka bir duygudur. Yaşayanlar bunu daha iyi bilir. Öğretmen sınıfındaki gülleri itina ile yetiştirir, eksiklerini giderir, hüzünlü olanların duygu dünyasına girer, manzarayı sihirli elleriyle değiştirir. Böylelikle öğretmen kimi zaman güllerinin arkadaşı kimi zaman bahçıvan kimi zaman da gülllerinin sırdaşı, arkadaşı olur.

 Evet, gençliğimde hayalini kurduğum gururla, severek isteyerek mutluluk içinde yürüttüğüm öğretmenlik mesleğinde çok tecrübeler edindim. Binlerce gülümün duygu dünyasına girdim. Zenginleşmelerini sağladım. Onların kaygılarını giderip hayatta güzel bir yer edinmesi için büyük çabalar sarf ettim. Kimisini tiyatro sanatçısı yaptım hayatı güzel oynasın diye, kimisini ressam yaptım gizli duygularını dışa yansıtsınlar diye, kimisini polis yaptım vatana, bayrağa, mukaddessiyatlara sahip çıksınlar diye, kimisini eğitimci yaptım yeni filizleri iyi yetişirsinler diye, kimisini de sağlıkçı yaptım sağlıklı bir toplum oluştursunlar diye. Bunları yaparken de kendimden gizlice ödün verip hep onlara bir şeyler katmaya çalıştım. Onları bu aşamalara getirirken de sosyal aktiviteleri hiçbir zaman kulak ardı etmedim. 

Zincirler ile kilitli olan kapıları sevgimize açtık bir nevi. İzcilik, folklor, tiyatro, geziler, sergiler, turnuvalar, eğlenceler, sınıfta renkli kişiler ile buluşmalar, ev ziyaretleri, çiğ köfte etkinlikleri, hikâye okuma, canlandırma ve yazma gibi çalışmalarla güllerimin daha da güzel yetişmesine vesile oldum. Sevgili okuyucularım, geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanımız Ziya öğretmenimiz Urfa'da eğitimciler ile eğitim buluşmalarına katıldı. Ziya öğretmenin en çok önemsediği ve üzerinde durduğu konular öğrencilerin sosyalleşmesi, değerlerine bağlı kalması, sosyal aktivitelerde yer almasıydı. 

Çalışmaları anlatırken Ziya öğretmen beni mi anlatıyor diye düşünüp durdum, baktım kendisine.  Gönül dünyasına dokunmasını bilen Ziya öğretmen, eğitimin yükselmesi için çözüm reçetesini bu şekilde ortaya koymuştu. Eğitimin kalitesinin artması ve gelişmesi için geçmiş dönemlerde alışık olduğumuz fedakâr, cefakâr söylemler ile öğretmenlerimizin bugünkü durumunu, öğretmenlerin alması gerektiği değerin onlara verilmesinin önemini iyi anlatıyordu. 

Eğitimde önemli olan mekân değil gönüldür. Ziya öğretmen güllere en çok sorumluluğu, özgüveni, sosyalleşmeyi, çağın gereklerine ayak uydurmayı nasıl elde edeceğimizi anlatıyordu. Güllerin soru bombardımanları, dershane ve oda hapishanelerinde değil özgür alanlarda yetiştirilmelerinden bahsediyordu. Sevgili güllerimizin havadan, ışıktan, sudan beslenmesi gerektiğini anlatıyordu.
İlimin irfanın, kültürün, medeniyetin maneviyatın gül kokulu sevgili öğrencilerimize yüklenmesi gerekliliğinden bahsediyordu. Bunları yaparken kendisini de ilkokul öğretmeni gibi görüp salonda dolaşarak gönül almasını da çok iyi beceriyordu. Öğretmenlere görevler yüklüyordu. Samimi esprili ve rahat davranıyordu. Bahçıvanlara sevgi ile yaklaşıyordu. Bakan Ziya öğretmen ülkenin sorunlarının, ekonomik gidişatın bir günde çözülemeyeceğinin de altını çok iyi çiziyordu. Evlenen delinin ikinci gün hanımından çocuğum nerede hikâyesindeki gibi...

 Ama istikrarlı, umutlu, kararlı, inanarak azimle yürümenin fenerini de yakıyordu salonda. Evet, Ziya öğretmen ile çok kez programlarda, sosyal medya ortamlarında, ekranlarda bir araya gelebildik. Her seferinde mesleğimizin önemini daha iyi kavrayarak bugünden itibaren gelecekte daha fazla ne yapabileceğimiz yönünde duygularımızı belleğimize işliyordu. 

Günümüzde değerini yavaşça kaybeden ve sık sık mağduriyetlerini duyduğumuz öğretmenlik mesleğinin saygıdan uzaklaştığını, öğretmenin geçim sıkıntısıyla bocalandığını da görüyordu. Ziya öğretmen bazı gençlerin aileleri tarafından başıboş bırakıldığında bu gençlerin bahçıvanlara verdiği zararların da farkındaydı. İşte Ziya öğretmen bunlara da değiniyor ve bunların üstesinden sabır ve fedakarlık ile geleceğimizi çok güzel anlatıyordu bizlere.

Bunu da  salondakilere çalışkanlığı ve kendi hayatından sunduğu örnekler ile dile getiriyordu.Kimi zaman da kendi çocuklarının hayat öyküleriyle süslüyordu sohbetini. Hayatta hak ettiğin yere geleceksin ve geldiğin noktanın da hakkını vereceksin diyordu. Kendileri de Bakanlık mertebesine istediği için değil hak ettiği için Reis tarafından getirildiği örneğini hatırlatıyordu. Vatanın birliği-bütünlüğü ve ülkenin geleceği, kalkınması için eğitimin şart olduğunu eğitim kalitesinin artırılması için de hamleler yapılması gerektiğini çok iyi biliyordu.  Bu hamlelerin de öğretmenler tarafından gerçekleşeceğinin inancını taşıyordu. 
Öğretmene ayrı bir değer ve önem veriyordu. Ziya öğretmen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN' ın liderliği ve mücadele alanları, herkesçe bilinen azim ve kararlılığına tam destek olmak adına eğitim ordusunun iyi yetişmesi gerektiğine, ülkenin iç ve dıştaki tehditlere karşı dik durması ve ilerlemesi için eğitimin önemine vurgu yapıyordu. Ziya öğretmen Şanlıurfa'daki eğitim buluşmalarında salondaki öğretmenlere yeni görevler ve ödevler veriyordu. Bunu birlikte yapmanın kararlılığını anlatıyor ve bu konularda başarılı olanlardan örnekler de veriyordu. Okulu sevdiren müdür, okulu değiştiren öğretmen örnekleri ile öğretmenleri harekete geçirip yanlarında olduklarını hep vurguladı. Kendilerini keyifle dinledim.
Dinlerken ufkumun daha da genişlediğini gördüm. Özellikle Efendimiz tarafından Kâbe anahtarının işin ehli olduğu için gayrimüslime verilmesi örneği beni çok etkiledi ve düşündürdü. Sayın Bakanımız Ziya Selçuk Bey'e söyleşilerinden dolayı teşekkür ediyorum. Saatlerce hiç bir öğretmenin kalbini kırmadan özçekim yapmalarına müsaade eden Sayın Bakanımızın örnek davranışlarının her yönetici tarafından model alınması dileğiyle...

 
Etiketler: GÖNÜLLERİ, FETHEDEN, (BAKAN), ZİYA, ÖĞRETMEN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Mart 2020
BİR ANNENİN KÜLLERİNDEN DOĞUŞU
497 Okunma.
25 Şubat 2020
ASIRLIK ÇINAR HİLAL-İ AHDAR
324 Okunma.
05 Şubat 2020
ÇOK SALLANDIK AZ ÖLDÜK
337 Okunma.
24 Ocak 2020
TEK YUMRUK OLMA ZAMANI...
240 Okunma.
12 Aralık 2019
MUTLU YAŞAMIN SIRRI!
446 Okunma.
06 Aralık 2019
KIBRIS İZLENİMLERİ
450 Okunma.
04 Kasım 2019
SANAL MUTLULUK
534 Okunma.
25 Ekim 2019
KAFİYE KOKUSU
629 Okunma.
18 Ekim 2019
YEDAM NEDİR?
508 Okunma.
11 Ekim 2019
HEP BİRLİKTE!
419 Okunma.
04 Ekim 2019
URFA İÇİN KİMSE ÖLMESİN
428 Okunma.
07 Ocak 2019
HER TÜRLÜ ŞİDDETE HAYIR
3724 Okunma.
08 Aralık 2018
HIZLA DEĞİŞEN GENÇLİK
1694 Okunma.
13 Kasım 2018
EĞİTİM BİR-SEN’e İNANMAK
1268 Okunma.
07 Kasım 2018
AMATEM ve ÇEMATEM’in URFA’ya KAZANDIRILMASININ ÖYKÜSÜ
1031 Okunma.
11 Ekim 2018
FELAKETTEN ÖNCE KOLLARI SIVAYALIM
930 Okunma.
12 Ağustos 2016
15 TEMMUZ'DA TARİH YAZDIK
18999 Okunma.
22 Temmuz 2016
ŞANLIURFA'DA DARBEYE KARŞI ATLI VE EŞEKLİ EYLEM
1993 Okunma.
27 Nisan 2015
ŞANLIURFA'DA ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR
2601 Okunma.
09 Aralık 2014
UMUT'LAR ÇÖP BİDONLARI ARASINDA
2904 Okunma.
10 Haziran 2014
MAĞARADA SOLMAYAN EĞİTİM
3267 Okunma.
27 Mayıs 2014
FELAKETTEN ÖNCE KOLLARI SIVAYALIM
2126 Okunma.
16 Mayıs 2014
KOÇÖREN KÖYÜNDEKİ ESERLER ELVEDA DİYOR.
2130 Okunma.
12 Mayıs 2014
KANAYAN BU YARAYI YÖNETİCİLER DURDURMALI
2029 Okunma.
25 Nisan 2014
BELEDİYE BAŞKANLARI NE YAPACAK(!)
2316 Okunma.
21 Nisan 2014
VALİ İZZETTİN KÜÇÜK GÜVEN VERDİ
2092 Okunma.
25 Ocak 2014
EBEDİYET YOLUNDA “ANAM”
1528 Okunma.
Haber Yazılımı