Yazı Detayı
15 Ekim 2021 - Cuma 08:39 Bu yazı 234 kez okundu
 
NE KADINLAR SEVDİN ZATEN YOKTULAR
Merve ASLANOĞLU
 
 

 Onun aşkı tanımsızdı aslında, karmakarışık bir bilmeceydi. Her şiirde bir kadın ismi, farklı bir tat, farklı bir dokunuş, farklı gözler vardı. Aşk ne Nazım'ın Piraye'si, ne Vera'sı, ne Azize'si, ne de Sabiha'sıydı; aşk Nazım'ın yüreğindeydi ve Nazım peşinden koştu tüm şiirlerinde aşkın. Belki tek bir kadını sevdi; ama gönül kafesinde hiçbir zaman kanadı kırık kuşlar bırakmadı. Nazım sevdalı bir kafes aradı gönlüne her daim.

 

Nazım Hikmet tanımsız aşkların yolcusuydu kayıp yüreğinde. Aslında tek bir kadını sevdi Nazım ve hep onda kaldı. Belki adını dahi duymadığımız şiirlerinin en saklı dizelerinde, belki en anlamlı imgede sakladı sevdiğini kendince. Yanık baharı anlatır gibi anlattı onu bize, kimi anladı kimi ise tek cümlelik aşkı çıkardı en uzun şiirlerin arasından. Belki ilk aşkında tutuklu kaldı. Ne diyordu onun için: ''Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki…'' belki Sabiha'nın gözlerinde kayboldu, belki geriye kalan tüm kadınlarda onu aradı.

 

Sabiha'yı çok çabuk unuttu ya da kaybetti Nazım; çünkü on yedi yaşı Azize Hanım oldu, ona ise şöyle sesleniyordu şiirinin son dizesinde: "Azize! Gözleri nurdan azize.'' Hangi gözlerdi bunlar, kimlerin gözleri, ismin ne önemi vardı aslında. Bu dizeler yürekten mi döküldü yoksa aşkla ilk gözlerinin değdiği gözlerde mi takılı kaldı.

 

Hangi unutulmayan kadının ardından yazıldı? Ve şiir öyle her kadına yazılmazdı; çünkü her kadın bir adamı şair yapmaz ve hiçbir adam da her kadına şair olmaz. Aşk farklıydı Nazım Hikmet için, ya çok şey bekledi sevdiklerinden, ya da hep aradı aşkı; ama hiç bulamadı. Belki bundandır her şiire konu olanların farklılığı. Sadece isimler farklıydı. Çünkü o şiirlerin sahibi tek bir kadındı belki de, adını hiçbir dizede bile duymadığımız bir kadın.

 

Evet, sevdi Nazım Hikmet, çok sevdi; ama aşk ayrı bir şeydi. Aşkı o tek bir kadının gözbebeğinde bıraktı, duygularını farklı isimlerle fakat tek bir kişi için aldı kaleme. O tüm dizelerde, belki Vera'nın, belki Piraye'nin, belki Azize'nin ya da Münnever'in gözbebeklerini aradı. Ama tüm sevda yüklü yüreklerde kendi adını bıraktı, yazık etti güzel gözlü minnacık kadınlara. Nüzhet Hanım'ın sevdiği adama yazdığı şiirde de dediği gibi ''O mavi gözlü bir devdi / Minnacık bir kadını sevdi/ Kadının hayali minnacık bir evdi / Bahçesinde ebruli hanımeli açan bir ev… Nüzhet hanım 'bir dev gibi seviyordu dev' diyordu Nazım Hikmet için.

 

Nazım Hikmet karısı Piraye'ye şöyle yazıyordu mektuplarının birinde: "Seni nasıl seviyorum biliyor musun? Ot yağmuru nasıl severse, ayna ışığı nasıl severse, balık suyu, ve insan ekmeği nasıl severse, sarhoşun şarabı, şarabın billur kadehi sevdiği gibi…'' Yine o mektupların birinde; '"Çıkarsam ve sana kavuşursam, bu öyle dayanılmaz bir saadet olacak ki gebereceğim diye korkuyorum.'' diyordu.

 

Oysa öyle olmadı kavuştular ve ne oldu ise oldu ayrıldılar. Adını kol saatinin kayışına tırnağıyla kazıdığı, sevdiği kadına 518 mektup yazar Nazım Hikmet... Daha sonra hayatına birçok kadın girer ama en güzel şiirlerini Piraye'ye yazmıştır Nazım.

 

En son doktoru Nazım'a: ''Aşksız on yıl yaşarsın, aşık olursan 3 yıl.'' demişti. Öyle de oldu kendinden 30 yaş küçük sarışın genç bir kıza aşık olur ve artık tüm şiirlerini Vera için yazar…. Daha birçok kadın, birçok isim iyi ki geçtiler Nazım'ın yüreğinden. Nazım Hikmet iyi ki bir aşkın peşinden koştu, tek bir aşkın çünkü Nazım Hikmet tek bir kadını sevdi. Adı gizli, adı koca şairin sevgi dolu yüreğinde gizli… Nazım aşka, aşık değildi, Nazım Hikmet tek bir kadına aşıktı diğerleri hep bir arayış, hep bir çırpınıştı belki de.

 

Nazım Hikmet bekleyişini şu dizelerde vurur dışa;

 

"Günler git gide kısalıyor

Yağmurlar başlamak üzere

Kapım ardına kadar açık bekledi seni

Niye böyle geç kaldın?''

3 Haziran 1963 günü büyük şair ardından muhteşem şiirlerini bırakarak bu dünyadan ayrıldı.

 

Pasaportunun içinde el yazısıyla yazılmış şu şiir çıktı;

“Gelsene dedi bana

Kalsana dedi bana

Gülsene dedi bana

Ölsene dedi bana

Geldim

Kaldım

Güldüm

Öldüm”

 
Etiketler: NE, KADINLAR, SEVDİN, ZATEN, YOKTULAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Kasım 2021
DÜNYAYA BENDEN BİR TURNA KUŞU
153 Okunma.
13 Kasım 2021
BİR VAROLUŞ ANATOMİSİ
153 Okunma.
06 Kasım 2021
TUTARSIZ ÇELİŞKİ
219 Okunma.
04 Kasım 2021
YENİ BİR DÜNYA İSTİYORUM
195 Okunma.
02 Kasım 2021
BİR ŞEHRİN SESİ
258 Okunma.
23 Ekim 2021
RAFLARA SIĞDIRILMIŞ HAYATLAR
267 Okunma.
21 Ekim 2021
BİR SABAH UYANDIĞIMDA SEN YOKSAN
243 Okunma.
14 Ekim 2021
ŞAHSİ BİR ÖZYIKIMDIR
222 Okunma.
13 Ekim 2021
DENGBEJLERİN SESİNİ DUYMAK İSTEYENLERE
245 Okunma.
09 Ekim 2021
AFFETMEK ÜZERİNE
248 Okunma.
29 Eylül 2021
BİZ GÜZELLİKLERİ ESKİLERE EMANET ETTİK
307 Okunma.
28 Eylül 2021
KELİMELERİN ÖTESİNDE
252 Okunma.
24 Eylül 2021
KADERE HİÇ DE İNANMAZDIM (!)
291 Okunma.
14 Eylül 2021
BEN GELDİM
502 Okunma.
13 Eylül 2021
İKİ DÜNYAYI BİR ARAYA GETİR VE KOŞ
300 Okunma.
09 Eylül 2021
KARABASAN GİBİ BİR GELECEK ATMOSFERİ
316 Okunma.
06 Eylül 2021
SON ÇIRPINIŞLAR
377 Okunma.
03 Eylül 2021
KADİM BİR GELENEK
340 Okunma.
01 Eylül 2021
BAZEN VAZGEÇEBİLMEK LAZIM
360 Okunma.
28 Ağustos 2021
KANADI KOPMUŞ KUŞ
406 Okunma.
20 Ağustos 2021
BİRİLERİ AYAKTA DURMALI
422 Okunma.
03 Temmuz 2021
VAROLUŞSAL BİR YIKIM
650 Okunma.
01 Temmuz 2021
ACILARIN VE İNANÇLARIN GEMİSİ
478 Okunma.
12 Kasım 2020
İÇİMİZDE YAŞAYAN GERÇEK MARTI JONATHAN'LARA...
890 Okunma.
14 Eylül 2020
DUVARDAKİ KOKU VE BİR MEKTUP MESELESİ
744 Okunma.
22 Nisan 2020
COVİD-19 (HER ŞEYE RAĞMEN KAZANDIRDIKLARI)
2675 Okunma.
02 Mart 2020
İPEK BÖCEĞİNİN SERÜVENİ
1222 Okunma.
26 Aralık 2019
BEN TUĞRUL
1234 Okunma.
09 Aralık 2019
BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAR HER ŞEY
1156 Okunma.
17 Haziran 2019
YIL 1961
1392 Okunma.
20 Mayıs 2019
…ÜÇ NOKTA…
10867 Okunma.
Haber Yazılımı