Yazı Detayı
03 Eylül 2019 - Salı 10:37 Bu yazı 984 kez okundu
 
ORTADOĞU’NUN ANALARI
Ali AKBABA
ali.akbaba.85@hotmail.com
 
 

Savaşın yaşandığı Ortadoğu'da en büyük bedeli ödeyen çocuklar ve kadınlar oluyor maalesef.

 

Ortadoğu'da bir anne çocuklarının eve gecikmesi halinde endişe ve ıstırap içinde kalır. Büyük bir çaresizlik yaşar. Kime gidip benim oğlumu bulun diyebilir ki! Tabiri yerindeyse Ortadoğu'da analar gözyaşı yerine kan ağlıyor.

 

Yurdundan, evinden başka bir yere göç etmenin ve bunun sonucu olarak başkaları tarafından aşağılanmanın ne kadar büyük bir acı olduğunu Ortadoğu anaları bilir.

 

Kendini bilmez ukala tipler bu koca yürekli analara bu aşağılanma duygusunu yaşatıyorlar. Ona bu tür bir davranışı reva görüyorlar. Bu alçaklıktır.

 

Göçmen bir annenin vasiyeti: "Beni, doğup büyüdüğüm toprağa gömün! Bir insan olarak değerimin olduğu, bir anne olarak değer verildiğim vatanıma gömün beni!

 

Bundan ne çıkarırsınız bilmem, ama benim anladığım: Vatan sevgisi fıtridir.

 

Yurdunu-vatanını ateş topuna çevirmek isteyenler, Batı'nın maşası haline gelenler, kendilerinde biraz izan varsa, biran önce akıllarını başlarına alıp kardeşçe yaşamanın seçimini yaparlar. Bu şekilde ihanete son vermek mümkündür.

 

Ve anlasınlar ki, vatan sevgisi fıtridir.

 

Evet, analar bilirler, Rus hava saldırılarılar, İran milisleri, Esed Şebbihaları, PYD kuvvetleri nasıl onları evsiz, barksız bırakıp ağaç altında, çocukları ile hava sıcaklığının eksi derecelerine indiği şartlarda sabahlıyorlar.  Bu gecelerin acısını ancak çocuklarının üstünü örtmek için battaniye arayan anne bilir.

 

Hastası olanların hastane bulamayıp hastalarını acı içinde izlediği günleri yaşadı bu analar.

 

Yetim analarına da değinmeden geçemeyeceğim.

 

Ortadoğu coğrafyasında yaşayan anneler, çocuğunu kaybetmenin endişe ve telaşını bir yük gibi kalbinde ve zihninde taşırlar. Belini bükercesine ağırdır bu yük.

 

Kim bu ağır yükü hafifletir diye baktığında hemen Allah Resulünün Müslümanlara yaptığı tavsiyeleri hatırladı:

 

Allah Resulü (sav), yetimle ilgilenmenin dinî, sosyal ve ahlakî bir görev olduğunu, onları korumasına alıp iyi davranan, bakımı ve eğitimiyle yakından ilgilenen, ihtiyaçlarını gideren kimselerin ahrette büyük mükâfata erişeceğini bildirmiştir. Nitekim konuyla ilgili hadislerde şöyle buyrulmaktadır: "Kim Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç sayısınca iyilik yazılır. Kim, yanında bulunan yetim erkek veya kız çocuğuna iyi davranırsa, ben ve o kimse (şahadet ve orta parmağını birleştirerek) Cennette şu ikisi gibi kardeşiz." (Ahmet b. Hanbel, 5: 250)

 

Yetim anaların mutluluğu, yetim çocuklarına analık ve babalık yapabilmeleridir. Hayatın bütün zorluklarına katlanarak hayatta hayırlı ve Salih bir çocuk bırakmalarıdır.

 

Evet, o analar yetimle birlikte yeniden doğmanın, hayata tutunmanın sevincini yaşarlar.

 

Ortadoğu'nun anneleri gözü yaşlı ve hüzünlüdür dedik. Bu hüzün, yüzlerindeki buruşuk haritadan belirgin bir şekilde okunuyor.

 

Bir annenin oğlunun ölüm haberini almanın endişesini hep taşıması ne kadar acı... Bu acı bekleyişi Ortadoğu'nun anaları bilir: Kimisinin oğlu ergenlik yaşına girmeden ölümle tanışıyor, kimisi de çocuğunu daha kucağına almadan kara toprağa teslim ediyor... Bu durum anaları kahır ediyor.

 

Savaşın olduğu bölgelerde, bir annenin, gözaltına alınan oğlunun ölüm haberi geldiğinde duyduğu acı feryadı: "Oğlumun cenazesini görmeden öldüğüne inanmam."

 

Suriye'de Esed zindanlarında bu acıyı binlerce Suriyeli analar yaşıyor. Oğlunun cenazesini görmek, duyduğu acıyı belki hafifletir. Bunu bile bir anneye çok gören zalimler yaşıyor. Allah'ım sabır ver... Aslında bu kare anne yüreğinin kor ateş gibi yandığını bize gösteriyor. Oğlunun cenazesini görüp koklamak, ona sarılmak, onu öpmek ve kucaklamak bir nevi kor ateş gibi yanan bu anne yüreğine serinlik verir.

 

 Ümmet olarak biz bu acıyı yüreğimizde hmiyorsak, yürüyen ölüleriz demektir!

 

Bu çığlığı duymak için Ortadoğu'nun bir annesi olmak gerekmiyor. Anne olmak yeterlidir. Anne oğlu için karşılıksız fedakârlıkta bulunandır.  Oğlu geceleri ağlamaktan kendisini yatırmasa bile, anne şikayet etmez.  Oğluna yaptığı hizmet karşılığında bir ücret beklemediği gibi teşekkür de beklemez. Annenin fedakârlıklarını yazmak ve anlatmakta insan aciz kalıyor. Şu kadarını söyleyelim:

 

Anne karşılıksız seven, sayan, özleyen, hizmet edendir. Anne yüreği okyanus kadar derin, semâ kadar ala, arz kadar geniştir. Ve doğa gibi kucaklayandır.

 
Etiketler: ORTADOĞU’NUN, ANALARI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Kasım 2019
GENÇLİK
206 Okunma.
05 Kasım 2019
İNSANIN DEĞERİ ÜZERİNE
186 Okunma.
26 Ağustos 2019
SURİYELİLER BAĞLAMINDA EĞİTİMİN ÖNEMİ
237 Okunma.
29 Temmuz 2019
İNSAN VE DEĞERLER
291 Okunma.
10 Haziran 2019
KAÇAKÇILIK
467 Okunma.
22 Mayıs 2019
BEYİN GÖÇÜ
349 Okunma.
14 Mayıs 2019
ACILAR PAYLAŞILARAK AZALIR
294 Okunma.
06 Mayıs 2019
RAMAZAN
329 Okunma.
01 Mayıs 2019
MEDENİYET TECRÜBESİ
328 Okunma.
22 Nisan 2019
SUNİ SINIRLAR
309 Okunma.
21 Mart 2019
KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK
525 Okunma.
04 Mart 2019
BÖLGECİLİK
466 Okunma.
18 Şubat 2019
BİR GÜN DOĞUMU
603 Okunma.
11 Şubat 2019
EKMEK
631 Okunma.
24 Ocak 2019
İYİ İNSANLAR VE KÖTÜ İNSANLAR
924 Okunma.
16 Aralık 2016
HALEPÇE VE HALEP
1323 Okunma.
08 Temmuz 2016
SURİYELİLERİ İSTEMİYORUZ!
2741 Okunma.
29 Haziran 2016
RAMAZAN'IN BİZE KAZANDIRDIKLARI
1316 Okunma.
03 Haziran 2016
Savaşın çocukları, Yine Suriye, yine acı...
1522 Okunma.
22 Mayıs 2016
YETİMLERE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ
1461 Okunma.
28 Aralık 2015
BİR SANATÇININ YAŞADIĞI ACILAR
1776 Okunma.
18 Aralık 2015
SUYUN ÇOCUKLARI
1843 Okunma.
10 Eylül 2015
UMUDA YOLCULUK
2009 Okunma.
25 Ağustos 2015
KAOS ORTAMI KİMİN İŞİNE YARIYOR?
1862 Okunma.
30 Mayıs 2015
KİME VE NİÇİN EVET?
1832 Okunma.
12 Mayıs 2015
KÂBE
2137 Okunma.
04 Mayıs 2015
SEÇİM VAATLERİ
2032 Okunma.
16 Nisan 2015
UMUT
1933 Okunma.
28 Şubat 2015
ENSAR OLMAK
1994 Okunma.
16 Şubat 2015
MİSAFİRLERİMİZİ HASTANELERİMİZDE AĞIRLAYABİLİYOR MUYUZ?
1744 Okunma.
Haber Yazılımı