Yazı Detayı
21 Eylül 2020 - Pazartesi 10:09 Bu yazı 195 kez okundu
 
ÖTEKİLEŞTİRME PROBLEMİ VE TOPLUMSAL ÇÖZÜLME
Osman GÜLEBAK
o.gulebak@gmail.com
 
 

Bugün yaşadığımız dünyada gerek küresel gerekse yerel anlamda yaşanan tüm çatışmaların; kan ve gözyaşının en büyük sebebi farklılıkların inkârına dayanan ötekileştirme hastalığıdır. Hastalık diyorum çünkü bu durum psikolojik bir durumun sonunda ortaya çıkıyor. Öyle bir hastalık ki kendisini mutlak doğrunun merkezine koyup kendi dışındaki herkesi yanlış olarak görüyor. Ve bu hastalık bugün tüm yeryüzü insanını kuşatmış durumda.

Ötekileştirme hastalığı tarih boyunca görülen bir vakıa olsa da günümüzde yaşanan sorunlar bağlamında değerlendirecek olursak Batı dünyasının bir ürünü olarak önümüze çıkıyor.  İslam'ı rakip bir medeniyet olarak karşısında gören Batı Medeniyeti, çeşitli yollarla İslam Dünyasını çeşitli yollarla halkının gözünde ötekileştirdi. Oluşturulan ötekileştirmenin mutlaka geçerli bir meşruiyeti/dayanağı olması gerektiğini düşünen şarkiyatçılar, İslam Dünyasını karış karış gezerek bu meşruiyetin altyapısını oluşturdular. Kimi yazdığı kitaplarla kimi Avrupa'da gezerek yaptığı konuşmalarında İslam dünyasını ya yok edilmesi ya da kendilerine benzetilmesi gereken vahşi bir canavar (!) olduğuna inandırdı. Böylece İslam coğrafyasında Haçlı Seferleri ile başlayıp yüzyıllar sürecek savaşların ve işgallerin kapısı aralanmış oldu.

Batı dünyası aynı zamanda bu hastalığını, savaş halinde olduğu İslam Medeniyetinin içerisine de taşıdı. Önce kendileriyle anlaşmalı elit laik kesime sonra da İslam toplumuna aşılandı bu veba.

Birinci Dünya Savaşı sonrası Anglosaksonlar/İngilizler tarafından cetvellerle masa başında parçalara bölüştürülen İslam Coğrafyasının 22 bölgesi, yine Batının işgal, sömürü ve düşünce felsefesinin bir aygıtı olan Ulus devlete teslim edildi. Bu Ulus devletlerin başına da Batılı eğitim sisteminden geçmiş laik/seküler insanlar getirildi. Bazen bir kral, bazen bir diktatör bazen de bir cumhuriyetçi olarak boy gösteren bu yönetimler, şekilleri ve yöntemleri farklı da olsa hepsinin ortak bir hedefi vardı; o da ya farklılıkları tekleştirerek Batılılaştırmak ya da onları ortadan kaldırmak…

Hem Ulus devletin kendisi hem de laik taifeler, bu coğrafyada yıllarca kendi halklarına kan kusturdular. Hatta zorbalıkta o kadar ileri gittiler ki Batılı efendilerinin bile işgal dönemlerini aratır oldular. Mısır'da Abdunnasırlar, Irak'ta General Kasımlar, Saddamlar, İran'da Şah Rızalar, Suriye'de Hafız Esedler ve Türkiye'de Kemalist Rejim eliyle yaşatılan tüm zulümler buna örnektir. 

Osmanlı bakiyesi Türkiye'de kurulan Cumhuriyet sonrasında tüm farklılara adeta savaş açıldı. İlk dönemlerde Ulus devlet politikalarına yani Batıya biat etmeyen İslami kesimler, Aleviler ve Kürtler, sistem tarafından ötekileştirilerek türlü imha politikalarına maruz kaldı. Bu süreçte kimi teslim oldu kimi de farklı yollarla varlığını korumaya çalıştı. Yüzyıldır yaşanan baskılar, bu coğrafyaya kan, gözyaşı, fakirlik ve istikrarsızlıktan başka hiç bir şey getirmedi. Son dönemlerde bu politikalarda bir yumuşama görülse de sistemin hafızası hala 'ötekileştirme paradigması' üzerine kurulu. Hem bu yumuşak sürecin küreselleşme kapsamında ötekiyi ortadan kaldırmanın farklı bir versiyonu olduğunu unutmamak gerekir.

Çatışmaların sebebi olan bu hastalık, son dönemlerde İslam toplumlarına da maalesef sirayet etmiştir. -hatta İslam toplumlarının birlikteliğini istemeyen Batının/Ulus devlet/laik kesimin bu hastalığı bilinçli olarak yaydığı bile söylenebilir.- Herkes kendisine göre bir öteki oluşturmuş durumda. Kimisi bir halkı, kimi bir dili kimi bir mezhebi kimi cemaati… Kimi bir akrabasını kimi bir komşusunu kimi bir din kardeşini… Ötekileştirilen insanlar, ardından kopan ilişkiler ve oluşan çatışma zemini… Ve ardından bu zemin üzerinden çatışmalar meydana getirip projelerini uygulayan sömürgeciler… Unutulmamalıdır ki ötekileştirme hastalığının yaygın olduğu toplumlar, kırılgan ve çatışmaya müsait bir yapıya sahip olurlar.

Hele bu hastalığın, Batı düşüncesine karşı mücadele veren hassasiyet sahibi İslam davetçilerine sirayet etmesi başka bir tehlike olarak karşımızda duruyor. Bu durum iki istenmeyen neticeye sebep olur: Birincisi toplumu ilgilendiren, ikincisi davetçilerin kendisini ilgilendiren… 

Bir İslam davetçisi yaşadığı toplumun bazı eksiklerinden yola çıkarak onu ötekileştirirse toplumla bağını kesmiş olur ki; bu hem tebliğin yolunu kapatıp marjinalleşmeye hem de ileride düşmanlığa evrilebilecek bir ortama sebep olur. İslam düşmanlarının istediği de tam bu olsa gerek. İkincisi ise bu hastalık, davetçi fertlerin arasında bir kopukluğun ve sürtüşmenin oluşmasına sebebiyet verir ki bu da İslam toplumunun zayıflamasını beraberinde getirir.

Hâlbuki İslam, ayeti kerimede 'Renklerinizin ve dillerinizin farklı olması Allah'ın ayetlerindendir…'  diyerek farklılıkları Yüce Allah'ın bir ayeti olduğunu vurgulayıp farklılığı fıtri bir durum olarak görür. Yine İslam farklılığın bir çatışma unsuru değil tanışma sebebi olduğunu söyler. İslam gittiği tüm beldelerde insanların farklılıklarını yok etmeyi değil yaşatmayı hedeflemiştir. Bugün İslam coğrafyasında her halkın kendi örf, adet ve geleneklerini muhafaza ederek İslam'ı yaşaması buna en açık örnektir.

İslam'ın hâkim olduğu dönemde Endülüs'te, Kudüs'te yine Osmanlı döneminde Hristiyanlar, Yahudiler, Ermeniler Müslümanlarla birlikte yüzyıllarca sorunsuz yaşadılar. Ne zaman ki Batının parmağı Osmanlı topraklarına girdi işte bu sorunsuz hayat sorunlarla dolu olmaya başladı. 

Peki, İslam'ın 'ötekisi' yok mudur? Elbette İslam'ın da bir ötekisi vardır ama bu öteki; insanlığın huzuru içindir, insanlığın adaleti içindir, mazlumun hakkı içindir. İslam'ın ötekisi haksız yere masum insanlara savaş açıp zulmeden tüm zalimlerdir.

Yaşadığımız toplumumuz yıllardır uygulanan projeler yoluyla İslam'dan -fikri ve ameli- uzaklaştırılmış olduğunu unutmamız gerekir. İslam davetçileri olarak bugün yaşadığımız toplumu ötekileştirmeden onlarla diyalogumuzu geliştirmeliyiz. Akrabalarımızı, komşularımızı ve arkadaşlarımızı -fikirleri ne olursa olsun- İslami çerçevede onları ziyaret etmeli, İslam'ın güzelliklerini onlara bizzat pratiğimizle göstermeliyiz. Bunu yapmadığımız takdirde toplumumuzu İslam düşmanlarının eline teslim ettiğimiz gibi yaşanan diyalogsuzluğun yine İslam düşmanları tarafından çatışmaya dönüştürmesine zemin hazırlamış oluruz. Allah'ın Resulü'nün kendisine inanmayan akraba ve komşularını sürekli ziyaret ettiği halde bizim sırf düşüncesi, partisi, cemaati farklı diye Müslüman toplumumuzdan uzak durmamız ne kadar doğru olur?

Yine birlikte çalıştığımız kardeşlerimizin de hepsinin bazı konularda düşüncesi aynı olmayabilir. İslam dairesi içerisindeki farklı fikir ve görüşlere saygı duymalı ve birbirimize tahammül edebilmeyi öğrenmeliyiz. Farklı düşüncelerimiz aynı hedefe doğru birlikte yürümemize engel olmamalıdır. Şunu hiç unutmamız gerekir ki ya bu topraklarda birbirimize tahammül edip hep birlikte yaşamayı öğreneceğiz ya da hep birlikte -Allah muhafaza- kaybedeceğiz. Ve yüzyıllardır topraklarımız üzerinde hesap yapan emperyalistlerin farklılıkları çatıştırmaya çalıştığını bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız. 

Toplum olarak birlikte yaşama kültürünü başardığımız zaman inanıyoruz ki hem kardeşliğimiz güçlenecek, hem toplumumuzun İslam'ın güzellikleriyle tanışması kolaylaşacak hem de İslam düşmanlarının aramıza fitne sokmasına engel olmuş olacağız.

 
Etiketler: ÖTEKİLEŞTİRME, PROBLEMİ, VE, TOPLUMSAL, ÇÖZÜLME,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Eylül 2020
KERBELA, SALTANAT VE ÜMMET
115 Okunma.
27 Ağustos 2020
MALAZGİRT'İN GÖRÜLMEYENLERİ: KÜRTLER
189 Okunma.
29 Temmuz 2020
İSLAMÎ MÜCADELEDE 'TOPLUMUN DİLİNİ' KONUŞABİLMEK
228 Okunma.
15 Temmuz 2020
HOROZ SAVAŞLARI İLE YARINLARIMIZ ÇALINMASIN!
238 Okunma.
23 Haziran 2020
İSLAMÎ MÜCADALEDE ‘MEDİNE ARAYIŞI’ VE GÜÇ FAKTÖRÜ...
281 Okunma.
09 Haziran 2020
‘ESKİ VE YENİ’ TÜRKİYE SÖYLEMLERİ ARASINDA İKİNCİ TÜRKİYE
431 Okunma.
14 Mayıs 2020
‘ROMALILAŞAN HIRİSTİYANLIK’TAN DERS ÇIKARMAK
347 Okunma.
11 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-3
417 Okunma.
07 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-2
292 Okunma.
02 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-1
341 Okunma.
23 Mart 2020
TARİH BİZE NELER SÖYLER?
235 Okunma.
14 Şubat 2020
KUDÜS DAVASI VE MAYIN MERKEPLERİ
642 Okunma.
21 Ocak 2020
İSLAM DÜNYASI YOL AYRIMINDA: ADALETLİ BİRLİKTELİK Mİ KAOS MU?
569 Okunma.
23 Eylül 2019
‘GÜVENLİ BÖLGE’Yİ BEKLEYEN TEHLİKE
849 Okunma.
16 Ağustos 2019
KEŞMİR: BİRLİKTE YAŞAYAMAMANIN ACI MEYVESİ
701 Okunma.
10 Ağustos 2019
SURİYE SAVAŞI, EMPERYALİST PLANLAR VE KÜRTLERİN GELECEĞİ- 2
557 Okunma.
09 Ağustos 2019
SURİYE SAVAŞI, EMPERYALİST PLANLAR VE KÜRTLERİN GELECEĞİ- 1
613 Okunma.
05 Ağustos 2019
HÜKÜMDAR BEHRAM VE BAYKUŞUN HİKÂYESİ
993 Okunma.
26 Haziran 2019
DOĞU’DAKİ ARAZİ KAVGALARINA ŞAŞI BAKMAK!
861 Okunma.
09 Mayıs 2019
ULUS DEVLETTEN ‘BÖLGESEL ENTEGRASYON’A YENİ BİR SÜREÇ VE KÜRTLER…
913 Okunma.
03 Mayıs 2019
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-2
906 Okunma.
29 Nisan 2019
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-1
985 Okunma.
15 Mart 2019
‘KÜRT YOKTUR' POLİTİKASINDAN ‘KÜRDİSTAN YOKTUR’ POLİTİKASINA KÜRDİSTAN GERÇEĞİ
1331 Okunma.
14 Ocak 2019
KAPIMIZDA BEKLEYEN TEHLİKE
1781 Okunma.
03 Aralık 2018
SOROS’UN VAKFI GİTTİ YA YÜRÜRLÜKTEKİ POLİTİKALARI?
1758 Okunma.
27 Kasım 2018
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-2
1415 Okunma.
26 Kasım 2018
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-1
4979 Okunma.
20 Kasım 2018
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-2
1224 Okunma.
19 Kasım 2018
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-1
948 Okunma.
12 Kasım 2018
İSLAM DÜNYASINDA KURUMLARIN YENİLENME ZORUNLULUĞU
1232 Okunma.
05 Kasım 2018
CADILARIN BİLİM YUVASINDA NE İŞİ VAR BEYLER?
1401 Okunma.
01 Kasım 2018
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -2-
1096 Okunma.
31 Ekim 2018
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -1-
1016 Okunma.
19 Ekim 2018
ÂLİMLER BULUŞMASI VE KÜRTLER
1678 Okunma.
09 Ekim 2018
İBRAHİM EDHEM EFENDİYİ TANIYAN VAR MI?
1468 Okunma.
25 Eylül 2018
BİZ BU ÜLKENİN NESİ OLUYORUZ?
2014 Okunma.
11 Eylül 2018
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 2
1472 Okunma.
10 Eylül 2018
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 1
956 Okunma.
04 Haziran 2018
21. YÜZYILDA MUSAB OLABİLMEK
7688 Okunma.
29 Mayıs 2018
"EN KÖTÜ BARIŞ, EN HAKLI SAVAŞTAN DAHA İYİDİR"
1442 Okunma.
21 Mart 2018
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-2
5709 Okunma.
20 Mart 2018
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-1
1416 Okunma.
28 Şubat 2018
TÜRKİYE’DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-2
2302 Okunma.
27 Şubat 2018
TÜRKİYE'DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-1
1504 Okunma.
20 Şubat 2018
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -2
1803 Okunma.
19 Şubat 2018
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -1
1221 Okunma.
16 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-2
1370 Okunma.
15 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-1
1341 Okunma.
06 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (2)
1615 Okunma.
05 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (1)
1593 Okunma.
10 Ocak 2018
MÜNİR ÖZKUL VE KAYBOLAN MERHAMETİMİZ...
1540 Okunma.
26 Aralık 2017
KUDÜS VE YOL AYRIMINDAKİ İNSANLIK…
1430 Okunma.
18 Aralık 2017
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ -3
1479 Okunma.
18 Ağustos 2017
BİLGE KRAL ALİYA VE FİLİSİTN MESELESİ-2
1916 Okunma.
11 Ağustos 2017
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ-1
1902 Okunma.
04 Ağustos 2017
GÖRMEZ’İN VEDA KONUŞMASINDAKİ ACI HAKİKATLER…
1750 Okunma.
28 Temmuz 2017
DİYANET VE GÖRMEZ, SİYASETE KURBAN MI EDİLİYOR?
1747 Okunma.
04 Mayıs 2017
16 NİSAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-3
1984 Okunma.
28 Nisan 2017
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-2
1633 Okunma.
24 Nisan 2017
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-1
1742 Okunma.
15 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ ETKİNLİKLERİ VE (ÖZ)ELEŞTİRİLER
1713 Okunma.
19 Aralık 2016
HÜDA PAR NEDEN HEDEF SEÇİLİYOR?
2409 Okunma.
15 Aralık 2016
KONYA'NIN MEVLANA'SI VAR, YA URFA'NIN?
1671 Okunma.
03 Aralık 2016
HALK HİZMET İÇİN İLLA YOL MU KAPATSIN?
1719 Okunma.
28 Kasım 2016
AÇILIŞLAR HİZMET Mİ YOKSA EZİYET Mİ?
1742 Okunma.
19 Eylül 2016
OKULLARIN AÇILMASI VE SORUMLULUKLARIMIZ
2171 Okunma.
02 Eylül 2016
CEMAATLERE SALDIRI YA DA MAYIN MERKEPLİĞİ
1953 Okunma.
05 Ağustos 2016
DARBE KARŞITI KÜRTLER VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE…
1735 Okunma.
22 Temmuz 2016
BİRECİK'TE HALKI DAĞITMA EMRİNİ KİM VERDİ?
2427 Okunma.
30 Haziran 2016
ÜMMET ŞUURU OLMADAN KUDÜS ÖZGÜRLEŞMEZ
1935 Okunma.
Haber Yazılımı