Yazı Detayı
26 Ekim 2017 - Perşembe 06:55 Bu yazı 1595 kez okundu
 
RİZE İZLENİMLERİ –2
İshak POLAT
ishakpolat@hotmail.com
 
 

Rize doğası ile baş başa

Rize programımız kapsamında ilk gün yapılan istişare toplantılarının ardından akşamüzeri Ayder  Yaylasına doğru kalacağımız otele doğru yola çıktık. Akşam karanlığı olduğu için geçtiğimiz yerlerde bir şey göremedik ama otelde ev sahiplerinin bizler için düzenlediği Rize gecesinde mahalli folklorcuların horonları ile coştuk. Her ne kadar gazeteci arkadaşlarımız ile horona katılmasak bile meslektaşları ile birlikte kurtlarını döken turizmcileri izlemek, daha sonra Rizeli sanatçıların Karadeniz türkülerinin neşeli ve hüzünlü nağmelerine eşlik etmek ayrı bir keyif oldu. Yaylaların karlarından beslenen ve Fırtına vadisine akan nehrin sesini dinleyerek ahşaptan yapılmış otelimizde geceledikten sonra uyandığımız sabahta ise Rize’nin müthiş doğası ile merhabalaştık.

Zirvelerine karların yağdığı Kaçkar dağlarının uzantıları yüksek vadiler, gözünüzün alabildiği ormanlar ve her taraftan akan sular, şelaleler bize “ merhaba” dedi.  Daha sonra Rize’nin meşhur yaylası Ayder’e çıktık müthiş manzarayı seyrettik, doya doya fotoğraflar çektik, gördüğümüz güzellikleri fotoğraf karelerine hapsettik. Rizeli vatandaşlarımızın ahşap evlerinin önünde minik tarlalarında çalışmalarına tanıklık ettik, Yaylada ki dükkanlarında hediyelik eşya satan esnafla sohbet ettik Rizeli ev sahiplerimiz ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaylalardaki çarpık yapılaşmaya gösterdiği tepkiye ve yapılacak olana kentsel dönüşümü konuştu.

Kaçkarların eteğinde Gito Yaylası ve Zil Kalesi sonrasında Fırtına Vadisi

Ayder yaylasını ziyaretten sonra programımızda olmasına rağmen Rafting ve Zıpline programımızı iptal ederek 2000 rakımlı Gito Yaylasına çıkmak için yola çıktık. Yolda rehberimiz bize Rize’de kayıtlı 30’un üzerinde rafting, 150’nin üzerinde Zıpline kulübü olduğunu anlatıyor. Yol boyunca verdiğimiz çay molalarında Karadenizlinin ince zeka ürünü olan ilginç tabelaları gördük. Köprülerin, akan nehrin ve şelalelerin, Alim yerlerinin  eşliğinde uçurumlar ile dolu bizim korku dolu sözlerimiz ama şoförlerimizin “ Korkmayın! Bu yollar bizim için otoban gibidir”  teselli sözleri ile yaklaşık 1 saate çıkarak Gito Yaylasına ulaştık. Burada işletme sahibimizin işlettiği tatlı ve şirin yayla evinde Kaçkar’ın muhteşem zirvesini seyrederek muhlama, hamsili pilav, bal, mısır ekmeğinden oluşan bir menü ile karnımızı doyurduktan sonra bizden 1 gün önce yağmış karın tadını çıkartarak geri döndük.

Yolumuzun üzerinde Zil Kale’ye çıkarak teleferik ile çıkmanın bile zor olduğu yayla evlerini seyrettik. Mardin hariç düz şehirlerde yaşamaya alışkın Güneydoğulu misafirler olarak kendi aramızda buradaki insanların dağ başında nasıl yaşadıklarını, ne ile geçindiklerini konuştuk. Konuşmalarımıza şahit olan bir rehberimiz ; Sıkıntı yok. İnsanlardan uzakta, Allah’a yakın olarak yaşayıp gidiyoruz. Kim Allah’a yakın olmak istemez ki?” diyerek durumu özetledi. Zil Kale’den sonraki durağımız meşhur Fırtına Vadisi oldu. Çeşitli akarsuların birleşip Karadeniz’e dökülmeden son adresi Fırtına Vadisi. Burada da tok olmamıza rağmen gezimiz boyunca bize eşlik eden  İşletmecinin mekanında Karadeniz mutfağından olan menüsünü tadına baktık.

Ölüleri ile iç içe yaşayan şehir Rize

Unutmadan dikkatimi çeken bir diğer noktayı da paylaşmak istiyorum; Rize ve Karadeniz’in bir çok şehrinde düz alan olmadığı için bizim bildiğimiz köy yerleşkesi yok. Evler sarp yamaçlarda ve tarım yapılacak alan yok gibi. Dolayısı ile insanlar evlerinin yanı başında çay bahçelerini oluşturmuşlar veya çay bahçelerinin yanı başına ev yapmışlar. Ama ası dikkatimi çeken ise yer olmadığı için mezarlıklar bile evlerin bahçesinde veya en fazla 150-200 metre ötede. Bundan ötürü Rize için ölüleri ile iç içe yaşayan ve aslında ölümün bizden çokta uzakta olmadığını hatırlatan bir şehirdir diyebiliriz.

Rize denince akla gelen çay, Rize bezi,

Fırtına Vadisi, Ayder ve Gito Yaylaları gezimizden sonra ertesi güne kalkma üzere Rize’ye geri döndük. Gezimizin üçüncü gününde ÇAYKUR  İşletmesine uğrayarak Ziraat Mühendislerinin anlatımı ile bahçeden toplanan çayın pakete kadar olan yol hikayesine tanıklık ettik. ( Ki ilk gün Çay Kur Genel Müdürlüğünü ziyaretimizde Çay-Kur Genel Müdürümüz tarafından müdürlük sahasında bulunan çay tarlasını ziyaret etme ve Türkiye’deki çay üretimi hakkında bilgi sahibi olma imkanı yakaladık. Çay-Kur’un 45 fabrikasının bulunduğunu her fabrikada 300- 500 dolayında personelin çalıştığını ve Türkiye’nin de Dünyada sayılı çay üreticisi ülke olduğunu, bu üretimde de Rize’nin en başı çektiğini öğrendik)

Çay- Kur’un çay bahçesinde yeşil ve normal çayın tadına bakarken Rizeli yetkililere Çay-Kur’un kaçak çaya alışkın Güneydoğulu vatandaşların damak zevkine uygun çay üretmelerini talep ettik.  “ Aman o çayları içmeyin. Kendi ülkemizin doğal ve mis gibi çayı varken türlü katkı maddeleri ve kimyasallar katılmış o çayları içmeyin” uyarıları eşliğinde “ İnşallah yapılacak çalışmalar ile Güneydoğulu vatandaşlarımıza da Rize çayı içireceğiz” dediler ve geçmişti GAP adlı bir çay üretildiğini ama daha sonra ilgisizlikten üretimin durduğunu dile getirdiler.

Çay-Kur Çay fabrikası ziyaretinin ardından Rize’ye özgü kenevirden üretilen ipliklerin el tezgâhlarında işlenmesi ile yapılan dokumalardan  üretilen iç çamaşırı, gömlek havlu gibi ürünlerin olduğu bir işletmeyi gezerek bilgi aldık. Buradan çeşitli hediyeler aldık  ve günü sonlandırdık.

 

Veda ve teşekkürler

3. Günün sonunda programımız sona erdi. Bazı arkadaşlarımız geceden biz ise sabahın erken saatlerinde gözlerimiz  nemli ama yüreklerimiz sevgi, dostluk ve kardeşlik duyguları ile artık Rize’de ve katılımcı iller olan   Adana, Batman, Diyarbakır, Mardin, Gaziantep, Van’da gönül dostlarımızın, kardeşlerimizin olduğunu bilerek ve onlarla defalarca kucaklaşarak ve tokalaşarak bir daha karşılaşmak ve bir araya gelmek ümitleri ile  ayrıldık.

 "Doğu Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu Kültür ve Turizm Köprüsü Projesi" kapsamında turizmci ve gazeteciler ile bir araya gelen Rize Valimiz Erdoğan Bektaş’a,  bizlere gönüllerini, işletmelerini açan gezimize ev sahipliği yapan ve son ana kadar ilgi ve alakalarını hiç esirgemeyen Rizem Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Ramazan Aydoğan ve Yönetim Kurulu üyelerine, dernek üyelerine ve tüm Rizeli dostlara sonsuz ve kucak dolusu sevgilerimi sunuyorum.  

Ayrıca bu geziye gitmemize vesile olan Şanlıurfa İl Kültür ve turizm Müdürü Aydın Aslan’a da teveccühlerinden ötürü ayrıca teşekkür ediyorum. 

Son söz olarak; 3günlük Rize gezimizde aklımızda kalanları siz değerli okuyucularımız ile paylaştık ama cennet Türkiye’nin bir parçası olan Rize ve Karadeniz anlatılmaz aslında. Bizzat giderek ve gezerek yaşanır. 

 
Etiketler: RİZE, İZLENİMLERİ, –2,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Ocak 2020
BİZİMDE BELEDİYELERİMİZ KAR GETİRSE
622 Okunma.
23 Aralık 2019
HANGİ ARA BU HALE GELDİK?
1213 Okunma.
16 Ekim 2019
Yüreğimi acıtan fotoğraflar - 3
722 Okunma.
30 Eylül 2019
Yüreğimi acıtan fotoğraflar - 2
820 Okunma.
20 Eylül 2019
YÜREĞİMİ ACITAN FOTOĞRAFLAR -1
662 Okunma.
12 Eylül 2019
URFA STK’LARI BU ÇIĞLIĞA DESTEK VERİN..
994 Okunma.
28 Ağustos 2019
PAMUK ELLER CEBE, EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR
1972 Okunma.
22 Ağustos 2019
DİKMEK KADAR YAŞATMAK ÖNEMLİ
409 Okunma.
12 Temmuz 2019
DOKTOR GÖNDERİN!.. ÇOCUKLARIMIZ ÖLMESİN
630 Okunma.
05 Temmuz 2019
BELEDİYELER İLE ORTAK MI ÇALIŞIYORSUNUZ?
530 Okunma.
03 Temmuz 2019
TESPİTİ BIRAKIN ARTIK HAREKETE GEÇİN
346 Okunma.
09 Ocak 2019
GÖBEKLİTEPE HAZIR. ŞANLIURFA HAZIR MI?
2657 Okunma.
08 Eylül 2018
KAS HASTALARI ÖLÜYOR! DuyMaDınız mı?
6595 Okunma.
05 Temmuz 2018
CUMHURBAŞKANLIĞINDAN CEVAP GELDİ
6239 Okunma.
01 Mayıs 2018
SESSİZ BİR ÇIĞLIK!
5300 Okunma.
17 Nisan 2018
FUAR HAYALİMİZ GERÇEK OLDU
2178 Okunma.
06 Mart 2018
MARDİN İZLENİMLERİ-2
4560 Okunma.
05 Mart 2018
MARDİN İZLENİMLERİ-1
1555 Okunma.
03 Mart 2018
SESİMİZİ BİZDEN BAŞKA KİM DUYDU?
2257 Okunma.
08 Şubat 2018
KAS HASTALARININ SESİNİ KİM DUYACAK! (3)
3024 Okunma.
05 Şubat 2018
KAS HASTALARININ SESİNİ KİM DUYACAK! (2)
1798 Okunma.
01 Şubat 2018
KAS HASTALARININ SESİNİ KİM DUYACAK! (1)
2563 Okunma.
30 Aralık 2017
MEDET ABBASOĞLU’NUN ARDINDAN
1568 Okunma.
13 Aralık 2017
3 ARALIĞI HATIRLAYAN VAR MI?
1415 Okunma.
25 Ekim 2017
RİZE İZLENİMLERİ-1
1591 Okunma.
03 Ekim 2017
ORTADOĞU VE İNGİLİZLER
1612 Okunma.
27 Eylül 2017
EĞİTİMİN YETİM ÇOCUKLARI
1591 Okunma.
25 Eylül 2017
BELEDİYELER VE ALGI
1991 Okunma.
19 Eylül 2017
İSOT, FESTİVAL, URFA - ANTEP
1937 Okunma.
16 Eylül 2017
Yapı Kredi Bankası ve Kurumsal Ciddiyet
1777 Okunma.
15 Eylül 2017
TRAFİĞE DİKKAT!
1549 Okunma.
09 Eylül 2017
GÜLE GÜLE TAHİR HOCA
2075 Okunma.
31 Ağustos 2017
MÜŞTERİ MİYİZ YOKSA MADAR BEYGİRİ Mİ?
2048 Okunma.
22 Ağustos 2017
TURİZMDE DENETİM KİME AİT?
2016 Okunma.
21 Ağustos 2017
BAHŞİŞ TACİZCİLERİ
2477 Okunma.
13 Temmuz 2017
BAŞARAMAYACAKSINIZ!
1620 Okunma.
07 Haziran 2017
OKULLAR TATİLE GİRERKEN
1811 Okunma.
24 Mayıs 2017
“ŞANLIURFA TANITIM GÜNLERİ” İZLENİMLERİ
2238 Okunma.
22 Nisan 2017
YILLARCA DÜŞÜNDÜK, YAPIMI YILLARCA SÜRMESİN
1946 Okunma.
01 Şubat 2017
BEŞ TANESİ BİR LİRA OLMAZ MI?
2080 Okunma.
08 Kasım 2016
GÖÇ ZİRVESİ İÇİN BİRAZ GEÇ KALMADINIZ MI?
1684 Okunma.
05 Kasım 2016
ÇANAKKALE İZLENİMLERİ - 3
1722 Okunma.
01 Kasım 2016
ÇANAKKALE İZLENİMLERİ-2
1807 Okunma.
28 Ekim 2016
ÇANAKKALE İZLENİMLERİ - 1
1792 Okunma.
27 Ekim 2016
HAKKINI HELAL ET TEYZEM!
1931 Okunma.
02 Ağustos 2016
BU TUTMUŞ, BU KESMİŞ… FETÖ/PDY'NİN HAREKET NOKTASI
1991 Okunma.
16 Temmuz 2016
YA BU SINAVI KALDIRIN YA DA TÜM TALEP EDENLERE VERİN
1656 Okunma.
27 Mayıs 2016
BAŞKAN BİZE DE UĞRASAYDIN!
1999 Okunma.
16 Mayıs 2016
Niye kızıyorsunuz ki?
2354 Okunma.
11 Mart 2016
ÖZEL BİR ÜNİVERSİTEMİZ OLMALI. AMA NASIL?
2517 Okunma.
15 Şubat 2016
AKLIMIZ SONRADAN BAŞIMIZA GELİR
2615 Okunma.
26 Ocak 2016
BİR SANAT SOKAĞIMIZ OLMALI
2012 Okunma.
05 Ocak 2016
GÜNDEME DAİR
1989 Okunma.
26 Aralık 2015
FUAR VE KONGRE MERKEZİMİZDEN NE HABER?
2109 Okunma.
21 Aralık 2015
SİZ ÜRETİN BİZ İŞLERİZ
1997 Okunma.
14 Aralık 2015
GAZİANTEP ALDI ŞANLIURFA BAŞKA BAHARA..
2136 Okunma.
12 Aralık 2015
HELAL OSUN SANA ÇOCUK!
2369 Okunma.
09 Aralık 2015
RUSYA VE İRAN'IN SURİYE'DE NE İŞİ VAR
3664 Okunma.
30 Kasım 2015
TARIM BAKANI FARUK ÇELİK VE URFA
2433 Okunma.
26 Kasım 2015
MESELE RUS UÇAĞI DEĞİL
2307 Okunma.
24 Kasım 2015
BAYIRBUCAK İÇİN STK’LARIMIZ SES VERMELİ
2202 Okunma.
10 Haziran 2015
AK PARTİ URFA'DA NE YAPACAK?
2746 Okunma.
18 Şubat 2015
NASIL BİR FUAR DÜZENLENMELİ?
2715 Okunma.
10 Ocak 2015
Hangi gazetecinin günü
2831 Okunma.
10 Aralık 2014
Büyükşehir Belediyesi ve STK'lar yalnız kalmamalı
2845 Okunma.
01 Aralık 2014
Bir Urfa Markası; Cevahir Konukevi
3269 Okunma.
25 Kasım 2014
DELİ MURO VE MÜRİDLERİ
8703 Okunma.
20 Kasım 2014
MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ: BİZ VATANDAŞ DEĞİLMİYİZ?
2423 Okunma.
10 Kasım 2014
EKMEK BÖYLEMİ GÜZEL YENİLİR?
2756 Okunma.
03 Kasım 2014
HANGİ STK?
3008 Okunma.
29 Ekim 2014
SİYASET VE ADAY PROFİLLERİ
3086 Okunma.
20 Ekim 2014
YOLUN AÇIK OLSUN TURİZM PLATFORMU
2810 Okunma.
10 Ekim 2014
BARIŞA ŞANS VERMEK LAZIM
2545 Okunma.
26 Eylül 2014
15 TL'YE MERDİVEN ALTI SIRA GECESİ
2917 Okunma.
23 Eylül 2014
BİR YARDIM, BİN ACI
2597 Okunma.
19 Eylül 2014
GAZETECİNİN MUTLU OLDUĞU AN
2452 Okunma.
10 Eylül 2014
VURUN BU GAZETECİLERİ (!)
2987 Okunma.
15 Temmuz 2014
“FOTOĞRAFIMIZI ÇEKTİN, PARASINI VER!“
3139 Okunma.
10 Mayıs 2014
ENGELLİLER İÇİN NUTUĞU BIRAKIN, ENGELLERİ KALDIRIN!
3431 Okunma.
11 Şubat 2014
Urfa Turizmi -2
3429 Okunma.
16 Ocak 2014
URFA TURİZMİ -1
3373 Okunma.
Haber Yazılımı