Yazı Detayı
08 Ekim 2021 - Cuma 11:09 Bu yazı 347 kez okundu
 
SAHADA KAYBEDEN BELEDİYELER
Mehmet POLAT
 
 

 Kalleşliğin üst perdeden revaç gördüğü ve her türlü dalavere, sinsiliğin prim ettiği, babadan oğula geçme (silsile yoluyla) köşe başlarının şakşakçılar tarafından işgal edildiği bir belediyeler ortamından ne beklenir? Siz söyleyin.

 Bu necip millet sıkışmasa; sıkıntısı, derdi olmasa kolay kolay onurundan dolayı kapınızı çalmaz. Sizlerle birebir görüşmesi lâzım olduğu zamanlar ise neden kapınız Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan Bey'in kapısı gibi halka açık değil? Halkla yüz yüze görüşemiyorsunuz. Görüşmezsiniz zira kanatsızlarla görüşmeme talimatı veren bizzat sizlersiniz.
 
Her biriniz kapınıza birden fazla yalan üreten makine koymuşsunuz, ha bire üfürüyorlar. "Efendim başkan Amerika'da, Ankara'da, toplantıda, bilmem neyin neresinde" deyip görüşmeye gelen garibanları görüştürmeden gerisin geriye doğru, geldiği yere tekrar gönderiyorlar. Sizlere sesleniyorum sayın başkanlar: Halk bizzat sizinle yüz yüze, işi olduğu zaman görüşmek istiyor. Çünkü öbür troller, işlerini halletmedikleri gibi bir de tilkilik ediyorlar.

 "Dert bir değil, elvan elvan" diyor şair. Haliliye Belediyesi, Devteşti Mahallesi'nde zirve denilen mevkide bir millet bahçesi çalışması başlattı. Yazın başında başlatılan bu çalışma hâlen devam etmektedir. İyi güzel de Urfa gibi bulutun, yağmurun olmadığı bir mevsimde neden ihaleye çıkarıyorsun? Emin olun üç ay boyunca (hâlâ devam ediyor) halk tozun, dumanın altında İllallâh etti. 

Tek çareleri ah çekip beddua etmekle yetiniyorlar. Çünkü başka çareleri yok. Bu bedduaları niye alıyorsunuz? Hani demokrasilerde çareler(hileler) tükenmezdi? İlkbaharda ya da güz yağmurları düştükten sonra ihale etseydiniz, olmaz mıydı? 

 "Bunları yaptık, şunları yapacağız, bu tür projelerimiz var" deyip ahkâm kesmeniz artık halk nezdinde pek de itibar görmüyor. Tabi bunlar da lâzım amma velâkin halkın öncelikleri var. 

Örneğin Devteşti Mahallesi Salih Özcan Bulvarı civarında bir ay önce giderilen su arızası nedeniyle sökülen asfalt ve kaldırılan parke taşları defalarca yetkilileri aramamıza rağmen hâlâ olduğu gibi yerinde duruyor. 

Veyahut bir doğal gaz çalışması yapıldığı zaman, çalışmalar bittikten sonra çalışılan bölge çoğu kez eski haline dönüştürülmediği gibi açılan yer günlerce kapatılmıyor. Yetkilileri neden defalarca arayalım? Madem bu sizin göreviniz, o zaman görevinizi hakkıyla yerine getirin.

 Sahi park ve bahçeler denilen bir birim var! Bunların müdür ve çalışanları ne iş yapar? Bir görevlinin işi sadece sabahları gelip fıskiyeleri açmak mı? Ondan sonra tüyüyorlar. Kimseyi şikâyet etmiyorum. Sadece olanı anlatıyorum. Bu müdürler neden gelip kontrol etmezler? Eskiden kaldırımdaki ağaçlar az da olsa sulanıyordu. Ama son bir aydır sulanmadığı için ağaçlar kurumaya başladılar. Bakım desen zaten yok. Bu ağaçların kökleri açılacak. Dikilecekleri vakit, çukuru derin ve geniş eşilecek. Vakti geldiğinde budanacak. Budama, bu işi bilenler tarafından yapılmalı. İlgilenen olmadığı için birileri çıkıyor, ağaçların tüm kol ve budaklarını gövdeden ayırıyor. Deyim yerindeyse murdar ediyorlar. İnanın bu çalışmalara bakınca morali bozuluyor insanın. Değil bunları maaşlı çalıştırmak, Vallahi beleş çalıştırmaz hiç kimse bu hainleri.
 
Esas meseleye geliyorum. Tüm aksaklıklar sizden zuhur ediyor sayın şehreminiler. Hani bir söz vardır "Saldım çayıra, Mevlâm kayıra" diye.

 İşte öyle olmuyor. Güvensen de kontrol et, ibaresi baz alınmalı. Halkın arasında dolaşın. Problemleri yerinde görün ve milleti dinleyin. Namuslu insanlardan (kalmışlarsa) iyi bir kontrol etme, denetleme ekibi kurun. Hep anlatıyorum ki kimsenin yaptığı, ettiği haksızlık yanına kâr kalmasın. Ve işler istenilen şekilde hallolsun.

 Neden korkuyor, kimden çekiniyorsunuz? Allah'ın verdiği canı, O'nun dışında kimse alamaz. Kefeniniz, boynunuzda sarılı dursun. "Halka hizmet, Hâkk'a hizmettir" şuurunu benimseyip gerekenleri tereddütsüz yapın. Bu yolda en ufak bir tâhkir, hakaret sizin için ulaşılmaz şereftir. 

 Sizleri eleştiren, yüzünüze hak, hakikati söyleyenleri dost bilin ve kendinizden ayırmayın. Etrafınızı çepeçevre saran yalakalar çemberini azıcık aralarsanız, hem rahat eder hem de dünyaya farklı gözle bakmaya başlarsınız. 

Bizden söylemesi…

 
Etiketler: SAHADA, KAYBEDEN, BELEDİYELER,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ekim 2021
ALLAH’IM
346 Okunma.
20 Ekim 2021
CAN AHMED
303 Okunma.
07 Ekim 2021
BEN FİLİSTİNLİ ÇOCUK
202 Okunma.
27 Eylül 2021
SÜRÜLEŞEN TOPLUM
296 Okunma.
18 Eylül 2021
ÖLÜM
494 Okunma.
31 Ağustos 2021
ANNEYİM BEN
714 Okunma.
31 Mart 2021
BİTİŞİK NİZAM DENİLEN UCÛBE YAPILAŞMA
1442 Okunma.
30 Aralık 2020
NİSÂ TAİFESİ VE AİLE
1235 Okunma.
02 Aralık 2020
BOĞAZDAN AŞAĞI İNMEYEN İSLÂM VE İSRAF
880 Okunma.
03 Kasım 2020
FE EYNE TEZHEBÛN (GİDİŞ NEREYE?)
1147 Okunma.
22 Ekim 2020
“KAPIMIZ HERKESE AÇIK OLACAK” KUYRUKLU YALANI
945 Okunma.
17 Eylül 2020
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI VE HAYVAN HAPİSHANESİ
1039 Okunma.
15 Eylül 2020
DİBE VURAN AHLÂK MEFHUMU VE BAŞIBOŞ YETİŞEN GENÇLİK
704 Okunma.
28 Mayıs 2020
BİR GÜZEL AYIN ARDINDAN
1212 Okunma.
25 Mart 2020
BİR SEVDADIR ŞEHADET
797 Okunma.
07 Ekim 2019
GARİP CAMİLER VE DİYANETİN DİNDEN BİHABER ZAMANE HOCALARI
1568 Okunma.
01 Ekim 2019
BU HÂN-I İŞTİHA VE STK BAŞKANLARI
1514 Okunma.
10 Mayıs 2019
SAMİMİYET YOKLUĞU VE ÇELİŞKİLER YUMAĞI
1737 Okunma.
23 Nisan 2019
BİR DEVİR TESLİM TÖRENİNİN ARDINDAN HALİLİYE BELEDİYESİ
1346 Okunma.
14 Şubat 2019
DEVTEŞTİ MAHALLESİ VE BAŞINI KUMA GÖMEN YETKİLİLER
1816 Okunma.
17 Ocak 2019
SURİYELİ AİLENİN DRAMI
1776 Okunma.
01 Ocak 2019
İHH VE BEHÇET ATİLA
2199 Okunma.
20 Aralık 2018
BİR DOKUN BİN AH DİNLE KÂSE-İ FAĞFUR’DAN
2404 Okunma.
14 Aralık 2018
TÜKETİM TOPLUMU VE İKİ GÖNÜL ADAMI
1673 Okunma.
13 Aralık 2018
DİBE VURAN BELEDİYECİLİK
1395 Okunma.
Haber Yazılımı