Yazı Detayı
19 Mayıs 2015 - Salı 09:36 Bu yazı 2981 kez okundu
 
SEÇİM ARENASI RİNG BAŞLADI
Emine GÜLLÜOĞLU
eminegulluoglu@gmail.com
 
 

Vur vura bildiğin kadar
"Vekil" kelimesinin sözlükteki karşılığı şöyle: "Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse."(Türk Dil Kurumu Sözlüğü)
"Milletvekili" ise, milletin, kendisi adına yasama faaliyetinde bulunmak ve haklarını savunmak/korumak üzere seçtiği temsilci demek.
 Son günlerde konuşulan tek şey 7 Haziranda yapılacak olan milletvekili seçimleri. Milletvekili adayları açıklandıktan sonra bu konuşmalar daha da hız kazanmış oldu. İnsan kendini ister istemez bu konuların içinde buluyor. Sokaklarda parti bayraklarından geçilmiyor. Yapılan sokak anonsların biri gidip biri geliyor bil botlardaki siyaset afişleri bunların hepsi halkın kesesinden çıkıyor. Siyaset günümüzde gerçekten çok kirlendi. Bir makam uğruna Belden aşağı vurmalar. Kişi ve aile değerlerini hiçe sayarak yapılan çirkeflikler Türk siyasetini çirkin bir hale getirmiştir. Kavga, küfür, yalanı  meclisin özelliği haline getirmişlerdir. Çok dürüst adam dediğin bir insan bile siyasete bulaştı mı tanıyamıyorsun. Kendilerini bir şey zannediyorlar seçilmeden önce seçmeninin elini öpen siyasetçi seçildikten sonra öpmek için kendi elini seçmenine uzatıyor.  Ben siyasetin dürüstlüğüne hiç zaman inanmamışımdır. Çünkü siyaset bana göre kirli ve iki yüzlüdür.
 Her zaman dayatma ile birilerini seçmek zorunda bırakılıyoruz Urfa'dan dayatma ile aday gösterilen milletvekilleri adayları bunun en güzel örneğidir. Çünkü kendi vekilimizi bile bizlere dayatma ile seçtiriyorlar Urfa dışında doğmuş büyümüş Urfa'nın yolunu doğru dürüst bilmeyen insanları getirip başımıza aday olarak gösteriyorlar. Bu nasıl irade bu nasıl demokrasi bu nasıl özgürlük anlayışı. Biz adayımızı kendimiz ne zaman seçeceğiz. Hep dayatma ile  mi birileri başımıza geçecek.
Bu dayatma ile gelenler Urfa'yı ve Urfa insanını nasıl ne kadar tanıyabilir ki. Belediye seçimlerin de aynı şey yapıldı.  İşte siyasetin iki yüzlülüğü, Yıllar önce bir kanalda Berna Laçin'in sunduğu çocuktan al haberi adlı bir yarışma programı vardı. Bu yarışmada Üç yarışmacı ve dokuz küçük çocuk var.
 Bu yarışmacılara sorular soruluyor sonra bu sorunun cevabını hangi çocuk bilmiştir veya bilmemiştir deniyor. Yarışmacılarda bileceğini veya bilemeyeceğini tahmin ettikleri çocuklardan birini gösterip şu bilmiştir veya bilmemiştir diyor. Sorulardan biri şöyleydi milletvekili kimdir nedir ne iş yapar.
Bu soruya küçük çocuk şöyle cevap vermişti. Milletvekili yalan söyler, küfür eder,  kavga eder. Berna Laçin çocuğun soruyu bilmediğini düşünür ve yarışmacıya dönerek galiba bilemedi der. Sonra çocuğa döner ve tekrar sorar " bu milletvekili nerelere gider ne iş yapar ne yer ne içer  nerde oturur deyince çocuk cevabı yapıştırır "meclise gider" işte bu cevaba herkes şaşırmıştır. İşte küçücük çocuğun kafasındaki milletvekili portesi, kavga eden, küfür eden ve yalan söyleyen kişidir. O küçücük aklı ile bunu algılamıştı.
 Biz bu yaşta nasıl algılayamayalım. Aradan yıllar geçti meclis yine aynı meclis vekiller aynı vekil. Halen kavga patırtı, halen küfür, gelip geçici olduklarını unutup sanki meclis babalarından kalan bir mülkmüş gibi o koltuklara dört elle sarılmaları.Yanlış hatırlamıyorsan 55 dönem vekiller meclise gidip gelmişler. Ben yaşadığım bu güne kadar olan vekilleri hatırlıyorum. Kaç vekil Urfa'da kalıcı bir eser bırakmıştır. bir taş üstüne bir taşta kendisi koymamıştır. Vekil demek memleketin, halkın hizmetkarı demektir. Ama onlar o hizmeti sadece kendilerine ve yakınlarına yapmışlardır.
Aynı şey belediye reisliği içinde geçerlidir. Ta ki günümüze kadar Urfa hep bir köy görüntüsü sergilemiştir. Şehir zihniyetli bir belediye reisinin oluşu Urfa'ya  şehir olma sıfatı kazandırmıştır.Bu Urfa'nın değişiminden belli oluyor. Köylü zihniyeti taşıyanlar köyü de o zihniyetle Urfa'ya taşımamış mıydılar. Atlar, eşekler, inekler, at arabaları Urfa da cirit atmıyor muydu?
 Bir insan ne kadar okursa okusun kafa yapısı değişmez. Tahsil sadece cehaletini alır. Sözü ne demek istediğimi anlatıyor. Eskiden vekiller seçilirken kendi istediğimiz adaylara oy veriyorduk. Ama bu gün dayatma ile halka, vekilleri, belediye reisini seçtiriyorlar. Halk kendi öz iradesi ile ne vekilini, ne de belediye reisini seçebiliyor. Urfalılar Meclisi hizmet yeri değil de kariye yeri olarak gören bu Şanlıurfalı milletvekillerinden bıktı usandı artık derken. Birde başlarına ithal vekiller çıktı. Benim çocukluğumdan bu güne kadar bir sürü vekil meclise gönderdik. On  reis çıkardık. kimse kusura bakmasın ama bunların Urfa'ya elle tutulur gözle görülür bir faydaları olmamıştır.
Ben hatırlamıyorum hatırlayan varsa çıksın açıklasın. Urfa'nın en güzel yerlerinde arsalar alıp binalar kurmuşlardır. bazı yerlere adlarını vermişlerdi. Benim hatırladığım bunlar. Kendi kendimize soralım. tabi Sormamızın da bir faydası yok. Yine kötülerin içinden en iyisini seçmeye çalışacağız tabi. Seçmenlerinde geceleri huzurla uyuyabilmesi için aşiretçiliği, particiliği bir kenara koymalıyız. Takım tutar gibi parti tutmaktan vaaz geçmeliyiz. Urfa,ya en iyi hangi parti hangi aday hizmet verebilirse onu seçmeli oylarımızı ona vermeliyiz. Yani sık elemeli ince dokumalıyız ve en iyi hizmet veren adaylara oy vermeliyiz. Artık dayatma ile oy vermeyeceğimizi herkes göstermeliyiz. Bu güzelim ülkeyi bölmeye çalışanlara kaosa sürükleyenlere asla oy vermemeliyiz. Kadınlar arasında da konuşulan tek konu vekil adayları. İnanın bu vekilleri nasıl tanıyorlar bende şaşıyorum. Padişahın biri bir ülkeye saldıracakmış ama içinde acabalar varmış. Sonunda vezirine demiş ki  sokaktan on, on beş kadın getir onları bir odaya koy sonrada onları gizlicene dinleyin bakalım bu savaş için ne söyleyecekler demiş. Vezir padişahın
Söylediklerini aynen yapmış bir odaya doldurduğu kadınları gizlice dinlemeye başlamış.
Birkaç gün sonra kadınlar konuşmaya başlamışlar.
" padişah savaşa katılmış, padişah savaşa katılmış" bu dedikodu günlerce sürmüş. Sonra kadının biri
"padişah savaşı kazanmış" deyince bu defada padişah savaşı kazanmış dedikodusu günlerce sormuş. Günlerce bu konuşmaları takip eden vezir sonunda padişaha kadınların konuşmalarını iletmiş. Padişahta deme ki savaşı kazanacağız demiş ve çıktığı seferden başarıyla dönmüş. Bizimki de bu hesap. Kadınlar Urfa'da aday gösterilen  vekillerden dolayı bazı partilerin  oy kaybedecekleri inancındalar. Bende bir kadın olarak onların bu inançlarına katılıyorum.
Nasıl bir vekil istiyorsunuz diye bayanlara sorduğumda bana dini, dili, ırkı bizimle aynı olmalı örf adet geleneklerimizi bilmeli bizi temsil eden vekil önce bizden olmalı o kürsüde konuşurken bizleri utandırmamalı. Yani gürül, gürül gürlemeli, yer gök inlemeli geçmiş vekiller gibi
Kendi menfaatini Urfa'nın menfaatinin önünde tutmamalı. Adı hiçbir yasa dışı olaya karışmamış olmalı. Meclisi dokunulmazlık kapısı olarak görmemeli.
Birikimleri ve tecrübesi ile Urfa halkının derdine derman olabilmeli. Urfa'ya en başta fabrikalar açtıracak iş  alanları sağlayacak  beceriye sahip olmalı.Vekil meclise gittikten sonra Urfa'yı ve Urfalıyı unutmamalı. Geceleri yatağına yattığında halka hizmet etmenin huzuru ile yatan biri olmalı. Halkın vekili olduğunu asla unutmamalı çünkü kelebekler üç gün yaşar. Vekilliğinin de bir sonun olduğunu bilerek hizmet etmeli.
 Mecliste kadın haklarını savunan bir insanın kendisi önce kadın hakkını çiğnememiş olmalı. Cesaretle kumalık ve berdel olaylarının yanlışlığına değinebilmeli. Kadın vekillerin cesaretleri varsa bir kadın sığınma evi açabilmeli.Urfa Kadını'nın vekil ve reiste aradığı nitelikleri saydık.  Adaylar bu vasıflara uygun insanlarsa yolları açık olsun. Yok eğer bu vasıflarda yoksun insanlarsa vay Urfa'nın haline vay, ki ne vay.
Yine meclise giderler veya reis makamına otururlar, günlerini orada uyuyarak geçirirler. beş yılarını doldurduktan sonra da cepleri dolu, dolu yüksek kademeden emekli olarak hoplaya zıplaya Urfa'ya ya da yaşadıkları yer her nereyse oraya dönerler. Bizlerde her zaman yanı başımızda, gün geçtikçe gelişen bir Antep  olabilmenin hayali ile yanıp tutuşuruz. Ama bu hayalimiz ne zaman gerçekleşir Allah bilir.Her şey Urfa için diyoruz.
 Sevgiyle kalın, sağlıcakla kalın.  

 

 
Etiketler: SEÇİM, ARENASI, RİNG, BAŞLADI
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Eylül 2021
TERZİ KIZI
1074 Okunma.
16 Eylül 2021
SİGARA=ÖLÜM
436 Okunma.
25 Ağustos 2021
BERDEL
574 Okunma.
30 Kasım 2020
KOMŞULUK HAKKI
2309 Okunma.
13 Ekim 2020
BOŞANMALAR NEDEN ARTTI
6050 Okunma.
15 Şubat 2020
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
1964 Okunma.
16 Aralık 2019
KADINA ŞİDDETE HAYIR DEMEKLE OLMUYOR
1450 Okunma.
11 Eylül 2019
EVLİLİK NEDİR
9266 Okunma.
13 Mayıs 2019
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
2091 Okunma.
12 Aralık 2018
SEN HİÇBİR ŞEY BİLMİYORSUN
4069 Okunma.
01 Aralık 2018
URFA AK PARTİ ADAYI
2112 Okunma.
26 Mayıs 2018
HİÇ BİR GÜÇ TÜRKİYE’Yİ DURDURAMAZ
9254 Okunma.
12 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 3
4869 Okunma.
11 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 2
2170 Okunma.
10 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI 11 NİSAN 1920
2504 Okunma.
08 Mart 2018
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
2231 Okunma.
12 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 3
4756 Okunma.
11 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 2
2822 Okunma.
10 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 1
2708 Okunma.
22 Mart 2017
BU NE ŞİDDET BU CELAL
3490 Okunma.
21 Şubat 2017
REFERANDUMDA EVET Mİ HAYIR MI?
2662 Okunma.
25 Temmuz 2016
BU MİLLET YENİ BİR TARİH YAZMIŞTIR
3167 Okunma.
11 Haziran 2016
HAİN İÇERİDEN OLUNCA KAPI KİLİT TUTMAZMIŞ
2746 Okunma.
25 Mayıs 2016
KÜRT, TÜRK, ARAP HEPİMİZ KARDEŞİZ
4635 Okunma.
20 Mayıs 2016
NASIL BİR GENÇLİK YETİŞİYOR
3989 Okunma.
11 Nisan 2016
11 NİSAN KURTULUŞ SAVAŞI VE KÖRELEN MİLLİ DUYGULARIMIZ
3009 Okunma.
08 Mart 2016
ÖLDÜRÜLEN BİN KADIN VE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
3580 Okunma.
12 Ekim 2015
DERDİNİZ ÖZGÜRLÜK DEĞİL
2925 Okunma.
15 Haziran 2015
BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
3227 Okunma.
13 Haziran 2015
SEÇİMİN ARDINDAN
3018 Okunma.
01 Haziran 2015
İSTANBUL DENİNCE AKLA FATİH SULTAN MEHMET GELİR
4307 Okunma.
07 Mayıs 2015
KENDİ MEMLEKETİMİZDE YABANCI OLDUK
3081 Okunma.
13 Nisan 2015
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ
5346 Okunma.
10 Nisan 2015
KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN İKİ KAHRAMAN KADINI
5954 Okunma.
07 Mart 2015
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
3302 Okunma.
03 Mart 2015
KARACADAĞ’A SAHİP ÇIKMAYANLAR UTANSIN
3320 Okunma.
24 Şubat 2015
AVRUPALILAR KENDİLERİNE OSMANLIYI HATIRLATAN TÜRKLERİ SEVMEZ
5101 Okunma.
20 Ocak 2015
KAZANCI BEDİH EFSANESİ
4097 Okunma.
15 Ocak 2015
KADIN CİNAYETLERİNİN KORKUTUCU BOYUTLARI
3372 Okunma.
07 Ocak 2015
DUYURULUR BELEDİYE’NİN SORUMLULUKLARI VE GÖREVLERİ
2930 Okunma.
02 Aralık 2014
URFA'YI ANLATAN REZİL DİZİLERE KİM DUR DİYECEK
9505 Okunma.
26 Kasım 2014
YÖREMİZDE KADININ HAYATINDA YOK, YOK
3056 Okunma.
17 Haziran 2014
ÖLÜMLERİNİN 6. YILIDA ANNEM VE SERDAR GÜLLÜOĞLU
6145 Okunma.
14 Haziran 2014
BABALAR GÜNÜ
3317 Okunma.
11 Haziran 2014
12 HAZİRAN DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
3207 Okunma.
11 Nisan 2014
URFA KURTULUŞ SAVAŞINDAN KURTULUŞ MÜZESİNE
5537 Okunma.
04 Nisan 2014
URFA YİNE SİYASET DERSİ VERDİ
3180 Okunma.
17 Mart 2014
SİYASET HİÇ BU KADAR KİRLENMEMİŞTİ
3969 Okunma.
08 Mart 2014
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
3165 Okunma.
Haber Yazılımı