Yazı Detayı
29 Eylül 2021 - Çarşamba 09:47 Bu yazı 357 kez okundu
 
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Hayat öyle bir hal almıştır ki zaman kum saati içinde güvensizlik taneciklerini hızlı bir yılanın kıvrılışı gibi boşaltır ruhlarımıza. İşte şimdide öyle bir an. Nar çiçeklerinin bir bir döküldüğü bu vakitte, yüreklerimizde endişe rengi siyaha dönerken zihnimizde oluşuveren düşünceler bir yaprağın yer çekimine yenik düşmeye mahkum olduğu gibi bizi çekmekte kendi içine.

 

Bir taraflarımızdan bir şeyler koparır gibi ruhumuzda eksik, düşüncede ise keşkelerin uçuştuğu gelgitlerin cevapsız sarmalında dönmekte şafağa takılı kalan gözlerimiz. İnan ki bende mi öyle bir boşluk duygusu var yoksa herkeste mi yaşanıyor bu kırgınlık meteforu bilemiyorum.

 

 Katı zamanlarda şeytanın şövelyelerinin fütursuzca zehrini boşalttığı morg soğukluklarının yaşandığı anlarda, delik deşik edilmiş yalnızlık duygusuyla, ısındığın kendine yakın bir yürek ateşi olarak kabul ettiğin kalplerin yüreğinden bir bir çok uzaklara göçüp gittiğini görmek nasıl büyük yıkımlara gebe ise bir zihniyetin ufukta kaybolması da öyle bir şey şu dar düşüncelere arasında.

 

Kader keskin bir kılıç gibi zehirli kelimelerle saldırmakta düşünce dünyama. Ama neylersin yaşamak hasretler, ayrılıklar üzerine kurulu bir erguvan bahçesi; bazende toprağın çehresinde ki çatlakların yağmura başladığı umut gibi gelir insana. Ne güzel başlamıştık daha dün gibi ızdıraplar arasında kalp sızlarımızı tamir edip ruhlarımızı rahmet yağmurlarıyla beslemeye.Nisan yağmurlarının toprağa düşüşünün hayaliyle çınar ağaçlarını sarmalayan allı, morlu, yemyeşil sarmaşıkların sarıp sarmaladığı bir mevsimin hayaliyle kurulu anılar bahçeleri kurmaya. En kötü anlarda bile birbirimize derman olmaya, umutlarımıza umut katmaya karanlıklar dehlizlerinde bir birimizden habersiz.

 

Ne güzel başlamıştık eleştiri oklarının bir bir bizleri ölüme mahkum ettiği; beraatimizin gurbet diye bize kesilişinin o sisli karanlık sağnaklarında birbirimize şemsiye olmaya. Ama artık yoksun yokluğunun varlığında. Kelimeler yetim kalacak ve cümleler nesnesiz, gözyaşları içine akacak sessiz sessiz nar çiçeklerinin diyar-ı karasında. Akasya hışırtıları sahiplerini arayacak ve ağıtları yankılanacak hoyratlaşan rüzgarın tozunda karşı tepelerde.

 

Ağlama sesleri yükselecek bir daha anılmama korkusuyla. Uzaktan uzağa tebessümün eden yıldızlara bakarak senin manevi değerin anlaşılacak, güç katarak ruberu birer hicret kervanı olacaklar lacivertleşen karanlık aydınlığında, yokluğun zifiri çehreleri da katılaştıracak insanlara sen yoksun diye…

 

İnsan bir zaman şahit olacak yokluğunun doğurduğu kedere, birde arayıpta bulanamayan acizane gözlerindeki hayat ışıltısına. O an kim bilir ab-ı hayat düşüncelerini kime sunmaktasın. O an kim bilir hangi toplulukta beklenen bir konuksun. O an kim bilir hicranı bilen hangi Yusuf'un Züleyha'sının yanındasın. Ama unutma ki gecesi karanlık olan bu diyarlarda o senin bıraktığın ışık halen közü olmadan kandiller yakmakta.

 

Bir taraflara eldeki ekmek tutan taş olmadığını unutma. Unutma ki; zaman ya da mekan insanlara arası gerçekler üzerine kurulu dostluklarda birer manidar kavram olmaya mahkumdurlar.

 

Gök olabildiğince acılı, zaman alabildiğince akar dostluklar için. Ve kalbin atar sonsuzluk kervanına, hep yanar insanın içindeki yaşama arzusu o ateş sönmediği müddetçe. Biz seninle gah bulanık sularda akmadık mı zamanın içi içe geçtiği o demlerde. Bazen de tarutaze çıkmadık mı acıların içinden umutlarımıza. Her şeye rağmen bu şarlatan zamanın zehirli devrinde, içinde bu tür davranışların benim tarafımda kadre değer birer andı inan ki. Ve o anları aramayacakta, anmayacakta değilim. Şunu da söylemeliyim burada; en çok değer verdiğim daha doğrusu güvene değer saydığım kişilik abidelerinin yıkılışını görmek ne kadar acı veriyorsa da insana. Hayat bu işte…

 

Bunun dışında ne yazsam kar etmez bu katıksız zaman diliminde. Bu zaten hayatın şaşırtan yönünün ve her şeyden önce de öze dönüşün, sabahın ilk ışıklarının yüreğimize damlamasıdır birazda.

 
Etiketler: YOKLUĞUN, VARLIĞINDA,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Kasım 2021
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
137 Okunma.
19 Kasım 2021
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
132 Okunma.
17 Kasım 2021
KALBİN KIRIK TARAFI
119 Okunma.
13 Kasım 2021
KAHVENİN SERÜVENİ
151 Okunma.
10 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 2
193 Okunma.
09 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 1
155 Okunma.
05 Kasım 2021
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
195 Okunma.
27 Ekim 2021
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
267 Okunma.
22 Ekim 2021
ÇOCUK YETİŞTİRMEK BİR SANATTIR
234 Okunma.
25 Eylül 2021
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
283 Okunma.
23 Eylül 2021
SENİ DÜŞÜNMEK
306 Okunma.
10 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-2
370 Okunma.
09 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-1
287 Okunma.
03 Eylül 2021
GİTMESEYDİN EĞER
387 Okunma.
31 Ağustos 2021
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
374 Okunma.
27 Ağustos 2021
GİDİŞİNLE...
397 Okunma.
20 Ağustos 2021
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
431 Okunma.
26 Temmuz 2021
CAFE'NİN HİKÂYESİ
618 Okunma.
20 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT-III.
947 Okunma.
19 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -II-
613 Okunma.
18 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -I-
694 Okunma.
17 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT
612 Okunma.
23 Şubat 2021
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
1412 Okunma.
15 Şubat 2021
SEVGİLİLER GÜNÜNE REDDİYE
816 Okunma.
12 Şubat 2021
SEVMELİYİM
713 Okunma.
28 Aralık 2020
HOŞ BİR SADÂ..!
1195 Okunma.
07 Aralık 2020
MİSBAH HİCRİ HOCAMIZ VEDA ETTİ
1399 Okunma.
02 Aralık 2020
NARIN HİKÂYESİ
1011 Okunma.
13 Kasım 2020
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
1160 Okunma.
09 Kasım 2020
GÜL BAHÇESİ
802 Okunma.
10 Eylül 2020
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
1799 Okunma.
14 Ocak 2020
MAŞALLAH (!) HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
1219 Okunma.
25 Eylül 2019
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
1512 Okunma.
13 Eylül 2019
KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN...
1162 Okunma.
29 Ağustos 2019
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ.!
2134 Okunma.
20 Ağustos 2019
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
1354 Okunma.
03 Ağustos 2019
BİR OKUYUCU MEKTUBU
1172 Okunma.
20 Şubat 2019
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
1490 Okunma.
11 Şubat 2019
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
1831 Okunma.
04 Ocak 2019
URFALI MEHMET AKİF
2235 Okunma.
05 Eylül 2018
ACI HAYAL
2933 Okunma.
30 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 2
7261 Okunma.
29 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 1
5160 Okunma.
23 Ekim 2017
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
2437 Okunma.
13 Eylül 2017
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
2508 Okunma.
20 Haziran 2017
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
2993 Okunma.
27 Mayıs 2017
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
2637 Okunma.
13 Mayıs 2017
BİRAZ DA NOSTALJİ
2525 Okunma.
14 Şubat 2017
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
2950 Okunma.
07 Ocak 2017
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
3373 Okunma.
18 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
2934 Okunma.
17 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
2720 Okunma.
23 Haziran 2016
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
3132 Okunma.
31 Mayıs 2016
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
2847 Okunma.
25 Nisan 2016
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
2863 Okunma.
16 Nisan 2016
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
4223 Okunma.
14 Nisan 2016
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
3108 Okunma.
13 Şubat 2016
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
704 Okunma.
15 Ocak 2016
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
4258 Okunma.
01 Aralık 2015
"M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN" ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
2718 Okunma.
27 Şubat 2015
YEŞİLAY ve TBM
3413 Okunma.
22 Ağustos 2014
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
3069 Okunma.
06 Ağustos 2014
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
7047 Okunma.
04 Temmuz 2014
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
3691 Okunma.
21 Haziran 2014
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
3067 Okunma.
22 Mayıs 2014
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
3791 Okunma.
17 Mayıs 2014
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
3514 Okunma.
09 Mayıs 2014
ŞEHİR VE MEDENİYET
3608 Okunma.
18 Nisan 2014
YENİDEN MERHABA
3638 Okunma.
Haber Yazılımı