Şehrimizin ulaşım sorunları her geçen daha da çetrefilli hale geliyor. Sağlıklı bir imar planı yapılmadığından şehir adeta sıkışıp kalmış. Yollar dar, şoförlerin çoğu duyarsız. Trafikte saygı, hoşgörü, park kullanma kültürü yok denecek kadar az. Özel araç sayısının aşırılığı şehrin canına okurken, toplu ulaşım araçları ve bu konudaki anlayış kıtlığı da vatandaşın canına okuyor.
Belediye anlamsız bir şekilde ulaşımdan elini ayağını çekmiş durumda.Vatandaşı minübüs kooperatiflerinin vicdanına bırakmış. İşi sadece kar amacı ile yapan çoğu kooperatifçinin de tek amacı var, daha çok para kazanmak.Vatandaş ayakta kalmış, sıkışmış, ezilmiş umurunda bile olmaz.
Bir iki şikayet edersiniz. Bir dahaki sefere şikayet ettiğiniz şoförle yüz yüze gelirsiniz. Şaka gibi ama gerçek. TOKİ istikametinde çalışan bir minübüsü zamana riayet etmediği için belediyeye şikayet eden arkadaşımız minibüse bindikten sonra şoförün kendi ismini anons etmesi ile irkilmiş. Ancak arkadaş hakkından vazgeçmeyip "benim" deyip itirazını ona da yapmış. Tabi bu bir öğretmenin başından geçen olay. Vatandaşın neler yaşayacağını varın siz tahmin edin.
Minibüs hatlarındaki keyfilik maalesef her geçen artarak devam ediyor. Belediye ve Trafik Şube Müdürlüğü'nün duyarsızlığı nedeni ile bu aralar sorumsuzluk ve keyfilik daha da katmerlenmiş. Özellikle sabah ve akşam mesai saatlerine yakın yolculuk işkenceye dönüşüyor. Bilhassa Karaköprü, TOKİ gibi hatlarda seyahat edecek olursanız ayakta, tıka basa bir minibüste yol gitmeye baştan hazır olun.
Üstüne üstelik muavin kabalıkları da cabası. Pişkinlik ve köylü kurnazlığının, duygu istismarının her türlü versiyonuna şahit olabilirsiniz. Yok akşam üzeri, yok mesai vakti, yok okullar dağılıyor vesaire vesaire.. Hizmet alırken hezimete uğramak böyle bir şey herhalde. İnsanlar arabaları ile hizmet vereceğim diye sözleşme yapıp trafiğe çıkıyorlar. Ondan sonra babasının hayrına taşıma yapıyormuşçasına vatandaşa tafra yapıyorlar.
Hukukun, kanunun bu derece çiğnenmesi karşısında asıl yetki sahipleri de maalesef sessiz kalıyor. Başta belediye ve trafik şube müdürlüğüne bir kez daha sesleniyorum. Vatandaş olarak kendi paramızla eziyet çekmekten bıktık. Belediye ulaşım konusunu tekrar düşünmeli, kooperatiflerin sorumlu davranması için işi sıkı tutmalıdır.
Trafik şube müdürlüğü de minibüsler standartlarında ulaşım yapana kadar denetleme işini ciddi yapmalıdır. Özellikle yoğunluğun yüksek olduğu saatlerde ek seferler konulmalı veya daha geniş araçların trafiğe girmesi için çözümler bulunmalıdır.
Hülasa Göbeklitepesi, Balıklıgölü, tarih ve kültürü ile peygamberler şehri olarak övüne durduğumuz marka şehrin imajını her geçen gün bozan bu uygulamalardan kurtulmak için, Belediye başkanımızın ve diğer yetkililerin konuya hassasiyet göstermesini sabırla bekleyeceğim.