Sevgili okurlar; çağımız dünyasında örgütlenmek ve birlikte hareket etmenin önemi gün geçtikçe artıyor.
Siverek köylüleri örgütlenme işinde çok geri kaldıkları bir gerçek. Köylülerin bir araya gelip örgütlenmemelerinin birçok nedeni vardır, örgütlenmenin önünde ki engellerin analizini yapıp kafanızı şişirmek istemiyorum, sizlerde az çok benim kadar örgütlenme önünde ki engelleri biliyorsunuz!
Kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımız bu güne kadar bir araya gelip örgütlenmedikleri için; yaşadıkları köylerinin, mezralarının birçok sorunu halen varlığını sürdürmektedir. Örgütlenip bir araya gelip sosyal bir güç olamayan vatandaşlarımız sorunların çözümünü hep başkalarından beklemişlerdir. Örgütsüz köylülerin umudu, köy muhtarları olmuş, muhtarların umudu da ilçe kaymakamı ya da siyasi partilerin il ve ilçe başkanları olmuş Bu gün bile küçük bir sorunu çözemeyen köylülerimiz var, örnek verirsek;(Köy okulunun camlarının olmayışı, köy içme sularının dinamolarının arızası, köy elektrik trafolarının şartellerinin yanması) Ve benzeri küçük sorunları bile çözemeyip, bu sorunların çözümünü kaymakamlıklardan ve ya ilgili müdürlüklerden bekliyorlar.
Son yıllarda gerek devletimiz, gerekse Avrupa Birliği tarafından finanse edilen bir dizi proje imkânı sunulmaktadır, özelikle kırsal kalkınmaya dayalı, tarımın modernleşip, verimi artırmaya dayalı bu modern projelerden kırsal alanda yaşayan insanlarımız yararlanamıyor. Bu projelerden yararlanmanın tek yolu kooperatifleşmek. Bu güne kadar, bir araya gelip örgütlenemeyen çiftçilerimiz ve besicilerimiz; Devletin ve özelikle Avrupa Birliği Kırsal kalkınma ajanslarının sunduğu kredilerden ve hibe kaynaklarından faydalanamadılar. Bu konuda sevgili dostum eczacı Medet Abbasoğlu'nun tüm çabaları istenilen sonuçları veremedi. Abbasoğlu'nun çabalarıyla sadece Bucak Bölgesinde üç dört köyde kooperatifleşmeye gidilerek ekolojik nar üreticiliği yapılmaya başlandı.
İlçe genelinde son yıllarda birkaç köy kooperatifi kurulsa da, bunların sayısı çok az. Köylülerimiz bir araya gelip örgütlenmeseler; bir yüzyıl daha geçse, kalkınıp gelişemezler. Birlikte hareket edip örgütlenmenin birden çok yararı olacak. Örgütlenen köylüler birçok sorununu kurdukları dernek ve kooperatifler aracılığıyla kendileri çözecekler. Örgütlenen köylüler modern tarım ve hayvancılığı öğrenip üretimlerini artıracak, devletin ve Avrupa Birliğinin veya diğer vakıf ve derneklerin desteğiyle alternatif tarıma yönelip gelir düzeylerini geliştirdikleri gibi, daha çağdaş ve modern bir yaşama kavuşacaklarına inanıyorum.
Benim görüşüme göre örgütlenemeyen köylülerimiz Nasrettin Hoca misali bindikleri dalı her gün biraz daha keserek hem verimliliği, hem de kendileri düşürecekler ağaçtan
Yazımın başında da belirttiğim gibi son yıllarda kırsal alanda yetişen bazı genç girişimciler sayesinde küçük çapta da olsa belli örgütlenmeler yaşanıyor. Bu konuda bir gelişmede Karacadağ bölgesinde bulunan Avurtepe köyünde ve mezralarında yaşayan insanlar bir araya gelerek iki farklı isimle örgütlendiler. Bölgede tüm zorluklara göğüs geren Sedat Kıran önce; Avurtepe Köyü ve mezralarının Dayanışma Kalkındırma ve Kültür Derneğini kurdu. Bu derneğin ana hedefinde bölgede sadece Karacadağ eteklerinde doğal olarak yetişen ayrıca ekimi de yapılan ters Lalelilerin bölgede üretimini yapıp Türkiye ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerine pazarlamaktı. Sedat Kıran Daha sonra Doğal Çiçek Soğanları Üreticileri Birliğini kurup bölgede ilk kez örgütlü ve bilinçli bir çalışma başlattı.
Bölgede zoru başararak çalışmalarını Hızlandıran Sedat Kıran, gazeteye gelerek yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kıran kurduğu Birlik ve Derneğin amacını şöyle açıklıyordu.''Dünyada tek, Türkiye'nin doğasında çıkan ters Lale ya da diğer ismiyle ağlayan gelin çiçeği mirasına sahip çıkmak. Türkiye de tanıtımını yapmak. Kaçak sökümü engellemek, Bölge insanlarının istihdamını, ekonomik olarak kalkındırmak, bölge insanında çiçek sevgisini oluşturmak. Kontrolü, bilinçli Pazar bulabilmek(Gerekirse yurt dışında Pazar oluşturabilmek) Kitle örgütü olarak; toplumsal barışı Sosyal Yardımlaşmayı oluşturarak ekonomik sahaların yaratılmasını sağlamak. Bölgede Şenlikler, Festivaller, Sosyal ve Kültürel etkinlikler düzenlemek, Lale çiçeğinin neslinin tükenmemesi için çalışmalar yapmak, lalelerin bu bölgeye özgün ve doğası olduğunu kanıtlamak. Ters lalelerin üretimini sağlamak için Avrupa Birliğinden koruma ve ekonomik yardımlardan yararlanmak. Bölgeye özgün tüm soğanlı bitki çeşit ve türlerini korumaya almak botanik bir üretim sahası oluşturmak''
Sedat Kıran'ın görüşleri böyle
Yıllardır gazeteci olarak bu güzel gelişmelerin, yani örgütlenip, bir arada hareket edip sorunların çözümünü birlikte hareketten kaynaklandığını yazıp duruyoruz. Dileğimiz bu örgütlenmenin tüm bölgede yaşanmasıdır.
Atalarımız boşuna dememiş''Birlikten Kuvvet Doğar''
Saygılarımla.