Moderatörlüğünü Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan'ın yaptığı "Küresel Kamuoyu ve Sivil Toplum: Medyanın Kitleleri Harekete Geçirme Gücü" başlıklı oturumda Avrupa Akdeniz İnsan Hakları Gözlem Merkezi Başkanı Ramy Abdu, doktor yazar Said Elhaj, aktivist ve avukat Fatima Mohammadi ile akademisyen Marria Giampaolo konuşmacı olarak yer aldı.

AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Özhan, oturumun açılışında medyanın kitleleri harekete geçirme gücünün özellikle Gazze meselesi bağlamında oldukça önemli olduğunu vurguladı.

Özellikle çatışma zamanlarında medyanın çok daha önemli bir rol üstlendiğini kaydeden Özhan, sözü panelistlere bıraktı.

"İsrail, işlediği suçları örtbas etmeye çalışıyor"

Avrupa Akdeniz İnsan Hakları Gözlem Merkezi Başkanı Abdu, İsrail Gazze'de suç işlerken medyanın yaptıklarının daha büyük önem kazandığını dile getirdi.

Abdu, medyanın öneminin farkında olan İsrail'in Gazze'ye gazetecilerin girişini engellediğini, sistematik şekilde onları hedef aldığını, basın merkezlerini yıktığını, kendilerini ve ailelerini katlettiğini, internet ve iletişimi kestiğini hatırlattı.

İsrail'in suçları işlemeden önce temel hazırladığını belirten Abdu, Şifa Hastanesi'nin bombalanmasını örnek göstererek İsrail'in hastanede Hamas'ın karargahının olduğu yalanını servis ettiğini, kamuoyunu bu şekilde iknaya çalıştığını dile getirdi.

Abdu, "İsrail, işlediği suçları örtbas etmeye çalışıyor, Filistin'in anlatısını örtbas etmeye çalışıyor." dedi.

"İsrail, daha kurulmadan kendisine bir dokunulmazlık inşa etti"

Doktor yazar Elhaj, İsrail vatandaşlığından feragat eden ve daha sonra İsrail eleştirisiyle iyi bilinen ünlü tarihçi Ilan Pappe'nin İsrail Fikri kitabında çok önemli bir anekdot anlattığını söyledi.

Elhaj, sözlerini şöyle sürdürdü:

"1937'de daha sözde İsrail devleti kurulmadan, siyonist çetelerin Filistinlileri hedef aldığı bir dönemde uluslararası bir araştırma komitesi Filistin'e gelecek. Ben Gurion, bir tarihçiye gidiyor ve diyor ki: '2 hafta sonra bir komite gelecek, biz bu 2 hafta içerisinde Yahudilerin yüzlerce yıldır bu topraklarda olduğunu ve bu toprakların bizim hakkımız olduğunu ispatlayabilir miyiz?' Tarihçi, 'Tarihi perspektiften çok zor, 10 yıl alabilir.' diyor. Ben Gurion diyor ki: 'Anlamıyorsun, komite 2 hafta içerisinde gelecek, 2 hafta içerisinde bu tespiti yap, önümüzdeki 10 yıl içinde ispatlarsın.' Bu anekdot bize çok şey anlatıyor, İsrail daha kurulmadan kendisine bir dokunulmazlık inşa etti."

İsrail'in bu dokunulmazlığı hurafeler ve efsanelerle süslediğini kaydeden Elhaj, "'Halksız topraklara toprağı olmayan halkı getirdik' efsanesi, Arz-ı Mev'ud (vaadedilmiş topraklar) efsanesi, yenilmeyen ordu, bu bölgenin tek demokrasisi, Batı'nın bu bölgede temsilcisi gibi propagandalarla kendisini Batı'da dokunulmaz bir hale getirdi." dedi.

Elhaj, İsrail'i eleştirenlerin antisemitik diye damgalandığını söyledi.

7 Ekim'den itibaren yaşanan savaşın çok farklı boyutlarının bulunduğuna dikkati çeken Elhaj, bu savaşın sadece meydanda yaşanmadığını, başta medya olmak üzere birçok platformda sürdüğünü belirtti.

Elhaj, dünyada Filistin'i destekleyen anlatılar sayesinde uluslararası kamuoyunda desteğin arttığını ve kitlelerin harekete geçtiğini dile getirdi.

Filistin meselesine mevsimsel değil sürekli destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Elhaj, "Filistinlileri sadece mazlum, öldürülen, kurban olduklarında değil de haklarını savundukları, inisiyatif aldıkları zaman da destekleyelim." dedi.

Elhaj, gündemi İsrail'in belirlemesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

"Filistinli toplumun ve müttefiklerinin güçlendirilmesi oldukça önemli"

Aktivist ve avukat Mohammadi, ABD'de çok sorunlu bir bakış açısının olduğunu söyledi.

Yaşananlar hakkındaki bakış açısının dünya çapında değişme aşamasında olduğunu anlatan Mohammadi, "Bu büyük değişim, sahada bir eylemi harekete geçirmezse bize bir fayda sağlamayacak. Eğer hükümetler, halklarının görüşlerini savunmazsa bir işe yaramayacak çünkü temsili bir demokraside olması gereken budur." ifadelerini kullandı.

Mohammadi, ABD de dahil Batı dünyasında çok büyük katılımlı protestoların yapıldığını hatırlattı.

Filistin halkının direnişi sayesinde dünyada Filistin meselesine ilginin arttığını belirten Mohammadi, bu çerçevede yaptıkları çalışmaları ve eğitim faaliyetlerini anlattı.

Mohammadi, "Nehirden denize özgür Filistin'in sağlanması için Filistinli toplumun ve müttefiklerinin güçlendirilmesi oldukça önemli." dedi.

"Filistinliler, yaratıcı bir zihinle hareket ettiler ve çok başarılı oldular"

Akademisyen Giampaolo, konuşmasına Arapça, "1948'den bu yana direniş gösteren bütün Filistin halkına selam olsun." diyerek başladı.

Filistinlilerin sansürü ortadan kaldırmak ve davalarını duyurmak için çok fazla metot kullandığını kaydeden Giampaolo, Birinci İntifada'da bildirilerin insanları harekete geçirmek için çok önemli rol oynadığını, Filistin bayrağının yasaklandığı dönemde "karpuz"un sembol olarak kullanılmaya başlandığını ve bugün bu sembolün her yerde görülebildiğini anlattı.

Giampaolo, son dönemde ise dijital ve sosyal medyanın Filistin davasının anlatılması için yoğun şekilde kullanıldığını söyledi.

Karşı anlatıların oluşturulmasının çok önemli olduğunun altını çizen Giampaolo, "Sosyal medya, karşı anlatılar oluşturabileceğimiz bir alan. Mesela karpuzun görselinin yaygınlaştırılması gibi örneklerle karşılaşabiliyoruz." dedi.

Giampaolo, "Filistinliler, yaratıcı bir zihinle hareket ettiler ve çok başarılı oldular." değerlendirmesinde bulundu.

Oturumun ardından "Gazze Savaşı'nda Medyanın Hakikat Mücadelesi: Şiddet, Dezenformasyon, Sansür" sempozyumu sona erdi.

Kaynak: AA