İngiltere'de Liberal Demokrat Parti lideri Ed Davey, 1 Nisan'da yaptığı basın açıklamasında, İngiliz yardım çalışanlarının Gazze’de öldürülmesinin tam anlamıyla utanç verici olduğunu belirterek, "Bu cesur insanlar, Gazze’de açlık çeken ailelere yardım etmeye çalışıyorlardı." dedi.

Davey, İngiliz yapımı silahların bu tür saldırılarda kullanılmış olabileceği düşüncesinin "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu belirterek, "Hükümet, İsrail'e silah ihracatını askıya almak üzere derhal harekete geçmelidir." ifadesini kullandı.

Liberal Demokrat Parti lideri, Gazze'de derhal iki taraflı ateşkes sağlanması için de çabaların artırılması gerektiğini kaydetti.

Polonya Başbakanı Donald Tusk da X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Sayın Başbakan (Binyamin) Netanyahu ve Büyükelçi Yacov Livne, Polonyalıların birçoğu Hamas'ın saldırısından sonra İsrail ile dayanışma içinde olduğunu göstermiştir. Ancak bugün bu dayanışmayı zor bir teste tabi tutuyorsunuz." ifadelerine yer verdi.

Donald Tusk, saldırı ve Netanyahu'nun saldırıya tepkisinin öfke uyandırdığını vurguladı.

Polish Radio Three'ye konuşan Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski de "Bu durum, Netanyahu'nun dün dediği gibi 'savaşta böyle şeyler olur' diyerek geçiştirilemez." ifadesini kullandı.

İsrail ordusunun "silah kullanmaya ilişkin kurallarında açıkça bir sıkıntı olduğunu" söyleyen Sikorski, "Eğer aralarında terörist olduğu için konvoyun bilinçli olarak hedef alındığı ve sivillerin feda edildiği doğruysa, bunun haklı çıkarılabileceği bir sistem bilmiyorum. Eğer öyleyse, İsrail özür dilemeli ve kurbanların ailelerine tazminat ödemelidir." diye konuştu.

ABD

ABD Başkanı Joe Biden, uluslararası yardım kuruluşu WCK çalışanlarının Gazze'de İsrail tarafından öldürülmesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı ve saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini iletti.

Söz konusu olayı "trajedi" olarak niteleyen Biden, "Gazze'de insani yardım dağıtmak gerçekten çok zor çünkü İsrail acil ihtiyacı olan kişilere yardım ulaştırmaya çalışan yardım görevlilerini korumak için gerekenleri yapmadı." ifadesini kullandı.

Biden, "Gazze'de, aralarında bir Amerikalının da bulunduğu 7 World Central Kitchen görevlisinin ölümünden büyük üzüntü ve öfke duydum. Onların ölümü bir trajedidir." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail'in saldırıyı soruşturmaya başladığını aktaran Biden, Tel Aviv'den hızlı ve kapsamlı bir soruşturma yapıp sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmasını ve sorumluların hesap vermesini istediğini vurguladı.

Biden, saldırının tek bir olay olmadığını, benzer saldırıların daha önce de meydana geldiğini kaydederek, "Bu çatışma, yakın tarihte en fazla insani yardım görevlisinin öldürüldüğü çatışmalardan biri oldu. Bu sebeple Gazze'de insani yardım dağıtmak gerçekten çok zor çünkü İsrail acil ihtiyacı olan kişilere yardım ulaştırmaya çalışan yardım görevlilerini korumak için gerekenleri yapmadı." ifadesine yer verdi.

İsrail'in Gazze'deki sivilleri koruma konusunda da gerekenleri yapmadığını anlatan Biden, "Bu gibi saldırılar olmamalı. ABD, İsrail'i Hamas'a yönelik askeri operasyonları ile insani yardım çalışmalarını ayırması gerektiği konusunda sürekli teşvik ediyor." değerlendirmesini yaptı.

NATO

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel'de düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ilk gün oturumlarının sonunda gazetecilere yaptığı açıklamada İsrail'in Gazze'de insani yardım kuruluşu WCK çalışanlarını hedef alan saldırısını kınadı.

Genel Sekreter, bir gazetecinin "(Gazze'de) Bir dizi yardım görevlisinin öldürülmesi ve İsrail'in hava saldırısı sonucu orada yaşanan insani krize ilişkin tepkinizi öğrenebilir miyiz? Bir NATO üyesinin, İsrail'e mühimmat ve silah sağlamaya istekli ve muktedir görünürken aynı şeyi Ukrayna için yapamıyor olması sizi endişelendiriyor mu?" sorusuna yanıt verdi.

Gazze'de yaşananların "insani felaket" olduğunu söyleyen Stoltenberg, "Acı çekildiğini görüyoruz, sivillerin öldürüldüğünü görüyoruz ve yardım görevlilerine yönelik saldırıyı da gördük, saldırıyı kınıyorum." ifadesini kullandı.

Stoltenberg, Gazze'de devam eden saldırıların, siviller ve bölgedeki insani yardım çalışanları için ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Birleşik Krallık, ABD ve diğer pek çok müttefikin bu çatışmaya siyasi bir çözüm bulunması amacıyla bir tür ateşkes sağlanmasına yönelik çabalarını memnuniyetle karşılıyorum. NATO doğrudan bir rol oynamamaktadır ancak NATO müttefiklerinin çabalarını memnuniyetle karşılamaktadır." şeklinde konuştu.

Avustralya

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, İsrailli mevkidaşı Binyamin Netanyahu ile Gazze'de İsrail'in saldırılarında öldürülen WCK çalışanlarından Avustralya vatandaşı Lalzawmi Zomi Frankcom hakkında görüştü.

Sosyal medya hesabı X'ten paylaşımda bulunan Albanese, Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde Frankcom'un öldürülmesini konuştuğunu belirterek, "Avustralya'nın Zomi Frankcom'un ölümünden duyduğu öfkeyi ve endişeyi bu sabah Başbakan Netanyahu'ya bir telefon görüşmesinde dile getirdim." ifadesini kullandı.

İnsani yardım çalışanlarının öldürülmesi olayına ilişkin "tam bir şeffaflık ve hesap verebilirlik" istediğini belirten Albanese, büyük miktarlarda yardımın "engelsiz" olarak bir an önce Gazze'ye ulaşması gerektiği yönünde çağrı yaptığını bildirdi.

İspanya

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Orta Doğu turunun son durağı Katar'da Başbakan ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında konuştu.

Netanyahu'nun WCK'ye bağlı 7 çalışanın ölümüne neden olan saldırıyla ilgili sözlerini "kabul edilemez ve yetersiz" olarak nitelendiren Sanchez, "Daha ayrıntılı ve kapsamlı bir açıklama bekliyoruz. Bu olduktan sonra Netanyahu hükümetine karşı ne tür bir tavır alacağımızı göreceğiz." dedi.

WCK çalışanlarının öldürülmesi

İsrail'in 1 Nisan'da Gazze'deki Deyr el-Belah bölgesine düzenlediği saldırıda, uluslararası yardım kuruluşu World Central Kitchen'ın çalışanları hayatını kaybetmişti.

Merkezi ABD'nin başkenti Washington'da bulunan WCK'den yapılan açıklamada, Gazze'de İsrail'in saldırısında 7 çalışanın öldüğü bildirilmişti.

Hayatını kaybeden çalışanların Avustralya, Polonya, Birleşik Krallık, ABD-Kanada ve Filistin uyruklu olduğu belirtilen açıklamada, ekibin saldırı sırasında çatışmasızlık bölgesinde kuruluş logosu taşıyan 2 zırhlı araçta bulunduğu kaydedilmişti.

Açıklamada, "Bu bir trajedi. İnsani yardım çalışanları ve siviller asla ve asla hedef olmamalı." değerlendirmesinde bulunulmuştu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise WCK çalışanlarının öldürülmesinde "kasıt olmadığını" belirterek, "Savaşlarda bu tür olaylar olur, bunu sonuna kadar araştıracağız. İlgili hükümetlerle iletişim halindeyiz. Bunun yeniden olmaması için her şeyi yapacağız." ifadesini kullanmıştı.

Kaynak: AA