Urfa’dan Bakış’ta Suriye işgali, PKK-FETÖ terör örgütleri konuşuldu

Güncel 08.12.2022 - 09:49, Güncelleme: 08.12.2022 - 09:49 1994+ kez okundu.
 

Urfa’dan Bakış’ta Suriye işgali, PKK-FETÖ terör örgütleri konuşuldu

Veysel Polat'ın hazırlayıp sunduğu " Urfa'dan Bakış" programının konukları olan Gazeteciler, Şanlıurfa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni M. Kamil Güler ve Yeniurfa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Canbeyli, Suriye'nin işgali, PKK, FETÖ terör örgütleri konuşuldu.
İshak   POLAT / Veysel Polat'ın hazırlayıp sunduğu " Urfa'dan Bakış" programının konukları olan Şanlıurfa  Gazetesi Yazı İşleri Müdürü M. Kamil Güler ve Yeniurfa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Canbeyli programın üçünkü kısmında Suriye'nin işgali, PKK, FETÖ terör örgütlerine ilişkin görüşlerini dile getirdiler.  Veysel Polat; Bugün Suriye'ye baktığımız zaman oradaki SDG/PKK/YPG'nin Başkanı Salih Müslim güya Kürtlerin temsilcisi ama bir gecede Aynel Arab'tan diğer adı ile Kobani'de bir gecede 250 bin Kürt, Türkiye'ye sığındı. Bunun yanı sıra bir çok Suriyeli Kürt PKK/YPG'nin zulmünden kaçarak  Türkiye sığındı. Ha keza SDG/PKK/YPG'ni Başkanı Salih Müslim'in sürgün ettiği ağabeyi Mustafa Müslim Türkiye'ye sığındı ve burada vefat ettiği zamana kadar Suriye'de Kürtlerin üzerinden  yapılan oyunlara dikkat çekti. Bir yanda zulme uğrayanlar bir yanda onlara 4-5milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan Türkiye buralara müdahale edip bu insanlara güvenli bölge oluşturmaya, onları vatanlarına kavuşturmaya , Türkiye'ye yönelik terör saldırılarını durdurmaya  çalışırken ABD, Rusya, Fransa müdahale edemezsin diyor. Suriye'de Kürt, Türkiye'de Suriyeli olan bu insanların penceresinden Mehmet Canbeyli, Suriye'yi nasıl görüyor? Mehmet Canbeyli; Suriye'ye gelince; 2011 yılında başlayan iç savaşın başlangıcında Sayın  Cumhurbaşkanı Suriyelilere "kapımız açık gelin " dedi. Beşar Esad'ın o zaman Türkiye'ye yönelik açıklamalarında; Türkiye'den rica ediyorum. Benim hiçbir vatandaşımı Türkiye'ye almayın. Ama bize iyilik yapmak istiyorsanız buyurun gelin BM ile birlikte çalışın Suriye'nin içerisinde 10-20 km derinlikte insani kamplar kurun" Türkiye başta yapması gerekenleri sonda yapmaya çalıştı. Türkiye önce dedi ki ben savaşın tarafıyım Esad gitmeli. Dönemin Başbakanı Sayın Davutoğlu çıktı " Emevi camisinde Cuma namazı kılacağız" peşinde sayın Cumhurbaşkanı dedi ki ; İnşallah önümüzdeki Cuma namazını Suriye'de eda edeceğiz" Biz savaşın başlarında yanlış yöntemler le gittik. Ben " emperyalist güçler yapıyor, emperyalist güçler yaptırıyor. " söylemine katılmıyorum. Türkiye ilk başta kendi yumruğunu masaya vurmuş olsaydı bugün Amerika da Rusya da Fransa da buraya bu denli giremezdi. Neden derseniz; Suriye birinci derecede bizim komşumuz. AK parti iktidara geldiğinde komşularımızla sıfır sorunumuz vardı. Ama bugün geldiğimiz noktada sırf sorun haline geldik. Böyle bir anlayış olmaz. Düne kadar Esadı katil olarak adlandırdık ama bugün yapılan açıklamaya baktığımız zaman " Suriye ile bir araya gelebiliriz" deniyor. YPG'nin 2007 den beri Suriye'de olduğunu Hükümet biliyordu. Neden tedbir alınmadı? Salih Müslim diyorsunuz. Salih Müslim'i kırmız halı ile karşılamadınız mı? Bu adan burada Başbakan ile MİT Başkanı ile görüşmedi mi ? O zaman Milliyetçi basın yanlış yapıyorsunuz diye eleştirdi. İyi komşu olursanız güven verirsiniz. Geçmişte Bakanlar Kurulu Suriye'de toplanmadı mı? Ben Suriyeli Bakanları da takip ediyorum. Söyledikleri biz Türkiye'ye güvenmiyoruz. Biz kendi ülkemizin siyasetini eleştirebiliyoruz yanlışını konuşabiliyoruz. Ama şu bir gerçek Türkiye Cumhuriyeti çok güçlü bir devlet. Ortadoğu'nu Amerika'sı ve bu gücünü sahaya yansıtamıyor. Libya'ya bakalım; hatırlayın Cumhurbaşkanın ilk başta NATO'nun Libya'ya girmesine karşıyız dedi ikinci gün NATO ile birlikte Libya'yı vurduk. Kaddafi bize ne yapmıştı. Suriye gelince biz neden Suriye'yi kendimize bu kadar düşman ettik? Yaptıklarımız doğru ise bugün neden " hadi görüşelim" diyoruz? İnsanların hata yapma şansı var ama ülkelerin hata yapma şansı yoktur. Ha keza Mısır ile aynı sıkıntıları yaşadık.  Aynı yanlışları FETÖ terör örgütünde de yaşadık. Bence sayın Cumhurbaşkanı'na yanlış bilgiler gidiyor bir çok konuda. Sonra da böyle çatlak çatlak şeyler oluşuyor.  PKK Terör örgütü Türkiye için bir güvenlik sorunudur. Tabi PKK'nın orada olması Türkiye için, hepimiz için hep büyük sorun ve sıkıntıdır. Güvenlik sorunu ve sıkıntısıdır. Ekonomik, güvenlik anlamında Ülkeyi uluslararasında zora sokuyor. Türkiye'nin bunu Irak Devleti ile görüşerek bunu çözmesi lazım. 5-6 aydır Türkiye PKK'yı oradan tamamen söküp atmak için ciddi çaba sarf ediyor ve kim devlete başkaldırıyorsa, silah çekiyorsa o silahın alınıp o gücün yok edilmesi gerekiyor.  FETÖ Terör örgütüne gelince; Devlet bir çok konuda yaptığı hatayı bu örgüt içinde yapmıştı. 40 yıl boyunca devletin içerisinde palazlanan, korunup kollanan bu örgütün ülke ve ülke dışındaki bağlantılarına bakmak lazım.   Temmuz darbe gecesi Heybeliada'dan kaçan kişilere bakmak lazım. Hata yapmamak lazım bence. "Yanıldık, aldatıldık" dememek için Devletin çok dikkatli davranması gerekiyor.  M. Kamil Güler; Dikkat çektiğiniz noktaya tamamen katılıyorum. Aynı oyun Suriye'de sahneleniyor. Suriye'de kurulan SDG adlı güç orada Kürtleri tamamen temsil ediyor mu? Etmiyor. Ama silah zoruyla orada insanlar ayrıştırılıyor ve Türkiye'ye ve Suriye'deki Araplara saldırtılıyor. Irakta insanlar nasıl şu bu diye ayrıştırıldıysa ki başarılı oldular aynı oyun Suriye'de de aynı. Bu oyun Türkiye'de de oynanmaya çalışılıyor ve Urfa'da aynı oyun sahneye konulmaya çalışılıyor. Urfa'da da insanları Türk, Kürt, Arap diye ayrıştırmaya çalışıyorlar ve fitne bir kıvılcıma sebep olmaz inşallah, çünkü Urfa sahip olduğu demografik yapı ve huzur ortamı ile Türkiye, Suriye, Irak ve İran gibi bir çok coğrafyaya örnek bir şehir. Urfa bu coğrafyada bir kardeşlik şehri. Bu şehirde her ırktan mezhepten insanlar kardeşçe yaşıyor. Ama geçen Türkiye'de yaygın bir STK temsilcisi ile görüştüğümüz zaman Amerika, İngiltere gibi ülkelerden STK görüntüsü altında Urfa'ya gelen bazı insanların evleri gezdiklerini, toplumun püf noktalarını araştırdıklarını dile getirdi. Bunlara çok dikkat etmek lazım. Bu yabancı STK'ların amacı insanları ayrıştırmak. Allah'a çok şükür Urfa yıllardır huzur ve kardeşlik şehir ve böyle devam edecektir. Bu kardeşlik ikliminin Kerkük, Musul, Halep Şam gibi şehirlerde de sürmesini diliyoruz.  PKK ve uzantıları Türkiye için hayati bir sorundur. Ha keza FETÖ'de aynı şekilde ülkemiz için bir güvenlik sorunudur. Bu örgütlerin arkasında istihbarat örgütleri vardır ve Devletin bu konuda çok dikkatli davranması gerekiyor.
Veysel Polat'ın hazırlayıp sunduğu " Urfa'dan Bakış" programının konukları olan Gazeteciler, Şanlıurfa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni M. Kamil Güler ve Yeniurfa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Canbeyli, Suriye'nin işgali, PKK, FETÖ terör örgütleri konuşuldu.

İshak   POLAT / Veysel Polat'ın hazırlayıp sunduğu " Urfa'dan Bakış" programının konukları olan Şanlıurfa  Gazetesi Yazı İşleri Müdürü M. Kamil Güler ve Yeniurfa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Canbeyli programın üçünkü kısmında Suriye'nin işgali, PKK, FETÖ terör örgütlerine ilişkin görüşlerini dile getirdiler. 
Veysel Polat; Bugün Suriye'ye baktığımız zaman oradaki SDG/PKK/YPG'nin Başkanı Salih Müslim güya Kürtlerin temsilcisi ama bir gecede Aynel Arab'tan diğer adı ile Kobani'de bir gecede 250 bin Kürt, Türkiye'ye sığındı. Bunun yanı sıra bir çok Suriyeli Kürt PKK/YPG'nin zulmünden kaçarak  Türkiye sığındı. Ha keza SDG/PKK/YPG'ni Başkanı Salih Müslim'in sürgün ettiği ağabeyi Mustafa Müslim Türkiye'ye sığındı ve burada vefat ettiği zamana kadar Suriye'de Kürtlerin üzerinden  yapılan oyunlara dikkat çekti. Bir yanda zulme uğrayanlar bir yanda onlara 4-5milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan Türkiye buralara müdahale edip bu insanlara güvenli bölge oluşturmaya, onları vatanlarına kavuşturmaya , Türkiye'ye yönelik terör saldırılarını durdurmaya  çalışırken ABD, Rusya, Fransa müdahale edemezsin diyor. Suriye'de Kürt, Türkiye'de Suriyeli olan bu insanların penceresinden Mehmet Canbeyli, Suriye'yi nasıl görüyor?
Mehmet Canbeyli; Suriye'ye gelince; 2011 yılında başlayan iç savaşın başlangıcında Sayın  Cumhurbaşkanı Suriyelilere "kapımız açık gelin " dedi. Beşar Esad'ın o zaman Türkiye'ye yönelik açıklamalarında; Türkiye'den rica ediyorum. Benim hiçbir vatandaşımı Türkiye'ye almayın. Ama bize iyilik yapmak istiyorsanız buyurun gelin BM ile birlikte çalışın Suriye'nin içerisinde 10-20 km derinlikte insani kamplar kurun" Türkiye başta yapması gerekenleri sonda yapmaya çalıştı. Türkiye önce dedi ki ben savaşın tarafıyım Esad gitmeli. Dönemin Başbakanı Sayın Davutoğlu çıktı " Emevi camisinde Cuma namazı kılacağız" peşinde sayın Cumhurbaşkanı dedi ki ; İnşallah önümüzdeki Cuma namazını Suriye'de eda edeceğiz" Biz savaşın başlarında yanlış yöntemler le gittik. Ben " emperyalist güçler yapıyor, emperyalist güçler yaptırıyor. " söylemine katılmıyorum. Türkiye ilk başta kendi yumruğunu masaya vurmuş olsaydı bugün Amerika da Rusya da Fransa da buraya bu denli giremezdi. Neden derseniz; Suriye birinci derecede bizim komşumuz. AK parti iktidara geldiğinde komşularımızla sıfır sorunumuz vardı. Ama bugün geldiğimiz noktada sırf sorun haline geldik. Böyle bir anlayış olmaz. Düne kadar Esadı katil olarak adlandırdık ama bugün yapılan açıklamaya baktığımız zaman " Suriye ile bir araya gelebiliriz" deniyor. YPG'nin 2007 den beri Suriye'de olduğunu Hükümet biliyordu. Neden tedbir alınmadı? Salih Müslim diyorsunuz. Salih Müslim'i kırmız halı ile karşılamadınız mı? Bu adan burada Başbakan ile MİT Başkanı ile görüşmedi mi ? O zaman Milliyetçi basın yanlış yapıyorsunuz diye eleştirdi. İyi komşu olursanız güven verirsiniz. Geçmişte Bakanlar Kurulu Suriye'de toplanmadı mı? Ben Suriyeli Bakanları da takip ediyorum. Söyledikleri biz Türkiye'ye güvenmiyoruz. Biz kendi ülkemizin siyasetini eleştirebiliyoruz yanlışını konuşabiliyoruz. Ama şu bir gerçek Türkiye Cumhuriyeti çok güçlü bir devlet. Ortadoğu'nu Amerika'sı ve bu gücünü sahaya yansıtamıyor. Libya'ya bakalım; hatırlayın Cumhurbaşkanın ilk başta NATO'nun Libya'ya girmesine karşıyız dedi ikinci gün NATO ile birlikte Libya'yı vurduk. Kaddafi bize ne yapmıştı. Suriye gelince biz neden Suriye'yi kendimize bu kadar düşman ettik? Yaptıklarımız doğru ise bugün neden " hadi görüşelim" diyoruz? İnsanların hata yapma şansı var ama ülkelerin hata yapma şansı yoktur. Ha keza Mısır ile aynı sıkıntıları yaşadık.  Aynı yanlışları FETÖ terör örgütünde de yaşadık. Bence sayın Cumhurbaşkanı'na yanlış bilgiler gidiyor bir çok konuda. Sonra da böyle çatlak çatlak şeyler oluşuyor. 
PKK Terör örgütü Türkiye için bir güvenlik sorunudur. Tabi PKK'nın orada olması Türkiye için, hepimiz için hep büyük sorun ve sıkıntıdır. Güvenlik sorunu ve sıkıntısıdır. Ekonomik, güvenlik anlamında Ülkeyi uluslararasında zora sokuyor. Türkiye'nin bunu Irak Devleti ile görüşerek bunu çözmesi lazım. 5-6 aydır Türkiye PKK'yı oradan tamamen söküp atmak için ciddi çaba sarf ediyor ve kim devlete başkaldırıyorsa, silah çekiyorsa o silahın alınıp o gücün yok edilmesi gerekiyor. 
FETÖ Terör örgütüne gelince; Devlet bir çok konuda yaptığı hatayı bu örgüt içinde yapmıştı. 40 yıl boyunca devletin içerisinde palazlanan, korunup kollanan bu örgütün ülke ve ülke dışındaki bağlantılarına bakmak lazım.   Temmuz darbe gecesi Heybeliada'dan kaçan kişilere bakmak lazım. Hata yapmamak lazım bence. "Yanıldık, aldatıldık" dememek için Devletin çok dikkatli davranması gerekiyor. 
M. Kamil Güler; Dikkat çektiğiniz noktaya tamamen katılıyorum. Aynı oyun Suriye'de sahneleniyor. Suriye'de kurulan SDG adlı güç orada Kürtleri tamamen temsil ediyor mu? Etmiyor. Ama silah zoruyla orada insanlar ayrıştırılıyor ve Türkiye'ye ve Suriye'deki Araplara saldırtılıyor. Irakta insanlar nasıl şu bu diye ayrıştırıldıysa ki başarılı oldular aynı oyun Suriye'de de aynı. Bu oyun Türkiye'de de oynanmaya çalışılıyor ve Urfa'da aynı oyun sahneye konulmaya çalışılıyor. Urfa'da da insanları Türk, Kürt, Arap diye ayrıştırmaya çalışıyorlar ve fitne bir kıvılcıma sebep olmaz inşallah, çünkü Urfa sahip olduğu demografik yapı ve huzur ortamı ile Türkiye, Suriye, Irak ve İran gibi bir çok coğrafyaya örnek bir şehir. Urfa bu coğrafyada bir kardeşlik şehri. Bu şehirde her ırktan mezhepten insanlar kardeşçe yaşıyor. Ama geçen Türkiye'de yaygın bir STK temsilcisi ile görüştüğümüz zaman Amerika, İngiltere gibi ülkelerden STK görüntüsü altında Urfa'ya gelen bazı insanların evleri gezdiklerini, toplumun püf noktalarını araştırdıklarını dile getirdi. Bunlara çok dikkat etmek lazım. Bu yabancı STK'ların amacı insanları ayrıştırmak. Allah'a çok şükür Urfa yıllardır huzur ve kardeşlik şehir ve böyle devam edecektir. Bu kardeşlik ikliminin Kerkük, Musul, Halep Şam gibi şehirlerde de sürmesini diliyoruz. 
PKK ve uzantıları Türkiye için hayati bir sorundur. Ha keza FETÖ'de aynı şekilde ülkemiz için bir güvenlik sorunudur. Bu örgütlerin arkasında istihbarat örgütleri vardır ve Devletin bu konuda çok dikkatli davranması gerekiyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gapgundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.