Yazı Detayı
25 Mart 2020 - Çarşamba 10:16 Bu yazı 946 kez okundu
 
BİR SEVDADIR ŞEHADET
Mehmet POLAT
 
 

 "Müslümanlar Kur'an hayatta nasıl uygulanacak, sorusundan kaçmak için, Kur'an'ın nasıl okunması gerektiği hususunda geniş bir ilim ürettiler."  -Aliya İzzet Begoviç

 

 Atomda çekirdek ne ise Müslüman’da şuur odur. İlimsiz din yobazlığa, gerizekalılığa; dinsiz ilimse ateizme sürekler. Bugün meydan ilimsiz din yobazlarıyla çalkalanıyor. Tabi işimize de geliyor. Etliye sütlüye karışmamak şiarımız oldu. Vicdanlara katran döktü geceler. En dramatik olaylar bile kılımızı kıpırdatmıyor. Aslanlar vadilerden çekilince, çakal ulumalarına kaldı meydan…

 

 Hele ağzını aç sıradan bir insanımızın, neler söylediği, nasıl İşkembe-i Kübra'dan attığını gör. Kulaklarına inanası gelmiyor insanın. Acep ne derece doğru diye, azıcık bir araştırma ve basiretle olaylara bakınca, anlatılanların (külliyen) yalan, algı operasyonu olduğu ortaya dökülüp sırıtıyor. Ne idik, ne hâle geldik. Öksüz yapı ustada kalınca, gözyaşı dökmek şarkımız oldu. Dünyadaki firavunlar tepinmeye ve haremgâhlarımız üzerine hesaplaşmaya başladılar.

 

 İşte Doğu Türkistan, Arakan, Mısır, Filistin, Irak ve Suriye gibi Müslüman kanının su gibi aktığı ata yadigârları… Ne gün dönecek yurduna, giden akıncı, o da meçhul. Gencecik fidanların bir kısmı, Çin işkenceleri altında kıyameti beklerken, diğer bir kısmı Siyonist çetelerin kurşunlarına hedef olup, Sisi gibi gaddarların kurduğu darağacı sehpalarında, Ümmetin suskun bakışları arasında, ne zamana dek şehadet şerbetini içmeye devam edecek? Dünya hırsı ve ölüm korkusundan uyandır Allah'ım.

 

 "Ben olsam, Müslüman Doğu'daki tüm mekteplere "eleştirel düşünme" dersleri koyardım. Batı'nın aksine Doğu bu acımasız mektepten geçmemiştir. Birçok zaafın kaynağı budur."  -Aliya izzet Begoviç

 

 Takva libasını üstümüzden attık. Din nedir, nasıl yaşanır? Sorularına kafa yormayıp, es geçtik. İslam ile alakası olmayan fiil, davranış ve prensipleri İslam'ınmış gibi dört elle sarıldık. Eleştirel düşünme "mihenk taşımız" olması lâzımken, fersah fersah uzağındayız. Ümmeti dinden bunca uzağa düşüren, sözde âlim, aydın ve toplum önderlerine veyl olsun. Bunlar Ümmeti didik didik ettiler. Bu dava arzın kaldıramayacağı nicelikte büyük. Her Müslüman gencin hedefi olmalı şehadet. Onunla kalkıp, onunla yatmalı. Bakınız Mahmut El-Ahmedi ile Sisi'nin mahkeme reisi arasında geçen diyalog:

 

Mahmut: Göklerin yargıcından yerin yargıçlarına(zalimlerin yargıçları) lanet olsun. Ben ve yanımdakilerin mazlum olduğunu biliyorum.

 

Yargıç: Sen suçunu itiraf etmişsin.

Mahmut: Bana o elektrik düzeneğini getir, seninle bir odaya geçelim. Vallahi, sana Enver Sedat'ı öldürmüş olduğunu itiraf ettiririm! Bize, Mısır'a 20 sene yetecek kadar elektrik verildi.

 

 Hayatının baharında şehadete yelken açan, bu kutlu İslam davası civan'larının suçu nedir? Rabb'imiz:  "Neden bahane üretip, tağut ve kan içici zalimlere karşı savaşmıyorsunuz?" Diye bizleri zulme direnmeye davet etmiyor mu?

 

 "İslam, bir yaşama biçimidir. Bir inanç olmakla kalmaz, aynı zamanda Müslüman yaşamına kapsamlı bir şekilde rehberlik eder. "Bu yaşam tarzı" ibadetlerden ibaret değildir. Kişinin yaptığı her şeyi ilgilendirir."     -Mahathir Muhammed

 

  Ümmet, imamesi kopmuş tesbih taneleri gibi darmadağın… Hiçbir konuda birliktelikleri kalmamış, hilafet unutulmuş, İslam halifesi yok. Adeta kurda yem olmuş durumda. Oluk oluk kan ve gözyaşı akıyor, tümü Müslümanların. Eskiye ait ne varsa, eskidir diye attık. Dinimize sırt çevirip tembelleştik. Dünyalık mevki, makamların esiri hâline geldik. Küffara şirin görünelim diye birçok şeylerini "iyi-kötü" demeden aldık.

 

 Örneğin, hayvanları doğal ortamından koparıp, tel kafeslerin arkasında tutsak etmek, boks ringlerinde birbirine öldürücü darbe vurarak, ölümüne bile sebep olan bu vahşeti uygarlık bağlamında kutsadık. Futbol topunu hınçla tekmeledikten sonra, hırsını alamayan kalabalıkların sokaklara taştıkları andan başlayarak, masum insanların otomobillerini yakmaya teşebbüs etmesi, havaya sıkılan kurşunlarla bilmedikleri, tanımadıkları insanların ölümüne neden olmaları, hangi gerekçelerle açıklanmalı? Bir çılgınlık hâli değil mi?

 

Tüm bunların İslam ülkeleri nezdinde ya da Müslümanlar arasında yaygınlaşması neyle izah edilebilir? Geçenlerde Büyükşehir Belediye Başkan adayını dinlerken, Şanlıurfa'da hayvanat bahçesinin olmayışı bir eksiklikmiş, seçilirsem bu eksikliği gidermek için hazırlıklara başlarım, demesi doğrusu bende bir yürek yangını oluşumuna sebep oldu.

 

 Gaziantep Hayvanat Bahçesi'ni gezerken, hayvanların o acıklı durumuna şahit oldum. Hemen hemen tümü esaret ve açlıktan, bir deri bir kemik kalmış. Binlerce değişik tür hayvanı kim tam besleyebilir? Bu işin bir yanı sadece. İçimden dedim ki bu şehre belediye başkanı olsaydım, ilk icraatim bu hayvanat bahçesini kapatır, tutsak hayvanları özgürleştirip, vatanlarına yollardım. Allah'ım sen bize acıma hissi ve basiret ver.

 

Karanlık bir gece, yol görünmüyor.

Yürüyorum dikenlerin üstünde.  

Karaçalı bana aman vermiyor,

Yürüyorum dikenlerin üstünde.

 

 Yolun görünebilmesi için yuvamıza (İslam'a) dönmemiz gerekir. Yoksa Beşar Esed ve Sisi gibi diktatörlerin zindanlarındaki mazlumların "ahu feryadı" Arş-ı Âlâ'yı titremeye devam eder.

 

İşkenceden büyük oranda nasiplenmiş Suriyeli Hena Muhsin bacımızın; "İşkence türünü, işkence gören masum yiğitlerin feryadından anlardık." İnsanın kimyasını darmadağın eden bu sözlerini (dikkat edin hayal veya hikâye değil) daha çoook dinleriz…    

 

 

 
Etiketler: BİR, SEVDADIR, ŞEHADET,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ekim 2021
ALLAH’IM
640 Okunma.
20 Ekim 2021
CAN AHMED
439 Okunma.
08 Ekim 2021
SAHADA KAYBEDEN BELEDİYELER
516 Okunma.
07 Ekim 2021
BEN FİLİSTİNLİ ÇOCUK
341 Okunma.
27 Eylül 2021
SÜRÜLEŞEN TOPLUM
441 Okunma.
18 Eylül 2021
ÖLÜM
692 Okunma.
31 Ağustos 2021
ANNEYİM BEN
880 Okunma.
31 Mart 2021
BİTİŞİK NİZAM DENİLEN UCÛBE YAPILAŞMA
1592 Okunma.
30 Aralık 2020
NİSÂ TAİFESİ VE AİLE
1434 Okunma.
02 Aralık 2020
BOĞAZDAN AŞAĞI İNMEYEN İSLÂM VE İSRAF
1025 Okunma.
03 Kasım 2020
FE EYNE TEZHEBÛN (GİDİŞ NEREYE?)
1335 Okunma.
22 Ekim 2020
“KAPIMIZ HERKESE AÇIK OLACAK” KUYRUKLU YALANI
1087 Okunma.
17 Eylül 2020
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI VE HAYVAN HAPİSHANESİ
1191 Okunma.
15 Eylül 2020
DİBE VURAN AHLÂK MEFHUMU VE BAŞIBOŞ YETİŞEN GENÇLİK
843 Okunma.
28 Mayıs 2020
BİR GÜZEL AYIN ARDINDAN
1350 Okunma.
07 Ekim 2019
GARİP CAMİLER VE DİYANETİN DİNDEN BİHABER ZAMANE HOCALARI
1729 Okunma.
01 Ekim 2019
BU HÂN-I İŞTİHA VE STK BAŞKANLARI
1677 Okunma.
10 Mayıs 2019
SAMİMİYET YOKLUĞU VE ÇELİŞKİLER YUMAĞI
1894 Okunma.
23 Nisan 2019
BİR DEVİR TESLİM TÖRENİNİN ARDINDAN HALİLİYE BELEDİYESİ
1483 Okunma.
14 Şubat 2019
DEVTEŞTİ MAHALLESİ VE BAŞINI KUMA GÖMEN YETKİLİLER
1971 Okunma.
17 Ocak 2019
SURİYELİ AİLENİN DRAMI
1918 Okunma.
01 Ocak 2019
İHH VE BEHÇET ATİLA
2365 Okunma.
20 Aralık 2018
BİR DOKUN BİN AH DİNLE KÂSE-İ FAĞFUR’DAN
2560 Okunma.
14 Aralık 2018
TÜKETİM TOPLUMU VE İKİ GÖNÜL ADAMI
1818 Okunma.
13 Aralık 2018
DİBE VURAN BELEDİYECİLİK
1527 Okunma.
Haber Yazılımı