Yazı Detayı
13 Ekim 2021 - Çarşamba 08:01 Bu yazı 366 kez okundu
 
DENGBEJLERİN SESİNİ DUYMAK İSTEYENLERE
Merve ASLANOĞLU
 
 

 Evet, dengbej, dengbejlerim, dengbejlerimin sesi, kelamı, kılamını anlatayım size. Ancak dengbejlerimi anlatmadan önce ilkin dengbejin ne olduğunu, kim olduğunu belirteyim.

 

Kürtçede deng sestir. Bej ise sese biçim verendir. Sese ruh katan, sesi anlamlaştıran, sesi canlı hale getiren mekânı ses olmuş insandır. Dengbej ; insana, insanlığa bir dil, kimlik, tarih, benlik, bellek veren ses, nefes; insanlığı çağlar boyu kesintisiz bir çağlayan haline getiren kaynaktır.

 

Şimdi sizlere dengbejlerimi anlatmaya Apê Qado'dan ( Kado Amca) başlayayım.

 

 Zaman, karın kırmızıya bulandığı zamanlardandı. Ape Qado böyle zamanlarda yüzü taş şöminede yanan odunların sıcaklığında kırmızıya dönüşmüş çirokbej anlatırdı. Kızıla dönmüş yüzü ve dilindeki çirokbej ile yaşadıklarını anlatırdı bize. Yalnız dili değil, gönlünden çıkan ses yoldaşı olurdu anıların. Sadece kendi yaşamına ses değil, geniş bir halkın sesi olurdu. Zaman;  kelam ve kılam zamanıydı.

 

Ape Qado'nun öyküleri, zamanın gerisine, zamana ve insanoğluna aitti. Nankör hafızanın bile unuttuklarını dile getirirdi Ape Qado. Tüm dengbejler gibi yüreğinde acı ile feleğin unutulan zamanlarına dokunurdu. Kedilerin havada donup kaldığı, günlerin geçmek için gökyüzünü deldiği zamanlarda soğuk ve bitap düşmüş köy odamıza sıcaklık getirdi. Ape Qado, yoksuldu, çevremize egemen olan yoksulların en yoksuluydu. Ancak gönlü cömertti. Sesi, kelamı ve destanları dışında fazla bir şeyi yoktu. Çoğu dengbej gibi geçimini kelamıyla yapıyordu. Paylaşma tutkusuyla yoksulluğunu geniş bir erdem haline getiriyordu. Ape Qado, gençliğimin sesi, söyleyicisi ve en özel dengbejiydi. O bir deng ustasıydı...Ape Qado, aklın ve düşüncenin sesi, ruhun ve vicdanın kelamıydı.

 

Zaman yine dengbejlerin zamanıydı. Dengbejlerin piri olan Evdalê Zeynikê'nin turnası kan kırmızı karı delip bahar getirmişti dağlara. Feleğin çarkının nasıl işlediğini anladığım günden beri bu büyük ustayı hep duydum. Gözü kör, sesi yanık, yüreği buruk ve sözleri birer inci olan talihsiz bir dengbej. Dengbejlerin kanadı kırık turnası.

 

Evdal,  ayak basamadığı  dağları, diyarları konuk etti stranlarına. -Evdal'ın sesi aşılmaz sınırları yok eden ilahi bir ses oldu. Sözlü edebiyatın zenginliğini durmadan romanlarının ayrılmaz ögesi haline getiren Yaşar Kemal, çoğu zaman çeşitli söyleyişlerinde "Evdale Zeynike Kürtlerin Homeros'udur."diyordu. Böylece evrensel bir kimlik veriyordu oldukça yerel olan Evdal'e.-

 

Farklı dengbejler, farklı zamanlarda, farklı ritimlerle 'lo lo Gulingo' diyorlardı. 'lo lo Gulingo, Gulingê min î deşta vê rewanê' ( Turnam, bu Iğdır ovasının nazlı turnası.) Dengebejlerin ritimlerinde dolandı bu kılamlar. Evdale'nin acısını taşıdılar diyardan diyara. Gule isimli bir dengbej sevdalısının kılamlarını taşıdılar dillerinde. Temo'nun babasını, kanadı kırık bir turnanın dostunu hatırladılar her stranda.

 

Sürmeli Mehmed Paşa isimli bir Osmanlı-Kürt paşasının dengbejiydi Evdale Zeynike. Paşa'nın seferleri için söylüyordu. Bahtsız oğlu için söylüyordu. Görmeyen gözleri, göremediği sevdiği için çalıyordu kavalını. Uçamayan turnasıyla beraber dağlara, Kürt tarihine, kaderine, acısına, memleketine söylüyordu. Yıllar sonra Evdal, isimsiz, sahipsiz yüzlerce kılam içinden bize ses oluyordu.

 

Dengbejlerin piriydi. Her şeyden önce çok üzgündü. Zengin bir gelenekten geldiği halde kolektif bir topluluğun herhangi bir dengbeji değil, kendine özgü bir dengdi. Bir kelamdı... Evdale Zeynike'nin sözlerinde bir müzik, bir makam vardı.

 

-Dengbejlerimi anlatabilme gücünü kendimde bulduğum iki büyük dengbeji anlattım sizlere. Daha Mehmed Uzun'undan öğrendiğim bir çok üstad var ama dengbejlerime denk  olacak lügata sahip değilim. Elimden geldiğince bir kaç dengbejden ve dengten daha bahsedeceğim.-

 

Dengbejler bizlere tarihi, yaşananları, unutulmuşları anlatır. Bunlardan biri; karlı bir kış günü askeri cezaevine giren bahtsız, çaresiz, zamanın kirlettiği köhne taşlardan biri olan Alihan. Vurulmuş bir geyiğin bakışlarıyla dolanan ve hayata kılamlarla başlayan bir dengbej. Siyabend û Xece olarak bilinen trajik bir eski zaman Kürt destanıyla evini, köyünü hatırlayan genç bir dengbej. Mala min ( evim) diye başladığı kelamlar; dar, sıkışık cezaevini sınırsız bir doğaya dönüştürüyordu. Alihan, söylediği kelamlar ile kelamın insana ve insanlığa ait olduğunu, yeni bir yaşamın kelam ile başlayabileceğini gösteren büyük bir dengbejdi.

 

 Gerçek anlamda bir söz ustası olan  Rıfatê Darê... (Maalesef isminden ve ustalığından başka çok fazla bilgim yok.)

 

Ve bildiğim dengbejlerin sonu olan Ehmedi Fermanê Kiki... Perse'in dizesinde söylediği gibi 'halkların ve onların ölümsüz dillerinin derinden uğultusuna kulak vermiş.' Bir dengbejdir. Ehmedê Fermane, kendinden emin, yaptığı işi bilen, işinin ehli; giyimi, kuşamı, duruşu ile yaptığı işte başarılı bir dengbej. Kiki'nin altın değerinde parlayan kelimeleriyle bin yıllık uykudan uyandırdığı hikâyeler, efsaneler, masallar...

 

İşte geniş ovaların, yalçın dağların dengbejleri. Kelamdan başka sığınağı olmayan bir milletin birliği. Kendisini dilde bulanların, geçmişi günyüzüne çıkarmak isteyenlerin, bir insani mutluluğu dil ile yaratanların, yaralarını dilin merhemiyle yok edenlerin, dil ile sürgün ve kaçak yaşamlarına bir anlam verenlerin, dil ile yaşam mekânlarını oluşturanların ortaklığı...

 

Dengbejlerim; yasaklanmış kelamın gizi. Güzelliğin ve gücün yaratığı hesapsız, çıkarsız bir yürek ortaklığı. Bitmez direnişin yarattığı umut. Faydacı ve çıkarcı duyguların çok ötesinde insani bir ortaklık.

 

Kadim bir geleneğin seslerini bize duyuran dengbejlere ve gecenin bütün yükünü taşıyan deng ustalarını eserleriyle diri tutan Mehmed Uzun'a saygı ve sevgilerimle.

 

Dengbejlerin sesini duymak isteyenlere.. ( Mehmed Uzun/Dengbejlerim)

 
Etiketler: DENGBEJLERİN, SESİNİ, DUYMAK, İSTEYENLERE,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Ocak 2022
BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAR HER ŞEY
198 Okunma.
31 Aralık 2021
ÜÇ NOKTA…
125 Okunma.
10 Aralık 2021
İÇİMİZDE YAŞAYAN GERÇEK MARTI JONATHAN'LARA...
261 Okunma.
01 Aralık 2021
HİÇSİZLEŞTİREMEDİKLERİMİZ
239 Okunma.
17 Kasım 2021
DÜNYAYA BENDEN BİR TURNA KUŞU
300 Okunma.
13 Kasım 2021
BİR VAROLUŞ ANATOMİSİ
288 Okunma.
06 Kasım 2021
TUTARSIZ ÇELİŞKİ
362 Okunma.
04 Kasım 2021
YENİ BİR DÜNYA İSTİYORUM
321 Okunma.
02 Kasım 2021
BİR ŞEHRİN SESİ
384 Okunma.
23 Ekim 2021
RAFLARA SIĞDIRILMIŞ HAYATLAR
399 Okunma.
21 Ekim 2021
BİR SABAH UYANDIĞIMDA SEN YOKSAN
371 Okunma.
15 Ekim 2021
NE KADINLAR SEVDİN ZATEN YOKTULAR
361 Okunma.
14 Ekim 2021
ŞAHSİ BİR ÖZYIKIMDIR
346 Okunma.
09 Ekim 2021
AFFETMEK ÜZERİNE
378 Okunma.
29 Eylül 2021
BİZ GÜZELLİKLERİ ESKİLERE EMANET ETTİK
440 Okunma.
28 Eylül 2021
KELİMELERİN ÖTESİNDE
383 Okunma.
24 Eylül 2021
KADERE HİÇ DE İNANMAZDIM (!)
441 Okunma.
14 Eylül 2021
BEN GELDİM
691 Okunma.
13 Eylül 2021
İKİ DÜNYAYI BİR ARAYA GETİR VE KOŞ
434 Okunma.
09 Eylül 2021
KARABASAN GİBİ BİR GELECEK ATMOSFERİ
453 Okunma.
06 Eylül 2021
SON ÇIRPINIŞLAR
537 Okunma.
03 Eylül 2021
KADİM BİR GELENEK
471 Okunma.
01 Eylül 2021
BAZEN VAZGEÇEBİLMEK LAZIM
504 Okunma.
28 Ağustos 2021
KANADI KOPMUŞ KUŞ
549 Okunma.
20 Ağustos 2021
BİRİLERİ AYAKTA DURMALI
559 Okunma.
03 Temmuz 2021
VAROLUŞSAL BİR YIKIM
789 Okunma.
01 Temmuz 2021
ACILARIN VE İNANÇLARIN GEMİSİ
623 Okunma.
14 Eylül 2020
DUVARDAKİ KOKU VE BİR MEKTUP MESELESİ
882 Okunma.
22 Nisan 2020
COVİD-19 (HER ŞEYE RAĞMEN KAZANDIRDIKLARI)
2824 Okunma.
02 Mart 2020
İPEK BÖCEĞİNİN SERÜVENİ
1392 Okunma.
26 Aralık 2019
BEN TUĞRUL
1372 Okunma.
17 Haziran 2019
YIL 1961
1540 Okunma.
Haber Yazılımı