Yazı Detayı
28 Temmuz 2017 - Cuma 07:04 Bu yazı 2390 kez okundu
 
DİYANET VE GÖRMEZ, SİYASETE KURBAN MI EDİLİYOR?
Osman GÜLEBAK
o.gulebak@gmail.com
 
 

Diyanet İşler Başkanı Prof. Mehmet Görmez'in istifa ettiği hakkında yapılan spekülasyonların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk defa konu hakkında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın başkan görevinin başındadır. Ama tabii kendisinin başka bir görevle devam gibi bir talebi vardı bu değerlendirilir. Ama sayın başkan şu anda görevinin başındadır. Ne istifa ne de görevinden alınma gibi bir durum yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi bir üslupla herhangi bir istifanın olmadığını ama görevden ayrılma gibi bir durumun söz konusu olduğunu ima etti. Yani yapılan spekülasyonlar boşa değilmiş.

Peki, göreve geldiği günden bu yana başarılı bir başkan profili çizen, Diyanetin çıtasını yükselten, 15 Temmuz'da darbe karşısında önemli bir rol üstlenen ve halkın sevgisini kazanan Görmez, neden görevi bırakmak istesin?

Elbette makamlar ve mevkiler kimsenin tapulu malı değil. Gelen mutlaka bir gün gider. Fakat sürece bakıldığında Görmez'in görevinden ayrılmak istemesinin aslında normal bir değişimden ziyade yaşanan bazı sorunlardan dolayı olduğu izlenimini veriyor.

Aslında Görmez'in istifaya zorlandığı geçtiğimiz günlerde bazı yazarlar tarafından dile getirildi ama nedense bu çok da kamuoyunun dikkatini çekmedi.

Herkes bu süreci kendine göre yorumlayarak bu ayrılışı bazı olaylarla ilişkilendirmeye çalışıyor. Bana göre ise bu süreci doğuran asıl sebebin ıskalandığını düşünüyorum. Yoksa ben Görmez’in öyle basit ve nefsi bir meseleden dolayı görevi bırakacağını şahsen düşünmüyorum.

Peki, Iskalanan bu talep ne?

Tabi ki Görmez'in göreve geldiği günden bu yana diline pelesenk yaptığı Diyanet’in özerkliği meselesi...

Kurulduğu günden bu yana kuruluş amacı, konumu, işleyişi ve başkanları açısından sürekli tartışma konusu olan Diyanet’in özerk olma meselesi, aslında sadece Görmez’in döneminde gündeme gelmiş bir olay değil.

Bu mesele, AK Parti hükümetinden önceki yıllarda yapılan Şura toplantılarında yer almış hatta 58’inci hükümet döneminde AB Uyum Yasaları çerçevesinde gündeme gelmişti. Ama nedense bu konuda hiçbir hükümet gerekli adımları at(a)madı.

Şırnak ziyareti dönüşü bu konuyu gündeme getiren Görmez, yeni anayasa yapılırken Diyanet’in de yeniden yapılandırılmasını talep ederek şunları söylemişti:

"Yeni anayasa tartışmalarında Diyanet'in mutlaka yeniden yapılandırılması gerekiyor. Diyanet'in tamamen siyasetin dışında, tamamen özerk bir kurum olması bence zaruret haline gelmiştir. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kamu tüzel kişiliği olan, idari, ilmi ve dini bakımdan özerk ama anayasal bir kuruluş olarak da varlığını sürdürmesinin faydalı olduğunu düşünüyorum.” demişti.

Elbette bu sözler sadece bir seferliğine söylenen sözler değildi. Görmez bu ve buna benzer sözleri birçok platformda dile getirdi. Görmez’in adeta dava haline getirdiği, hükümetin ise sessiz kalmayı tercih ettiği ve toplum tarafından ıskalanan özerklik meselesi Görmez’i istenmeyen adam konumuna getirdi.

Önce Kutlu Doğum Haftası üzerinden başladı saldırılar… Son yıllarda ABD ile yolları sık kesişen ‘hurafeciler’ grubu, kutlu doğum üzerinden günlerce basınında Diyanet ve Görmez’i hedef tahtasına koydu. Tüm bu saldırılar karşısında Görmez, geri adım atmadı.

Bunun üzerine bu grup, siyaset kurumunu hrekete geçirdi. Yani Görmez’in yıllarca işaret ettiği noktadan; siyasetin Diyanete müdahale etmesi…

Tartışmaların ısındığı bir döenmde Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bu grubun TV’sinde çıktığı programda Diyanetin Kutlu Doğum Haftasını Hicri takvimde sabitlemesi gerektiğini söyledi. Bunun karşısında mal bulmuş mağribi gibi sevinen bu grup, Kurtulmuş’un sözlerini manşetlerine çekti.

Kurtulmuş’un bu açıklamalarının ardından toplum Diyanet ile hükümet karşı karşıya mı gelecek diye düşünmeye başladı. Nihayet tüm gözlerin çevrildiği Diyanet, yaptığı istişare toplantısının ardından siyasetin müdahalesine rağmen siyasi mekanizmanın değil kendisinin inandığı bir karara imza attı. Yani o gün Diyanet, siyasete rağmen bir adım attı. Siyasete göre göre Görmez, bir nevi emre itaatsizlik yapmıştı!

Bu gelişmeyle Görmez, yıllardır dillendirdiği Diyanet’in özerkliği talebini ilk defa hayata geçirmiş oldu.

Tartışmaların odağında olan Görmez de, polemikler hakkında sorulan sorulara cevap verirken görevinden ayrılacağının sinyalini verdi.

Buruk olduğu görülen Görmez, konuyu soran gazetecilere: 'Yeri zamanı geldiği zaman teslim edilir. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir makamdan sonra talip olduğum bir görev vardır o da ilimdir. Hem aziz milletimizin hem de İslam dünyasının ilmi hayatına katkıda bulunmak için bir gayret içinde olacağım' dedi.

Peki, Siyaset Kurumu neden Diyanet’in ayrı bir kurum olmasını istemiyor? AK Parti hükümeti, bu konuda adım atmayı bırakın gündeme bile gelmesini neden istemiyor?

Hâlbuki siyasi iradenin bu konunun tartışılabilmesini ve bu konuda toplumun talebinin göz önünde bulundurulmasını sağlaması gerekmez mi?

Bu konuda otorite sayılan Hayrettin Karaman da bu konuda; Diyanet’in özerk olmasının gerekli olduğunu açıklayarak bunun aşamalı bir şekilde hayata geçirilmesinin gerektiğini söylüyor.

Karaman, “Türkiye'de iktidarlarla beraber Diyanet İşleri Başkanları değişir, başkanlarla beraber dairenin ileri gelen elemanları yedinci dereceden zelzeleye marûz kalır, arkasından sıra taşra teşkîlatına gelir; müftüler, vâizler, imamlar, kurs öğreticileri (tabîî bir kısmı) tedirgin edilir, vazifeden alınır, sürülür, nakledilir. Personelin nakil ve tayini konusunda siyasî baskılar yapılır. Başkanlığın din bilimi uzmanları, dünyada ve ülkede cereyan eden olaylar karşısında dînin hükmünü, kendi görüş ve yorumlarını serbestçe açıklama imkânından mahrumdurlar. Üstelik zaman zaman belli bir görüş ve uygulamanın tasdiki yönünde zorlandıkları olmuştur…”

Diyanet’in siyasi baskı altında bağımsız karar alamayacağına vurgu yapan Karaman sözlerini şöyle sürdürür: “Bence diyanet hizmetleri her zaman ve her yerde hükûmetlerden bağımsız olmalı, ilmî, idârî ve mâlî özerkliğe sahip bulunmalıdır. Ancak köprünün altından bunca su aktıktan ve Türkiye'de malûm sosyo-kültürel tablo oluştuktan sonra bir sıçrayışta Diyaneti özerk hâle getirmek iyilik mi, kötülük mü getirir sorusuna gelince durup düşünmek gerekiyor. Kanâatimize göre bu hedefe bir zaman ve tedbirler süreci içinde, aşamalı olarak yürümek gerekir.”

Geldiği günden bu yana birçok önemli icraata imza atan Görmez, ister denildiği gibi başka göreve verilsin isterse açığa alınsın bu, var olan hakikati örtemeyecektir. Belki Görmez gidecek ama Diyanet’i siyasetin emrinde bir uşak olmaya zorlama sorunu var oldukça toplum, bu sorunu tartışmaya devam edecek.

Hükümete düşen, kendi siyasi menfaati yerine toplumun maslahatını düşünerek siyasi otoriteden bağımsız, sivil bir Diyanet kurumunun oluşması için adım atmasıdır. Bunu yapmadığı takdirde özgür bir Diyanet’ten bahsetmek mümkün olmayacağı gibi memlekete faydalı insanların da siyasete kurban verilmesinin önüne geçilemeyecektir.

 
Etiketler: DİYANET, VE, GÖRMEZ,, SİYASETE, KURBAN, MI, EDİLİYOR?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Kasım 2021
ADALET OLMADAN HELALLEŞME MÜMKÜN MÜ?
104 Okunma.
12 Nisan 2021
ŞANLIURFA SİYASETİNDE DEĞİŞİM SİNYALLERİ
1821 Okunma.
02 Nisan 2021
SOSYAL BARIŞ ARAYIŞINDA MÜZAKERECİ SİYASET VE HÜDA PAR
781 Okunma.
22 Aralık 2020
KAPIMIZDA BEKLEYEN TEHLİKE
1076 Okunma.
21 Eylül 2020
ÖTEKİLEŞTİRME PROBLEMİ VE TOPLUMSAL ÇÖZÜLME
1170 Okunma.
10 Eylül 2020
KERBELA, SALTANAT VE ÜMMET
925 Okunma.
27 Ağustos 2020
MALAZGİRT'İN GÖRÜLMEYENLERİ: KÜRTLER
1064 Okunma.
29 Temmuz 2020
İSLAMÎ MÜCADELEDE 'TOPLUMUN DİLİNİ' KONUŞABİLMEK
895 Okunma.
15 Temmuz 2020
HOROZ SAVAŞLARI İLE YARINLARIMIZ ÇALINMASIN!
1015 Okunma.
23 Haziran 2020
İSLAMÎ MÜCADALEDE ‘MEDİNE ARAYIŞI’ VE GÜÇ FAKTÖRÜ...
962 Okunma.
09 Haziran 2020
‘ESKİ VE YENİ’ TÜRKİYE SÖYLEMLERİ ARASINDA İKİNCİ TÜRKİYE
1184 Okunma.
14 Mayıs 2020
‘ROMALILAŞAN HIRİSTİYANLIK’TAN DERS ÇIKARMAK
1565 Okunma.
11 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-3
1087 Okunma.
07 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-2
1052 Okunma.
02 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-1
1113 Okunma.
23 Mart 2020
TARİH BİZE NELER SÖYLER?
953 Okunma.
14 Şubat 2020
KUDÜS DAVASI VE MAYIN MERKEPLERİ
1367 Okunma.
21 Ocak 2020
İSLAM DÜNYASI YOL AYRIMINDA: ADALETLİ BİRLİKTELİK Mİ KAOS MU?
1329 Okunma.
23 Eylül 2019
‘GÜVENLİ BÖLGE’Yİ BEKLEYEN TEHLİKE
1620 Okunma.
16 Ağustos 2019
KEŞMİR: BİRLİKTE YAŞAYAMAMANIN ACI MEYVESİ
1450 Okunma.
10 Ağustos 2019
SURİYE SAVAŞI, EMPERYALİST PLANLAR VE KÜRTLERİN GELECEĞİ- 2
1256 Okunma.
09 Ağustos 2019
SURİYE SAVAŞI, EMPERYALİST PLANLAR VE KÜRTLERİN GELECEĞİ- 1
1358 Okunma.
05 Ağustos 2019
HÜKÜMDAR BEHRAM VE BAYKUŞUN HİKÂYESİ
2211 Okunma.
26 Haziran 2019
DOĞU’DAKİ ARAZİ KAVGALARINA ŞAŞI BAKMAK!
1581 Okunma.
09 Mayıs 2019
ULUS DEVLETTEN ‘BÖLGESEL ENTEGRASYON’A YENİ BİR SÜREÇ VE KÜRTLER…
1618 Okunma.
03 Mayıs 2019
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-2
1849 Okunma.
29 Nisan 2019
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-1
1840 Okunma.
15 Mart 2019
‘KÜRT YOKTUR' POLİTİKASINDAN ‘KÜRDİSTAN YOKTUR’ POLİTİKASINA KÜRDİSTAN GERÇEĞİ
2179 Okunma.
03 Aralık 2018
SOROS’UN VAKFI GİTTİ YA YÜRÜRLÜKTEKİ POLİTİKALARI?
2501 Okunma.
27 Kasım 2018
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-2
4709 Okunma.
26 Kasım 2018
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-1
16316 Okunma.
20 Kasım 2018
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-2
1889 Okunma.
19 Kasım 2018
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-1
1693 Okunma.
12 Kasım 2018
İSLAM DÜNYASINDA KURUMLARIN YENİLENME ZORUNLULUĞU
1918 Okunma.
05 Kasım 2018
CADILARIN BİLİM YUVASINDA NE İŞİ VAR BEYLER?
2150 Okunma.
01 Kasım 2018
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -2-
1769 Okunma.
31 Ekim 2018
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -1-
1669 Okunma.
19 Ekim 2018
ÂLİMLER BULUŞMASI VE KÜRTLER
2884 Okunma.
09 Ekim 2018
İBRAHİM EDHEM EFENDİYİ TANIYAN VAR MI?
2464 Okunma.
25 Eylül 2018
BİZ BU ÜLKENİN NESİ OLUYORUZ?
2702 Okunma.
11 Eylül 2018
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 2
2132 Okunma.
10 Eylül 2018
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 1
1715 Okunma.
04 Haziran 2018
21. YÜZYILDA MUSAB OLABİLMEK
8340 Okunma.
29 Mayıs 2018
"EN KÖTÜ BARIŞ, EN HAKLI SAVAŞTAN DAHA İYİDİR"
2134 Okunma.
21 Mart 2018
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-2
6671 Okunma.
20 Mart 2018
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-1
2285 Okunma.
28 Şubat 2018
TÜRKİYE’DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-2
2991 Okunma.
27 Şubat 2018
TÜRKİYE'DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-1
2417 Okunma.
20 Şubat 2018
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -2
2521 Okunma.
19 Şubat 2018
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -1
2052 Okunma.
16 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-2
1984 Okunma.
15 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-1
2157 Okunma.
06 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (2)
2325 Okunma.
05 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (1)
2472 Okunma.
10 Ocak 2018
MÜNİR ÖZKUL VE KAYBOLAN MERHAMETİMİZ...
2757 Okunma.
26 Aralık 2017
KUDÜS VE YOL AYRIMINDAKİ İNSANLIK…
2117 Okunma.
18 Aralık 2017
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ -3
2131 Okunma.
18 Ağustos 2017
BİLGE KRAL ALİYA VE FİLİSİTN MESELESİ-2
2614 Okunma.
11 Ağustos 2017
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ-1
3076 Okunma.
04 Ağustos 2017
GÖRMEZ’İN VEDA KONUŞMASINDAKİ ACI HAKİKATLER…
2416 Okunma.
04 Mayıs 2017
16 NİSAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-3
2644 Okunma.
28 Nisan 2017
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-2
2229 Okunma.
24 Nisan 2017
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-1
2308 Okunma.
15 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ ETKİNLİKLERİ VE (ÖZ)ELEŞTİRİLER
2417 Okunma.
19 Aralık 2016
HÜDA PAR NEDEN HEDEF SEÇİLİYOR?
3484 Okunma.
15 Aralık 2016
KONYA'NIN MEVLANA'SI VAR, YA URFA'NIN?
2249 Okunma.
03 Aralık 2016
HALK HİZMET İÇİN İLLA YOL MU KAPATSIN?
2276 Okunma.
28 Kasım 2016
AÇILIŞLAR HİZMET Mİ YOKSA EZİYET Mİ?
2392 Okunma.
19 Eylül 2016
OKULLARIN AÇILMASI VE SORUMLULUKLARIMIZ
2759 Okunma.
02 Eylül 2016
CEMAATLERE SALDIRI YA DA MAYIN MERKEPLİĞİ
2561 Okunma.
05 Ağustos 2016
DARBE KARŞITI KÜRTLER VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE…
2309 Okunma.
22 Temmuz 2016
BİRECİK'TE HALKI DAĞITMA EMRİNİ KİM VERDİ?
3058 Okunma.
30 Haziran 2016
ÜMMET ŞUURU OLMADAN KUDÜS ÖZGÜRLEŞMEZ
2544 Okunma.
Haber Yazılımı