Yazı Detayı
12 Kasım 2018 - Pazartesi 09:32 Bu yazı 1918 kez okundu
 
İSLAM DÜNYASINDA KURUMLARIN YENİLENME ZORUNLULUĞU
Osman GÜLEBAK
o.gulebak@gmail.com
 
 

Bugün İslam dünyasındaki kurumların en büyük problemlerinden biri de araştırma ve geliştirme yapacak birimlerinin olmaması ya da bu birimlerin yeterli donanımlara sahip elemanlarla desteklenmemesidir. Bu problem aynı zamanda önümüze 'yenilenememe sorununu' çıkarıyor. Bu da güncelliğini yitiren bu kurumların, zamanla cevap veremediği toplumdan uzaklaşmasına sebep oluyor. İşin daha vahim olanı ise belki de bu alanın önemi ile ilgili gerekli bir bilince sahip olamayışımızdır.

AR-GE (Araştırma ve Geliştirme) çalışmaları, kurumların dünyada meydana gelen gelişmelerden istifade edilmesine imkân sağladığı gibi yeni projeler aracılığıyla beraberinde bir değişimi de getirir. Kısacası AR-GE çalışmalarının merkezinde iki konu var: Gelişmelerden istifade etme ve yenilenme… Bu iki çabanın birincisi; 'Hikmet, müminin yitiğidir, onu nerede bulsa alır' hadisinde, ikincisi ise; kâinatta var olan eşyanın sürekli bir değişim içerisinde olmasıdır.

İslam dünyasının AR-GE konusuna gerekli önemi vermediğinden yakınan Katarlı aydın Casim Sultan, Hz. Peygamberin hayatından örnekler sunarak şunları söylemektedir: 

"Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) her ne kadar sonradan İslami alana girdiği düşünülse de hakikat öyle değildir. Allah'ın Resulü Medine'ye hicret ettiğinde yapılan araştırmayla okuma-yazma bilenlerin sayısını almış ve bu bilgiye binaen daha sonra Bedir Savaşı sonrası esirleri, ancak Müslümanlara okuma-yazma öğretme karşılığı serbest bırakmıştır. Bu da Resulullah'ın o dönemde sayısal verilerden faydalandığını gösteriyor. Yine Resulullah, Bedir savaşı daha henüz olmamışken yakalanan bir esire savaşçı sayısını sorar. Esir sayıyı tam bilmediğini söyleyince bu sefer günde kaç deve kestiklerini sorar. Günlük kesilen deve sayısının kaç olduğunu öğrenince asker sayısını da tespit etmiştir. Yani burada istatikî bir bilgi kullanılarak bilinen bir veriden bilinmeyen bir veriye ulaşmıştır. Bize ne oluyor ki bilim çağında olduğumuz halde bu metodu gözden kaçırıyoruz?"

Gelişen dünyada yaşanan değişime ayak uydurabilmek, insanlığın ürettiği yeniliklerden istifade etmek ve mesajını topluma verebilmek için mutlaka bu alana ihtiyaç vardır. Bu alana gerekli yatırımı yapmayan kurumlar, toplumun arkasında kalıp yok olmaya mahkûmdur. Çünkü hayatın kendisinde değişim ve dönüşüm vardır ki biz buna ilahi kanun diyoruz. Hatta İslam'ın bu değişim yasası kapsamında içtihat kapısını açık bırakmasına bu açıdan bakabiliriz.

Dünyada yaşanan değişimleri iyi okumanın gerekliliği üzerine güncel bir örnek vermek istiyorum. Hepiniz malumudur; cep telefonları 'akıllı telefon' denilen sisteme geçmediği dönemlerde cep telefonu piyasasının tek hâkimi şüphesiz NOKIA denilen telefon markasıydı. Gün geldi gelişen teknoloji akıllı telefon sistemini üretti. NOKIA bu gelişmeyi iyi okuyamadığı için piyasasını çok kısa sürede birçok farklı markaya kaptırdı. Ve şu an piyasada neredeyse NOKIA cep telefonu yok gibidir. Bu firmanın CEO'su çıktığı bir programda, gözyaşları içerisinde yaşanan değişimi iyi okuyamadıklarını itiraf etti. İşte, durum budur; toplum yaşanan değişimlere ayak uyduramayanlara sırtını dönerek yeni alternatiflere yönelmektedir.

Kâinatta hiçbir şey donuk değildir. Hayat değişimdir, durağanlık ise ölümdür.  Bir yerde hayat varsa bilinmeli ki orada değişim yani bir döngü vardır. Ve değişim de aynı zamanda hareket demektir. Yüce Allah, Kur'an'da 'Biz bugünleri (zafer ve yenilgi) kullarımız arasında değiştiririz.' Buyurarak bu değişime dikkat çekmiştir. Gecelerin gündüze, kışların bahara, sağlığın hastalığa, zenginliğin fakirliğe, gençliğin ihtiyarlığa tebdil etmesi de bu değişime bir örnektir. 

Madem hiçbir şey, durağan olmayıp ilahi bir döngü içerisinde hareket edip bir halden başka bir hale geçmekte o zaman bizler de Yüce Allah'ın bu kanunundan dersimizi almak zorundayız. Bunu yapmadığımız zaman yani bu ilahi kanuna ters düştüğümüz zaman kaybederiz. 

İslam'ın doğduğu yıllar olan Ortaçağ'da Batı dünyası kilisenin yani skolastik denilen düşüncenin esiriydi. Bu dönemde akıl devre dışı bırakılmış, yeni olan her şeye kapılar kapatılmıştı. Bilimsel çalışmalar yasaklandığı gibi bu alanda çalışma yürüten bilim adamları, çarmıha geriliyordu. 

Batının hayatı adeta dondurduğu o dönemde İslam, insanlara düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı emrediyor. Arap yarımadasındaki insanların ellerinden tutarak onları fezalarda gezintiye çıkarıyordu. 

Fakat bu Batı, zaman içerisinde Rönesans benzeri çabalarla aklı felç eden kiliseyi devre dışı bırakarak büyük bir değişimin içerisine girdi. Allah'ın verdiği akıl nimetini kullanarak gün geçtikçe ilerleme kaydettiler. Ve bugün gelinen noktada dünyaya yön verebilecek bir seviyeye geldiler. İslam dünyası ise Ortaçağ gibi bir zaman diliminde kendisini fezalarda gezdiren Kur'an'dan yüzünü çevirip tembel tembel oturdu. Batı dünyası ilerlerken biz gerilerde kaldık. Ve buna şaşırmıyoruz çünkü bu, Kur'an'da geçen 'Herkese ancak çalıştığının karşılığı vardır' ilahi bir kanunun bir sonucuydu.

Bugün de biz Müslümanlar olarak bu ilahi kanunun gereğini yerine getirerek; çalışmaya, araştırmaya, sorgulamaya, insanlık âlemi içerisinde gelişen olaylarda istifade edip projeler üretmeye önem vermezsek başarı bizim için ancak hayal olarak kalacaktır. Hele ilahi bir sorumluluğu omuzlarına almış bir ümmetin buna kesinlikle hakkı yoktur. Bu yüzden bizler, bu alana önem vermekle birlikte bu alanda çalışabilecek insanları istihdam etmeliyiz. Vizyoner, proje üreten, araştıran ve geliştiren gençlere sahip çıkmalıyız. Kurum yöneticilerimizin böyle bir bakışa sahip insanlar arasından seçmeli yâda onları böyle olmasını sağlamalıyız. 

Günümüz dünyasında birçok kurum, araştırma ve geliştirmeye o kadar çok değer veriyor ki; bu alan içerisinde görevi; sadece yeni bir şeyler üretmek için düşünen insanlar istihdam ediliyor. Yani anlayacağınız sadece düşünmek için maaş alan insanlar… Bize çok komik geliyor ama inanın durum bu. 

Gazetelerimiz, televizyonlarımız, derneklerimiz, dergilerimiz, müzik ajansımız, kısacası; her kurum bu konuda mutlaka ama mutlaka yeni projeler üreterek topluma ulaşabilmenin yolunu bulmalıdır. Yoksa hayat, bırakın durağanlığı, statikliği yani tekdüzeliği bile kabul etmez. Hep aynı şeyler belli bir süre sonra insanları sıkmaya başlar. İnsanlar fıtri olarak değişimi isterler. Televizyonlarımız her yıl aynı programları yapıyorsa, gazetelerimiz, dergilerimiz hep aynı mizanpaj, sayfa şekli ve konularla çıkıyorsa, müzik alanında sanatçılarımız dünyadaki farklı müziklerden yararlanıp yeni bir şey üretmiyorsa bu konuda oturup muhasebe yapmamız gerekmektedir. Hatta bizler, topluma yönelik yaptığımız programlarda hâlâ eski yol ve yöntemlerimizi kullanmada ısrar ediyorsak demek ki ters giden bir şeyler var. Çünkü toplum artık eski toplum değildir. Değişen bir topluma eski yöntemle ulaşmaya çalışmak havanda su dövmekten başka bir şey olmayacaktır.

Son söz olarak şunu bilmemiz gerekir ki; kâinatta ilahi yasalar vardır ve bu yasalara ters düşen hiçbir şey başarılı olamaz.  

 
Etiketler: İSLAM, DÜNYASINDA, KURUMLARIN, YENİLENME, ZORUNLULUĞU,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Kasım 2021
ADALET OLMADAN HELALLEŞME MÜMKÜN MÜ?
103 Okunma.
12 Nisan 2021
ŞANLIURFA SİYASETİNDE DEĞİŞİM SİNYALLERİ
1820 Okunma.
02 Nisan 2021
SOSYAL BARIŞ ARAYIŞINDA MÜZAKERECİ SİYASET VE HÜDA PAR
781 Okunma.
22 Aralık 2020
KAPIMIZDA BEKLEYEN TEHLİKE
1076 Okunma.
21 Eylül 2020
ÖTEKİLEŞTİRME PROBLEMİ VE TOPLUMSAL ÇÖZÜLME
1170 Okunma.
10 Eylül 2020
KERBELA, SALTANAT VE ÜMMET
925 Okunma.
27 Ağustos 2020
MALAZGİRT'İN GÖRÜLMEYENLERİ: KÜRTLER
1064 Okunma.
29 Temmuz 2020
İSLAMÎ MÜCADELEDE 'TOPLUMUN DİLİNİ' KONUŞABİLMEK
895 Okunma.
15 Temmuz 2020
HOROZ SAVAŞLARI İLE YARINLARIMIZ ÇALINMASIN!
1015 Okunma.
23 Haziran 2020
İSLAMÎ MÜCADALEDE ‘MEDİNE ARAYIŞI’ VE GÜÇ FAKTÖRÜ...
962 Okunma.
09 Haziran 2020
‘ESKİ VE YENİ’ TÜRKİYE SÖYLEMLERİ ARASINDA İKİNCİ TÜRKİYE
1184 Okunma.
14 Mayıs 2020
‘ROMALILAŞAN HIRİSTİYANLIK’TAN DERS ÇIKARMAK
1565 Okunma.
11 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-3
1087 Okunma.
07 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-2
1052 Okunma.
02 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-1
1113 Okunma.
23 Mart 2020
TARİH BİZE NELER SÖYLER?
953 Okunma.
14 Şubat 2020
KUDÜS DAVASI VE MAYIN MERKEPLERİ
1367 Okunma.
21 Ocak 2020
İSLAM DÜNYASI YOL AYRIMINDA: ADALETLİ BİRLİKTELİK Mİ KAOS MU?
1329 Okunma.
23 Eylül 2019
‘GÜVENLİ BÖLGE’Yİ BEKLEYEN TEHLİKE
1620 Okunma.
16 Ağustos 2019
KEŞMİR: BİRLİKTE YAŞAYAMAMANIN ACI MEYVESİ
1450 Okunma.
10 Ağustos 2019
SURİYE SAVAŞI, EMPERYALİST PLANLAR VE KÜRTLERİN GELECEĞİ- 2
1256 Okunma.
09 Ağustos 2019
SURİYE SAVAŞI, EMPERYALİST PLANLAR VE KÜRTLERİN GELECEĞİ- 1
1358 Okunma.
05 Ağustos 2019
HÜKÜMDAR BEHRAM VE BAYKUŞUN HİKÂYESİ
2211 Okunma.
26 Haziran 2019
DOĞU’DAKİ ARAZİ KAVGALARINA ŞAŞI BAKMAK!
1581 Okunma.
09 Mayıs 2019
ULUS DEVLETTEN ‘BÖLGESEL ENTEGRASYON’A YENİ BİR SÜREÇ VE KÜRTLER…
1618 Okunma.
03 Mayıs 2019
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-2
1849 Okunma.
29 Nisan 2019
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-1
1840 Okunma.
15 Mart 2019
‘KÜRT YOKTUR' POLİTİKASINDAN ‘KÜRDİSTAN YOKTUR’ POLİTİKASINA KÜRDİSTAN GERÇEĞİ
2179 Okunma.
03 Aralık 2018
SOROS’UN VAKFI GİTTİ YA YÜRÜRLÜKTEKİ POLİTİKALARI?
2501 Okunma.
27 Kasım 2018
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-2
4709 Okunma.
26 Kasım 2018
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-1
16316 Okunma.
20 Kasım 2018
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-2
1889 Okunma.
19 Kasım 2018
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-1
1693 Okunma.
05 Kasım 2018
CADILARIN BİLİM YUVASINDA NE İŞİ VAR BEYLER?
2150 Okunma.
01 Kasım 2018
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -2-
1768 Okunma.
31 Ekim 2018
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -1-
1669 Okunma.
19 Ekim 2018
ÂLİMLER BULUŞMASI VE KÜRTLER
2884 Okunma.
09 Ekim 2018
İBRAHİM EDHEM EFENDİYİ TANIYAN VAR MI?
2464 Okunma.
25 Eylül 2018
BİZ BU ÜLKENİN NESİ OLUYORUZ?
2702 Okunma.
11 Eylül 2018
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 2
2131 Okunma.
10 Eylül 2018
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 1
1715 Okunma.
04 Haziran 2018
21. YÜZYILDA MUSAB OLABİLMEK
8340 Okunma.
29 Mayıs 2018
"EN KÖTÜ BARIŞ, EN HAKLI SAVAŞTAN DAHA İYİDİR"
2134 Okunma.
21 Mart 2018
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-2
6671 Okunma.
20 Mart 2018
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-1
2285 Okunma.
28 Şubat 2018
TÜRKİYE’DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-2
2991 Okunma.
27 Şubat 2018
TÜRKİYE'DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-1
2417 Okunma.
20 Şubat 2018
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -2
2521 Okunma.
19 Şubat 2018
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -1
2051 Okunma.
16 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-2
1984 Okunma.
15 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-1
2157 Okunma.
06 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (2)
2325 Okunma.
05 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (1)
2472 Okunma.
10 Ocak 2018
MÜNİR ÖZKUL VE KAYBOLAN MERHAMETİMİZ...
2757 Okunma.
26 Aralık 2017
KUDÜS VE YOL AYRIMINDAKİ İNSANLIK…
2117 Okunma.
18 Aralık 2017
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ -3
2131 Okunma.
18 Ağustos 2017
BİLGE KRAL ALİYA VE FİLİSİTN MESELESİ-2
2614 Okunma.
11 Ağustos 2017
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ-1
3076 Okunma.
04 Ağustos 2017
GÖRMEZ’İN VEDA KONUŞMASINDAKİ ACI HAKİKATLER…
2416 Okunma.
28 Temmuz 2017
DİYANET VE GÖRMEZ, SİYASETE KURBAN MI EDİLİYOR?
2389 Okunma.
04 Mayıs 2017
16 NİSAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-3
2644 Okunma.
28 Nisan 2017
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-2
2229 Okunma.
24 Nisan 2017
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-1
2308 Okunma.
15 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ ETKİNLİKLERİ VE (ÖZ)ELEŞTİRİLER
2417 Okunma.
19 Aralık 2016
HÜDA PAR NEDEN HEDEF SEÇİLİYOR?
3484 Okunma.
15 Aralık 2016
KONYA'NIN MEVLANA'SI VAR, YA URFA'NIN?
2249 Okunma.
03 Aralık 2016
HALK HİZMET İÇİN İLLA YOL MU KAPATSIN?
2276 Okunma.
28 Kasım 2016
AÇILIŞLAR HİZMET Mİ YOKSA EZİYET Mİ?
2392 Okunma.
19 Eylül 2016
OKULLARIN AÇILMASI VE SORUMLULUKLARIMIZ
2759 Okunma.
02 Eylül 2016
CEMAATLERE SALDIRI YA DA MAYIN MERKEPLİĞİ
2561 Okunma.
05 Ağustos 2016
DARBE KARŞITI KÜRTLER VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE…
2309 Okunma.
22 Temmuz 2016
BİRECİK'TE HALKI DAĞITMA EMRİNİ KİM VERDİ?
3058 Okunma.
30 Haziran 2016
ÜMMET ŞUURU OLMADAN KUDÜS ÖZGÜRLEŞMEZ
2544 Okunma.
Haber Yazılımı