Yazı Detayı
07 Aralık 2020 - Pazartesi 11:33 Bu yazı 1621 kez okundu
 
MİSBAH HİCRİ HOCAMIZ VEDA ETTİ
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 
   "SÖZ SIRASI" isimli köşesi yetim kaldı. 
 
Üzgünüm, üzgünüz; Misbah HİCRİ hocamızı da kaybettik, corona illeti bir değeri daha bizden kopardı. Urfa; çok kıymetli bir kültür, sanat ve edebiyat adamını ebediyete uğurladı. Her vefat erkendir ama; Misbah hocamızın ki gerçekten çok erken oldu… Daha dün gibi "Benim Kıymetli Hocam..!" sesi kulağımdadır… 
 
Nazik, zarif, kibar ve kelimeleri seçerek sizinle konuşan bir Urfa beyefendisiydi. Kendisini yetiştirmiş, okuyan, gezen, iyi gözlem yapan, derin dostluklar kuran ve insana, geleceğe yatırım yapan tam bir aydın, entelektüel; aslında cümleyi şöylede devam ettirebilirim adam gibi adamdı, yazardı, iyi de yazardı. 
 
Üretkendi, devamlılığı severdi, GAP Gündemi'ndeki yazılarını "SÖZ SIRASI" isimli köşesinde aksatmadan yayımlardı, en son yazısına baktım vefatından iki gün önce yayımlamış. Biz kendisini kasım ayının 27'sinde bir Cuma günü uğurladık. Kendisi ise 25 Kasımda "Bir Öğretmenler Günü" isimli yazısını köşesine taşımıştı. Son anına kadar yazmaya devam etti. 
 
Zamanının kıymetini bilirdi. Yazmak onun için bir var oluştu. Erdemliydi ve erdemli davranmayı severdi. Sözü, sohbeti naifti, hoştu. Sıkmazdı da zaten. Kelimelerin ruhunu bilirdi. Onun için nerde, hangi kelimeyi kullanacağını çok iyi bilirdi. İrfan sahibiydi, ilm-i siyaseti biliyordu. Cemaat ehliydi, bulunduğu mekanda bir ağırlığı olurdu ve bunu da herkes hissederdi, ismiyle müsemmaydı. 
 
Hani derler ya bazı isimler ağır gelir çocuklara koymayın diye Misbah hocamız; hem MİSBAH'tı hem HİCRİ'ydi. Yani isminin de soy isminin de hakkını vererek yaşadı ve bu dünyadan göç eyledi. Uzun yıllar Şanlıurfa'nın köylerinde öğretmenlik yaptığı için kadim dostluklar kurmuştu. Dil/Lisan bildiğinden, yöre halkı tarafından sevilirdi. Çünkü insanların gönüllerine girmeyi başarmıştı. Ben bu dostlukların birçoğuna bizzat şahit olmuşumdur. İkramı severdi, tanısın/tanımasın yardımcı olmak için çaba gösterirdi. Şanlıurfa merkezde, Büyükşehir Belediyesi Binasının karşısında Urfa İşhanı'nın ikinci katında kendi ifadesiyle "Yazıhanesi" şimdiki ifadeyle ofisinde misafirlerini, dostlarını ağırlardı. Orada benim bizzat şahit olduğum-zihniyeti ne olursa olsun- kıymetliyse, bir değerse zengin fakir demeden ağırlardı.
 
 Bakandan, tutun da, bürokratına kadar, milletvekilinden tutun da belediye başkanlarına kadar şair, yazar entelektüel, kadın, erkek, yazan, çizen, okuyan, üreten, seçkin insanları Misbah hocamız kendine yakışır bir üslupla ağırlardı. Orası bir ofisten ziyade; bir kütüphane, bir kültür odası gibiydi. Tüm eserleri oradaydı. Kitapları, sözlükleri, plaketleri, tesbihleri ve daha nice özel eşyası… 
 
Kendisinin bir yağlı boya portresi duvarda asılıydı, ne kadar da güzel bakardı kahverengi gözleriyle..! Renklerin dilini bilirdi ve güzel koku gelirdi odasından etrafa. Düzenliydi, titizdi, güzel giyinmeyi ve kaliteli saat takmaktan keyif alırdı. Temizdi, temizliği severdi ve hakikatli bir insandı, inançlıydı, inandığı şeyleri söylerdi ve yaşardı da. İnanmadığı ya da yanlış bir mevzuu olduğu zamanda söylemeden geçemezdi, bazen bundan dolayı da etrafında ki kişiler eleştirirdi kendisini. 
 
Urfa da yazınsal hayatta bir eser çıkmışsa ve eline geçmişse okurdu ve " SÖZ SIRASI"na koyardı. Sözünü kimsenden sakınmazdı, hicvi severdi, belki de bundan dolayı bazı yazar ve şairler kendisine zaman zaman alınganlık etti. Ama Misbah hocamız edebi vakarından hiçbir şey kaybetmeden çizgisini hiç bozmadan yazdı. 
 
Birçok kitap yayınladı: "Mutluluk Uğruna", "Çığlığa Duran Sözler", "Talihsiz ve Tarihsiz Şiirler", "Bedeli Ödenmiş Sözler", "Bini Aşan Hasret" adlarında beş şiir kitabı, deneme, gezi, derleme, araştırma türünden yazılarını topladığı "Tarihin Adı Urfa", "Efsaneler ve Gerçekler", "Yaşayıp Gördükçe", "Coğrafya Kaderdir" adlı kitapları, "Harran Şiirleri Antolojisi" , "İdama Yürüyen Adam" isimli öykü kitabı ve Urfa'da yayımlanan/Urfalıların yayımladığı kitaplar üzerine yazdığı köşe yazılarından meydana gelen "Gönülden Kaleme" adlı bir kitabı… 
 
En son bir kitap basmaya hazırlanıyordu; köy köy gezip bizzat kaynak şahıslardan dinleyerek notlarını alıp bize de zaman zaman okuttuğu "Urfa'nın Efsaneleşmiş Yiğitlerini" anlattığı anı/biyografi türünde bir eser düşünüyordu, ona da ömrü vefa etmedi. Rabbim gani gani rahmet eylesin, mekânı cennet, makamı âli olsun inşallah...  
 
Biz kendisiyle sık sık görüşürdük. Benim son öykü kitabım "Gebece"yi de  "SÖZ SIRASI" isimli köşesine taşımıştı. Derdi ki "Benim Kıymetli Hocam" kitabın baskıya girmeden önce getir bir son okumayı da ben yapayım, derdi. Yapıcı eleştiri yapardı. Şu ifadelerin bir letafetine bakar mısınız?
 
"Ancak kitabı okuyunca bu ufak-tefek olumsuzluklar sizi pek etkilemeyecektir. Benim öneri ve eleştirilerim yazarın kendini yenilemesi, yeni kitap çalışmaları olduğu zaman fikir teatisinde bulunmasında faydalı olacağı kanaatine binaen yazıyorum.
 
Ali Hoca'nın çocukluğu bizimki gibi çeşitli işlerde çalışarak hayatını kazanmakla geçirmiş. O sanmasın ki bu yaşam yalnız onun payına düşmüş. Yaptığımız işleri sıralarsam bu yazının yarısını bulur sanırım. Niçin bunu yazdım? Her kitabının kapağına "Bir Kahveci Çırağının Hayatın İçinden Hikayeleri" diye yazınca benim de yaptığım işler hatırıma geldi.
 
Esas ona okumayı, yazmayı sevdiren "Kahveci Çıraklığı" değil; onun hayatında dönüm noktası olan "Kitapçı Çıraklığı" yapmasıdır. Bu onun hayatında yeniliklerin oluşmasına neden olmuştur. Kitapların tozunu silmek, her gün farklı bir kitaptan birkaç sayfa okumak başlı başına haz veren bir duygu ve aynı zamanda benimseme…
 
Her yazarın taşıdığı özellikler arasında, bazen şiirde kendini gösterir, bazısında hikâye, kimisinde ise romanda etkilidir ve başlı başına kendini kanıtlar. Ali Hoca'nın anı-hikâye ve efsanede başarılı olacağına inanıyorum. Bu çizgi onun kalemini fazlasıyla sevdirecektir.
 
Kimi şairler, hikayeciler ve romancılar kahramanlık yaptığı alanları paylaşırlar. Bazısı bir serüvenin trajedisinin içindedir. Kimisi sevginin kahramanı, kendini feda eder insanlık uğruna, kimisi acı ve ızdırabıyla hemhâldır. Bazıları da var ki baş döndürücü bir uğraşla atar kendini hayatın içine, elinde "Zeytin Dalı" ile seslenir koca dünyaya... O "Zeytin Dalı" değil midir ki Nuh'un karaya ayak basmasına vesiledir.
 
Her yazarın başat ettiği barışa özgürlüğe uzanan elleri öpmesidir. Hele o beyaz güvercini mavi gökyüzü ile buluşturanlar hiç unutulur mu? İşte Ali hocayı bunların içine koyarak irade ve duruşu ile anı ve hikâyelerini "Lacivert Gecelerin" sesi olduğunu anlıyoruz. O sıkıntılarını, dertlerini baş başa kalarak kağıda döker, topluma, insanlığa hizmet olsun diye…" der bizim için yazdığı köşe yazısında… Onun için Urfa bir değerini daha kaybetti. Kendisini, bildiklerini paylaşmayı seven; ilim, irfan ve hakikat yolcularıyla aynı halkada bulunan, ilmik ilmik söz dizen, şiir söyleyendi. "Urfalı Kızı" şiiri öksüz kaldı şimdi. 
 
Gençlerle buluşmayı, deneyimleri onlara anlatmayı, şiiri, sanatı ve edebiyatı sevdirmeyi kendine misyon edinmiş bir entelektüeldi. Bizim okulda iki defa öğrencilerimle söyleşi yaptı. Doyumsuzdu, sıkmadı, özlenildi. En son öğrencilerimle birlikte ofisine röportaj için gittik. Çok mutlu oldu. Yaptığımız röportajı Şanlıurfa Sosyal Bilimler Lisesinin web sayfasında yayımladık. Kendisine gönderdik. Sevinmişti. Nerden bilebilirdik ki son söyleşimiz olacak. Kafama takılan sorular olduğu zaman özellikle de kelimelerin etimolojisiyle ilgili sorular olduğunda kendisine başvururdum. Usul usul anlatırdı. 
 
Derin bir kelime tarihi bilgisi vardı. Faydalanırdık. Ayaklı sözlük gibiydi. Kurban bayramında aradığımda, Alanya'da ki yalısında olduğunu ortamın iyi olmadığını orda bile çok dışarı çıkmadığını söyledi. Urfa'ya da bundan dolayı gelmek istemediğini söylüyordu. 
 
Zaten geldiği gibi de bir duydum ki rahatsızlanmış. Aradığımda dönmedi. Sonra kendisi aradı, konuştuğumuzda sesi iyi gelmiyordu. "Benim Kıymetli Hocam, Fakültedeyim, Dua Et…" dedi. Sonra mesajlarıma cevap vermez olunca, oğlu Mesut bize: "Hocam, Babam yoğun bakımda, biraz sıkıntılıyız, kök hücre tedavisi yapacağız inşallah cevap verir." dedi. Malum haberi duyduk, yıkıldık. Güzel bir "Lacivert Gecede" Hakka yürüdü. Cuma günü cenaze namazında, sevenleriyle "Ubuydullah Camii" doldu taştı. Doğduğu topraklara o çok sevdiği mahallesinde ki "Harrankapı"ya ebedi istiratgâhına uğurlandı. 
 
Urfa önemli bir değerini daha coronaya kurban verdi. Bir kelam ve kalem erbabını kaybetti. "SÖZ SIRASI" yetim ve öksüz kaldı.  Şanlı şehirden, Urfa'dan ismiyle müsemma bir Misbah HİCRİ, geçti. 
 
Allah gani gani rahmet eylesin, mekânı cennet, makamı âli olsun inşallah...  
 
 
 
 
Etiketler: MİSBAH, HİCRİ, HOCAMIZ, VEDA, ETTİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Aralık 2021
NADİRATTAN BİR AD: MİSBAH HİCRİ
362 Okunma.
30 Kasım 2021
URFA’DAN S. AHMET KAYA GEÇTİ
315 Okunma.
20 Kasım 2021
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
288 Okunma.
19 Kasım 2021
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
259 Okunma.
17 Kasım 2021
KALBİN KIRIK TARAFI
261 Okunma.
13 Kasım 2021
KAHVENİN SERÜVENİ
279 Okunma.
10 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 2
342 Okunma.
09 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 1
283 Okunma.
05 Kasım 2021
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
332 Okunma.
27 Ekim 2021
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
391 Okunma.
22 Ekim 2021
ÇOCUK YETİŞTİRMEK BİR SANATTIR
365 Okunma.
29 Eylül 2021
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
487 Okunma.
25 Eylül 2021
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
412 Okunma.
23 Eylül 2021
SENİ DÜŞÜNMEK
451 Okunma.
10 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-2
504 Okunma.
09 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-1
419 Okunma.
03 Eylül 2021
GİTMESEYDİN EĞER
531 Okunma.
31 Ağustos 2021
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
529 Okunma.
27 Ağustos 2021
GİDİŞİNLE...
541 Okunma.
20 Ağustos 2021
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
568 Okunma.
26 Temmuz 2021
CAFE'NİN HİKÂYESİ
760 Okunma.
20 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT-III.
1109 Okunma.
19 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -II-
754 Okunma.
18 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -I-
865 Okunma.
17 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT
761 Okunma.
23 Şubat 2021
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
1559 Okunma.
15 Şubat 2021
SEVGİLİLER GÜNÜNE REDDİYE
957 Okunma.
12 Şubat 2021
SEVMELİYİM
849 Okunma.
28 Aralık 2020
HOŞ BİR SADÂ..!
1420 Okunma.
02 Aralık 2020
NARIN HİKÂYESİ
1159 Okunma.
13 Kasım 2020
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
1315 Okunma.
09 Kasım 2020
GÜL BAHÇESİ
935 Okunma.
10 Eylül 2020
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
2059 Okunma.
14 Ocak 2020
MAŞALLAH (!) HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
1358 Okunma.
25 Eylül 2019
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
1677 Okunma.
13 Eylül 2019
KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN...
1284 Okunma.
29 Ağustos 2019
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ.!
2469 Okunma.
20 Ağustos 2019
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
1591 Okunma.
03 Ağustos 2019
BİR OKUYUCU MEKTUBU
1308 Okunma.
20 Şubat 2019
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
1640 Okunma.
11 Şubat 2019
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
1965 Okunma.
04 Ocak 2019
URFALI MEHMET AKİF
2378 Okunma.
05 Eylül 2018
ACI HAYAL
3073 Okunma.
30 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 2
7397 Okunma.
29 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 1
5535 Okunma.
23 Ekim 2017
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
2575 Okunma.
13 Eylül 2017
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
2634 Okunma.
20 Haziran 2017
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
3135 Okunma.
27 Mayıs 2017
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
2766 Okunma.
13 Mayıs 2017
BİRAZ DA NOSTALJİ
2674 Okunma.
14 Şubat 2017
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
3076 Okunma.
07 Ocak 2017
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
3515 Okunma.
18 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
3081 Okunma.
17 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
2863 Okunma.
23 Haziran 2016
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
3273 Okunma.
31 Mayıs 2016
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
2983 Okunma.
25 Nisan 2016
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
2998 Okunma.
16 Nisan 2016
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
4397 Okunma.
14 Nisan 2016
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
3244 Okunma.
13 Şubat 2016
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
707 Okunma.
15 Ocak 2016
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
4410 Okunma.
01 Aralık 2015
"M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN" ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
2859 Okunma.
27 Şubat 2015
YEŞİLAY ve TBM
3562 Okunma.
22 Ağustos 2014
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
3203 Okunma.
06 Ağustos 2014
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
7189 Okunma.
04 Temmuz 2014
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
3827 Okunma.
21 Haziran 2014
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
3202 Okunma.
22 Mayıs 2014
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
3920 Okunma.
17 Mayıs 2014
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
3639 Okunma.
09 Mayıs 2014
ŞEHİR VE MEDENİYET
3738 Okunma.
18 Nisan 2014
YENİDEN MERHABA
3761 Okunma.
Haber Yazılımı