Yazı Detayı
30 Aralık 2015 - Çarşamba 08:59 Bu yazı 2608 kez okundu
 
TARİH MİLLETLERİN KADERİDİR (1)
Erkan SÖZEN
erkam90@gmail.com
 
 

Sultan Abdülhamid Hindistan ve Afrika'dan sonra Mezopotamya'yı da sömürmeye gelen İngilizlere karşı direndiği için bir kahramandır. 1909'da İngiliz tezgâhı olan bir darbeyle tahttan indirilen Abdülhamid'in Yıldız Sarayı'nda geçirdiği son güne kadar dünya üzerindeki petrol arazilerinin yüzde yetmişi Devlet-i Aliyye'nin sınırları içindeydi. Yeni Devlet kurulduktan sonra ve Lozan'ın ardından ise dünya üzerindeki mevcut petrol sahalarının yüzde sıfırı.
  
Musul'un yüz yıl önceki sahipleri; Türkler, Kürtler, Araplar düşünsünler bakalım bugün Musul kimin? Amerikan ve İngiliz petrol şirketlerinin…
  
Bu gün yine Musul konuşuluyor. Çünkü yeniden paylaşılıyor. Musul'u teslim ederseniz ne Üsküp'ün, ne Kosova'nın, ne İstanbul'un, ne Diyarbakır'ın bağımsızlığını koruyabilirsiniz. Çünkü devletinizi bağımsız ve güçlü kılmak, son iki yüzyılın en güçlü silahı "petrol"ü düşmana teslim ederek gerçekleşmez. Bu gün PKK terörünün, Suriye ve Irak savaşlarının Musul'la ilgili olmadığını kim söyleyebilir? Türkiye'nin gözünü açmasının sürekli engellenmesinin, yaşadığı askeri darbelerin, idam edilen ilk seçilmiş Başbakanımız Menderes, katledilen ilk sivil Cumhurbaşkanımız Özal cinayetlerinin perde arkasında yine Musul vardır.  

Nedir Musul'u bu kadar önemli kılan şey? Petroldür. Petrol zenginliktir. Zenginlik silahtır. Silah güçtür. Güç ise bağımsızlıktır.

Birinci Cihan Savaşı'ndan önce veya sonra Devlet-i Aliyye topraklarından ayrılmış veya O'na isyan etmiş hangi millet halinden memnundur? Hiçbiri. Halinden memnun olanlar: İngilizler-Almanlar-Fransızlar. Peki, bu devletler nasıl oldu da uzaklardan gelip bu coğrafyanın maden ve petrol yataklarının işletmesini kendi şirketlerine verdiler, bölgenin bütün halklarını birbirine düşman ettiler, her bir sorunu ayrı ayrı körüklediler.
  
Bu savaş Hindistan'ı, Amerika'yı ve Afrika'yı sömürgeleştiren devletlerin yani İngilizlerin ve Avrupalıların sonraki yüzyıllarda petrol sebebiyle bizim coğrafyamıza gelmeleri sebebiyle ilgilidir. Aynı devletler önceki iki yüz yıl boyunca Hindistan'da, Afrika'da ve Amerika'da en acımasız bir şekilde zulüm, savaş ve kıyımlarla o topraklardaki zenginlikleri gasp etmişler; direnen yerli halka ve örgütlere kıyımlar uygulamışlar, diline-dinine-sosyal/kültürel yapısına-günlük yaşamına kadar her kimliğini yok etmişlerdir.

Sömürgecilerin talanları-gaspları önce Devlet-i Aliyye'nin uzak çevresinde başlamış sonraki yüz yıllarda sınırlarına kadar gelmiştir. Batı sömürgeciliğinin ilk dönemlerinde, ekonomisi, ordusu ve devlet yapısı ile güçlü olan Devlet-i Aliyye'ye bu yağmacılar yaklaşmaya cesaret edememişlerdir. Batılı sömürgeciler Afrika, Hindistan ve Amerika'da milyonlarca yerli halkı katlederek yağmaladıkları zenginliklerle aşırı bir güç kazanmışlar bu arada devletimiz onların karşısında başta ekonomide geri kalmış, güç kaybetmiştir. Altın ve gümüş için Afrika'ya, afyon ve ipek için Hindistan'a musallat olan sömürgeciler, bizim topraklarımıza petrol için göz dikmişlerdir. Bunu anlayan Sultan Abdülhamid 1888'de Musul ve Bağdat Vilayetlerimizdeki petrol sahalarını Padişahın özel mülkü haline getirmiş böylece sömürgeci hırsızlara kaptırmamak için tedbir almıştı.
  
11 Temmuz 1912'de İngiliz Hükümeti şöyle bir açıklama yaptı: " Donanmamızın ihtiyacı olan yakıtın, sürekli ve bağımsız olarak sağlanabilmesi geleceğimiz için hayati bir önem taşımaktadır." Bu diplomatik cümleyi şöyle anlamlandırabiliriz: 'Hindistan'dan, Afrika'dan Londra'ya para taşıyan gemilerle, bu gemilerin güvenliğini sağlayan korsan orduların en çok ihtiyacı olan şey petroldür. Bu hırsızlığa-yağmaya devam etmek için petrolü kontrol etmemiz gerekiyor.'

1900'lü yıllardan itibaren Devlet-i Aliyye'de başlayan hürriyet-özgürlük-liberalizm eksenli yapılanmalar ideolojik değil tamamen siyasi projelerdir. Devlet-i Aliyye'ye karşı oluşturulan bütün muhalif yapılarda, 31 Mart olayında, Meşrutiyetin ilanında, isyan ve suikastlarda, darbelerde işte bu 'siyasi projeler' etken olmuştur. Yani, Alman ve İngiliz sömürgeciliği. Devletimizin yıkımı sürecinde kimse petrolden-madenden bahsetmiyordu.

Sultan arka planda petrol için devriliyor ama perdenin önünde istibdat-baskı rejimi-irtica-hürriyet-meşrutiyet lafazanlığı yapılıyordu.( 28 Şubat sürecinde devletin hazinesi ve bankaları yağmalanırken kopartılan irtica fırtınalarına-işlenen yargısız infaz cinayetlerine-darbelere ne kadar da benziyor!) Almanlarla İngilizler arasındaki rekabet Sultan Abdülhamid'in tahttan indirilmesine kadar devam etti. Ardından Balkan Savaşları bittikten, kurumları İngilizlerin atadığı kişiler yönetmeye başladıktan sonra maden ve petrol politikalarımız değişti. Alman ve İngiliz petrol şirketleri birleşirlerse petrol imtiyazı verileceği bildirildi. Bağdat demiryolu projeleri, petrol sahaları kısacası bölgedeki bütün imtiyazlar sömürgecilere verildi. Artık, bizim olan Mezopotamya petrolleri İngilizler eliyle paylaştırılıyor, demiryolu projelerinde İngilizler ve Almanlar söz sahibi oluyorlardı.

Anlaşmalarına göre, gelecekteki savaşın sonunda devletler mağlup olursa imtiyazlar özel şirketlerde bulunduğundan petrol yine onların elinde kalacaktı. Şayet galip gelirlerse devletimiz yıkıldığında yerine kuracakları küçük devletçikler bu imtiyaza müdahale edemeyeceklerdi.
  
28 Haziran 1914. İşte bu tarihte Mezopotamya petrol imtiyazları İngiliz ve Alman sömürgecilere verildi.  Artık Birinci Cihan Harbi başlatılabilirdi. Gavrilo Princip, Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinand'ı vurdu. Bu işaret fişeğinden sonra Cihan Savaşı başlatıldı, bu savaş devletimizi / topraklarımızı paylaşma savaşıydı.
  
İşte o yıllarda bölgede yeni bir aktör daha boy göstermeye başladı. Sessiz ve derinden kendini hazırlayan bu güç Amerika idi. Bu süreçte bizim sözde vatansever İttihatçılarımız sadece İngiliz ve Alman yanlısı değildi, Amerika yanlıları da derinden derine çalışmaya başlamışlardı. Artık bölgemizdeki petrolün Alman ve İngiliz şirketleri tarafından yağmasına Amerikan şirketleri de katıldılar.

(Devam Edecek)

 
Etiketler: TARİH, MİLLETLERİN, KADERİDİR, (1)
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Temmuz 2017
ŞANLI DİRENİŞİN YILDÖNÜMÜ
26533 Okunma.
12 Haziran 2017
BİLMİYORSAN SUSMALISIN
3055 Okunma.
24 Ağustos 2016
ARİF OLAN ANLARMIŞ
4247 Okunma.
16 Ağustos 2016
İBRETTEN DERS ALMAYAN İBRET OLUR-2
2531 Okunma.
15 Ağustos 2016
İBRETTEN DERS ALMAYAN İBRET OLUR-1
2443 Okunma.
26 Nisan 2016
GÜNCEL NOTLAR
3598 Okunma.
01 Nisan 2016
HAK-BATIL KAVGASINDA NEREDEYİZ?
3028 Okunma.
01 Mart 2016
1 MART TEZKERESİ
3022 Okunma.
19 Şubat 2016
CİBİLLİYET
2580 Okunma.
08 Şubat 2016
TÜRK-KÜRT-ARAP KARDEŞLİĞİ ÇELİĞE SU VERMEKTİR
2511 Okunma.
20 Ocak 2016
ZER-ZOR-TEZVİR
3376 Okunma.
14 Ocak 2016
VEKÂLET SAVAŞLARI
2913 Okunma.
01 Ocak 2016
TARİH MİLLETLERİN KADERİDİR (3)
2756 Okunma.
31 Aralık 2015
TARİH MİLLETLERİN KADERİDİR (2)
2734 Okunma.
25 Aralık 2015
YENİ YÜZYIL PAYLAŞIMI ÜZERİNE
2475 Okunma.
15 Aralık 2015
BİLECEKSİNGENCİM!
2850 Okunma.
31 Ekim 2015
HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ
3171 Okunma.
21 Ekim 2015
YENİ BİR SEÇİME DOĞRU
2795 Okunma.
28 Eylül 2015
TÜRKİYE'NİN MiLLi MUHALEFET SORUNU
2815 Okunma.
14 Ağustos 2015
STK'LAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
3004 Okunma.
31 Temmuz 2015
İŞİN ASLI
2768 Okunma.
26 Haziran 2015
ALGI OPERASYONLARI
3367 Okunma.
26 Mart 2015
SEÇİME DOĞRU
3228 Okunma.
02 Mart 2015
SESSİZ DEVRİME DEVAM
3599 Okunma.
12 Şubat 2015
PROPAGANDA AHLAKI
4194 Okunma.
22 Ocak 2015
GELECEK BİLİMDE YENİ TÜRKİYE
3538 Okunma.
13 Ocak 2015
BATININ ALGI OPERASYONU
3024 Okunma.
14 Ekim 2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YOLA DEVAM
3888 Okunma.
26 Haziran 2014
DARBELER DÖNEMİ BİTMİŞTİR
4033 Okunma.
20 Mayıs 2014
SİYASETNAME
3540 Okunma.
26 Şubat 2014
AK PARTİ İLE DEMOKRATİKLEŞME ALANINDAKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM
4320 Okunma.
Haber Yazılımı