Yazı Detayı
29 Eylül 2021 - Çarşamba 09:47 Bu yazı 363 kez okundu
 
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Hayat öyle bir hal almıştır ki zaman kum saati içinde güvensizlik taneciklerini hızlı bir yılanın kıvrılışı gibi boşaltır ruhlarımıza. İşte şimdide öyle bir an. Nar çiçeklerinin bir bir döküldüğü bu vakitte, yüreklerimizde endişe rengi siyaha dönerken zihnimizde oluşuveren düşünceler bir yaprağın yer çekimine yenik düşmeye mahkum olduğu gibi bizi çekmekte kendi içine.

 

Bir taraflarımızdan bir şeyler koparır gibi ruhumuzda eksik, düşüncede ise keşkelerin uçuştuğu gelgitlerin cevapsız sarmalında dönmekte şafağa takılı kalan gözlerimiz. İnan ki bende mi öyle bir boşluk duygusu var yoksa herkeste mi yaşanıyor bu kırgınlık meteforu bilemiyorum.

 

 Katı zamanlarda şeytanın şövelyelerinin fütursuzca zehrini boşalttığı morg soğukluklarının yaşandığı anlarda, delik deşik edilmiş yalnızlık duygusuyla, ısındığın kendine yakın bir yürek ateşi olarak kabul ettiğin kalplerin yüreğinden bir bir çok uzaklara göçüp gittiğini görmek nasıl büyük yıkımlara gebe ise bir zihniyetin ufukta kaybolması da öyle bir şey şu dar düşüncelere arasında.

 

Kader keskin bir kılıç gibi zehirli kelimelerle saldırmakta düşünce dünyama. Ama neylersin yaşamak hasretler, ayrılıklar üzerine kurulu bir erguvan bahçesi; bazende toprağın çehresinde ki çatlakların yağmura başladığı umut gibi gelir insana. Ne güzel başlamıştık daha dün gibi ızdıraplar arasında kalp sızlarımızı tamir edip ruhlarımızı rahmet yağmurlarıyla beslemeye.Nisan yağmurlarının toprağa düşüşünün hayaliyle çınar ağaçlarını sarmalayan allı, morlu, yemyeşil sarmaşıkların sarıp sarmaladığı bir mevsimin hayaliyle kurulu anılar bahçeleri kurmaya. En kötü anlarda bile birbirimize derman olmaya, umutlarımıza umut katmaya karanlıklar dehlizlerinde bir birimizden habersiz.

 

Ne güzel başlamıştık eleştiri oklarının bir bir bizleri ölüme mahkum ettiği; beraatimizin gurbet diye bize kesilişinin o sisli karanlık sağnaklarında birbirimize şemsiye olmaya. Ama artık yoksun yokluğunun varlığında. Kelimeler yetim kalacak ve cümleler nesnesiz, gözyaşları içine akacak sessiz sessiz nar çiçeklerinin diyar-ı karasında. Akasya hışırtıları sahiplerini arayacak ve ağıtları yankılanacak hoyratlaşan rüzgarın tozunda karşı tepelerde.

 

Ağlama sesleri yükselecek bir daha anılmama korkusuyla. Uzaktan uzağa tebessümün eden yıldızlara bakarak senin manevi değerin anlaşılacak, güç katarak ruberu birer hicret kervanı olacaklar lacivertleşen karanlık aydınlığında, yokluğun zifiri çehreleri da katılaştıracak insanlara sen yoksun diye…

 

İnsan bir zaman şahit olacak yokluğunun doğurduğu kedere, birde arayıpta bulanamayan acizane gözlerindeki hayat ışıltısına. O an kim bilir ab-ı hayat düşüncelerini kime sunmaktasın. O an kim bilir hangi toplulukta beklenen bir konuksun. O an kim bilir hicranı bilen hangi Yusuf'un Züleyha'sının yanındasın. Ama unutma ki gecesi karanlık olan bu diyarlarda o senin bıraktığın ışık halen közü olmadan kandiller yakmakta.

 

Bir taraflara eldeki ekmek tutan taş olmadığını unutma. Unutma ki; zaman ya da mekan insanlara arası gerçekler üzerine kurulu dostluklarda birer manidar kavram olmaya mahkumdurlar.

 

Gök olabildiğince acılı, zaman alabildiğince akar dostluklar için. Ve kalbin atar sonsuzluk kervanına, hep yanar insanın içindeki yaşama arzusu o ateş sönmediği müddetçe. Biz seninle gah bulanık sularda akmadık mı zamanın içi içe geçtiği o demlerde. Bazen de tarutaze çıkmadık mı acıların içinden umutlarımıza. Her şeye rağmen bu şarlatan zamanın zehirli devrinde, içinde bu tür davranışların benim tarafımda kadre değer birer andı inan ki. Ve o anları aramayacakta, anmayacakta değilim. Şunu da söylemeliyim burada; en çok değer verdiğim daha doğrusu güvene değer saydığım kişilik abidelerinin yıkılışını görmek ne kadar acı veriyorsa da insana. Hayat bu işte…

 

Bunun dışında ne yazsam kar etmez bu katıksız zaman diliminde. Bu zaten hayatın şaşırtan yönünün ve her şeyden önce de öze dönüşün, sabahın ilk ışıklarının yüreğimize damlamasıdır birazda.

 
Etiketler: YOKLUĞUN, VARLIĞINDA,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Kasım 2021
URFA’DAN S. AHMET KAYA GEÇTİ
130 Okunma.
20 Kasım 2021
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
152 Okunma.
19 Kasım 2021
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
139 Okunma.
17 Kasım 2021
KALBİN KIRIK TARAFI
127 Okunma.
13 Kasım 2021
KAHVENİN SERÜVENİ
155 Okunma.
10 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 2
199 Okunma.
09 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 1
159 Okunma.
05 Kasım 2021
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
204 Okunma.
27 Ekim 2021
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
272 Okunma.
22 Ekim 2021
ÇOCUK YETİŞTİRMEK BİR SANATTIR
244 Okunma.
25 Eylül 2021
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
290 Okunma.
23 Eylül 2021
SENİ DÜŞÜNMEK
313 Okunma.
10 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-2
378 Okunma.
09 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-1
295 Okunma.
03 Eylül 2021
GİTMESEYDİN EĞER
393 Okunma.
31 Ağustos 2021
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
381 Okunma.
27 Ağustos 2021
GİDİŞİNLE...
403 Okunma.
20 Ağustos 2021
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
438 Okunma.
26 Temmuz 2021
CAFE'NİN HİKÂYESİ
627 Okunma.
20 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT-III.
955 Okunma.
19 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -II-
620 Okunma.
18 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -I-
702 Okunma.
17 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT
621 Okunma.
23 Şubat 2021
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
1421 Okunma.
15 Şubat 2021
SEVGİLİLER GÜNÜNE REDDİYE
824 Okunma.
12 Şubat 2021
SEVMELİYİM
720 Okunma.
28 Aralık 2020
HOŞ BİR SADÂ..!
1203 Okunma.
07 Aralık 2020
MİSBAH HİCRİ HOCAMIZ VEDA ETTİ
1404 Okunma.
02 Aralık 2020
NARIN HİKÂYESİ
1018 Okunma.
13 Kasım 2020
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
1168 Okunma.
09 Kasım 2020
GÜL BAHÇESİ
809 Okunma.
10 Eylül 2020
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
1811 Okunma.
14 Ocak 2020
MAŞALLAH (!) HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
1227 Okunma.
25 Eylül 2019
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
1519 Okunma.
13 Eylül 2019
KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN...
1168 Okunma.
29 Ağustos 2019
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ.!
2144 Okunma.
20 Ağustos 2019
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
1361 Okunma.
03 Ağustos 2019
BİR OKUYUCU MEKTUBU
1180 Okunma.
20 Şubat 2019
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
1498 Okunma.
11 Şubat 2019
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
1838 Okunma.
04 Ocak 2019
URFALI MEHMET AKİF
2240 Okunma.
05 Eylül 2018
ACI HAYAL
2939 Okunma.
30 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 2
7267 Okunma.
29 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 1
5170 Okunma.
23 Ekim 2017
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
2443 Okunma.
13 Eylül 2017
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
2514 Okunma.
20 Haziran 2017
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
2999 Okunma.
27 Mayıs 2017
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
2643 Okunma.
13 Mayıs 2017
BİRAZ DA NOSTALJİ
2532 Okunma.
14 Şubat 2017
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
2954 Okunma.
07 Ocak 2017
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
3379 Okunma.
18 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
2939 Okunma.
17 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
2728 Okunma.
23 Haziran 2016
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
3138 Okunma.
31 Mayıs 2016
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
2853 Okunma.
25 Nisan 2016
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
2871 Okunma.
16 Nisan 2016
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
4238 Okunma.
14 Nisan 2016
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
3114 Okunma.
13 Şubat 2016
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
704 Okunma.
15 Ocak 2016
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
4265 Okunma.
01 Aralık 2015
"M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN" ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
2723 Okunma.
27 Şubat 2015
YEŞİLAY ve TBM
3417 Okunma.
22 Ağustos 2014
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
3073 Okunma.
06 Ağustos 2014
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
7053 Okunma.
04 Temmuz 2014
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
3698 Okunma.
21 Haziran 2014
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
3072 Okunma.
22 Mayıs 2014
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
3796 Okunma.
17 Mayıs 2014
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
3520 Okunma.
09 Mayıs 2014
ŞEHİR VE MEDENİYET
3614 Okunma.
18 Nisan 2014
YENİDEN MERHABA
3642 Okunma.
Haber Yazılımı