Kurulduğu günden bu yana terör örgütü PKK'nın ve 2016 yılından itibaren de FETÖ'nün kışlası olan İsveç; NATO'ya girebilmek için Türkiye'nin onayına muhtaç. Bu onayı alabilmek için Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile müzakereler yürüten ancak talepleri sürüncemede bırakmayı tercih eden İsveç; her gün yeni bir provokatif eyleme ev sahipliği yapmayı sürdürüyor.

**
Terör örgütü PKK yandaşları, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan'a benzettikleri bir maketi ayaklarından aşağı direğe astı. Yanlarında taşıdıkları terör örgütü paçavraları eşliğinde Türkiye ve Erdoğan aleyhine iğrenç sloganlar attılar.

**
İsveç'teki FETÖ mensupları ise yine Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini karalamaya dönük slaytlar hazırlayarak, boş buldukları duvarlara, binalara yansıtmaya devam ediyor. Her iki terör örgütü de tüm bu iğrenç eylemleri İsveç Polisinin koruması altında, sözde ifade özgürlüğü çerçevesinde düzenliyor.

**
İsveç'teki skandallar durmak bilmiyor. Bizlerdeki tepkisizliği ve umursamazlığı gördükçe hadsizliği bir sonraki seviyeye çıkarıyorlar. Son olarak İsveçli "Aşırı Sağcı Siyasetçi" olarak tanımlanan Rasmus Paludan isimli bir yaratık; tüm Müslümanların kutsalı Kur'an-ı Kerim'i yakma cüretini gösterdi.

**
İsveç'te sergilenen bu rezil saldırı da, ifade özgürlüğü kapsamında Türk Büyükelçiliği önünde polis koruması eşliğinde yapıldı. Aynı yaratık, Peygamber Efendimiz HZ.Muhammed hakkında iğrenç bir karikatür/resim de gösterdi kameralara… O anda gösterebildiğimiz tek tepki bir Türk vatandaşı hanımefendinin Rasmus Paludan'a "O….. Çocuğu" diye bağırması oldu.

**
Bu iğrenç olay yaşanırken "Avrupa'da kaç milyon Müslüman yaşıyor!" diye düşündüm. Sadece Almanya'da 7 milyona yakın Türk nüfusu varmış. Sonra 2021 yılı Avrupa kıtası nüfus verilerini inceledim. Yine 2021 yılında 744 milyon olarak hesaplanan Avrupa nüfusunda, Müslüman nüfusun 70 milyonu aştığı belirtilmiş.

**
Hadi dünyanın diğer bölgelerini geçtik, Avrupa'da yaşayan 70 milyonu aşkın Müslüman nüfustan kimsenin aklına İsveç'e gidip bu iğrenç saldırıya tepki göstermek gelmemiş. Sadece alanda bulunan bir Türk vatandaşı hanımefendi "O….. Çocuğu" diye bağırabilmiş. Tek bir kişi…

**
Avrupa'daki bu Müslüman nüfus, Avrupalı sözde akademisyenler tarafından her dönem dert olarak işlenir, yazılır. Bu nüfustan "Tehdit" olarak bahsederler. Müslümanların geldikleri ülkelere geri gönderilmesini savunurlar. Ama bu iğrenç eylemin ardından endişelerinin abartı olduğunu düşüneceklerdir. Çünkü Avrupa'da yaşayan 70 Milyon Müslüman sokağa çıkıp oturmadı. "Siz ne yapıyorsunuz" demedi. Sessiz bir şekilde yürümedi bile…

**
Bir söz de Türk Büyükelçiliğinde görevli Türk personeline… Belki duygusallık olur bilemem ama böylesi bir rezalete elleriyle, elleriyle olamıyorsa da dilleriyle o hanımefendi gibi tepki göstermeliydiler. Büyükelçimiz kim bilmiyorum ama o da ifade özgürlüğü kapsamında "Sizin de, devletinizin de, yasalarınızın da gelmişini geçmişini" diye başlayan ifadelerle tepkisini gösterip ülkesine dönmeliydi.

**
Son söz de NATO müzakerelerine… Şu saatten sonra diplomatik kazanım olursa olsun terör örgütleri ve İslam düşmanlığının kışlasına dönüşen bu ülkeye herhangi bir kazanım sağlayacak adım atılmamalı. Hadi "Bize ne İslamdan" diyenler olacaktır… İsveç aynı zamanda Avrupa Birliğinin dönem Başkanı. Hani çok istediğimiz Avrupa Birliği Üyeliği için herhangi bir fasıl açtılar mı? Lafını bile ettirmiyorlar.

**
Ne ülkeymiş Türkiye… Amerika, Avrupa… Herkes Türkiye ile yatıp Türkiye ile kalkıyor. Dünyanın sözde önde gelen basın, düşünce kuruluşları Erdoğan ve Türkiye ile yatıp kalkıyor. Memleketimizde yaşayan bizlere öyle gelmese de arkadaşlar dünya Türkiye'yi konuşuyor. Hayırla da anmıyorlar üstelik. Hepsinin ortak söylemi "Türkiye kontrolden çıkan, engellenmezse bir daha durdurulamayacak bir seviyeye ilerleyen bir ülke" diyorlar. Türkiye'yi; kendi bekalarına, amaçlarına, çıkarlarına engel olarak görüyorlar. Tüm bunlar hamasetten, siyasetten uzak bir şekilde ortada olan yorumlar. İsteyen istediği kaynaklardan Türkiye ile ilgili yorum ve makaleleri okuyabilir.
**
Tüm bu yaşananlar ülkemizin, milletimizin büyüklüğünü gösteriyor. Her zamankinden daha fazla birbirimize sarılmalı, ülkemizin bekası ve geleceği için kenetlenmeliyiz. Milli ve manevi meselelerde tek yürek olmayı sürdürmeliyiz. Biz birken güçlüyüz. Rabbim bizleri ayrı düşürmeye çalışanlara fırsat vermesin. Selam ve dua ile kalın sağlıcakla…