Mü'minler içinde Allah'a verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler var; onlardan kimi kendini adak olarak sunmuş, kimi de sırasını beklemekte, fakat asla sözünden dönmemektedir (Ahzab, 33/23).

Mısır ümmetin yüzakı. 60'lı yıllarda dünya müslümanları etkilediği gibi şimdi ümmetin onuru için mücadele vermeye devam ediyor. Bir lider daha zindanda şahadete onuruyla ulaştı: Muhammed Mursi… Üstatları Hasan El-Benna, Seyyid Kutub, Abdulkadir Udeh ve nicesine ulaştı. Tağut'a teslim olmak yerine ölüme koştular, istibdadı, zulmü, köleliği reddettiler.

Affedilmelerine karşılık özür dilemeleri talep edildiğinde 'Namazda Allah'ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır. (Seyyid Kutup)' diyerek şerefli bir ölümü şerefsizce yaşamaya tercih ettiler.

Mursi ne aynı yolun yolcusuydu: 'Mısır halkına benden selam söyleyin, onlara deyin ki: Kardeşiniz Mursi sonuna kadar direnecek, dinini dünyalığa satmayacak.'

O, dik durdu eğilmedi, onurunu korudu, islamın izzetini dünyanın geçici hevesine satmadı ve hepimizin izzeti için mücadele verdi, örnek oldu. Hukuksuz darbeyi, zelil yaşamayı reddetti. Atası Yusuf'un izindeydi: 'Rabbim! Zindan bana bunların benden istediklerinden daha iyidir. Eğer onların bana kurdukları tuzağı boşa çıkarmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum!' dedi (Yusuf 12/33).

Bu şahadet, küresel eşkıya ve işbirlikçi acem ile arap güçlere bir müslümanın verebileceği en güzel cevaptır. Zira onların adalet terazi, kapitalist, menfaatçı ve günlükçüydü. Demokrasileri kişiye özeldi. Menfaatleri neyi gerekirse öyle anlayıp tartarlar. İslamın korkusu kalplerine nakş olmuş, gerçeği görmekten kör etmiştir. Krallıkları, başkanlıkları, halkı kandıran uydurma sözleri uçup gidecekti.

Evet, bugün yine kan verdik yeryüzü damarlarına bugün yine biz vurulduk yüreğimizden…

Ne yiğitler varmış be! diyesim geldi içimden bir an.

Nebinin yetiştirdiği nesli hatırlattı… Rec'i'de esir düşüp azılı düşmanlarına satılan Zeyd b. Desine Hubeyb b. Adiyy'e öldürülmemeleri karşılığında teklifte bulunulur. Zeyd'e müşriklerin huzurunda bağışlanması karşılığında Muhammed'in öldürülmesini ister miydin? sorulur. Onun cevabı şu olmuştu: 'Kesinlikle böyle bir şey istemem! Benim canım O'nun yoluna feda olsun! Değil burada öldürülmesine, Medine'de ayağına bir diken batmasına bile razı olmam' demişti. Hubeyb'e ise dininden dönmesine karşılık af edilme sözü verilmişti. Oda tarihe geçen şu ölümsüz beyitlerle karşılık vermişti.

' Ben Allah yolunda müslüman olarak
Canıma ne süretl kıyılacağına ehemmiyet vermem;
Benim ölümüm Alemlerin Rabbi Allah'ın uğrunadır.
O dilerse tarumar olan bedenimi mübarek kılar…'
Ümmet bu yiğitlere sahip çıktı mı? Asla… Uluslararası arenada hep yalnızdılar. Sanıldı ki, demeçler, protestolar ile görev bitti. Halbuki havanda su dövmek gibiydi. Yine herkes evinde, şatafatında…

Mursi 'Çocuklarımız bizim için 'onlar adamdı' diyecek' diyordu peki bizim için çocuklarımız bize ne diyecekti.

Ahiret var, hesap var ve bunların başında zerre kadar haksız etmeyecek Allah bulunacak. Cevabınız hazırsa problem yok, olmayanlar düşünsün. Çünkü dil yerine ayak ve eller konuşacak.

Bizler bu yiğit dava adamını unutmayacağız. Peşimizden gelecek yeni nesil de onu onurlu duruşuyla hatırlayacak. Demir parmaklıklar ardında kim hür kimin esir olduğunu bilecek. Davasına, üstün mücadelesine ve yiğitliğine şahitler olacağız.

Şair Ali Emre'nin şu şiirini hatırlamadan geçmek olmaz. ('Zindana Sığmayan Kartal')
…..
Ey hasırda namaz kılan önder! Zindana sığmayan hür kartal!
'Onlar adamdı' diyen çocuklar cennete atılan ilmek gördüler
Ne Esmalar biter ne Kutuplar! Şerefin bin kitabı da bizdedir!
Rüstem ile İskender masalcıları taşları eriten yürek gördüler
Kalbi zindana çarpa çarpa, aşkla yürüdün iki güzelden birine
Şerefini satanlar, boyun eğmeyen gerçek bir erkek gördüler!

Rabbimizden duamız; canımızı güzel bir hüsni hatime üzerine al… Onurlu, izzetli bir duruşu bize nasip et. Zalimlere meyletmek bizi koru... Ümmetin üzerine serpilmiş ölü toprağını kaldır, dört bir yana dağılmış bir buçuk milyar müslümanı topla, aralarındaki ihtilafları, düşmanlık ve kini bitirecek, gaflet, ihmalkarlık ve nemelazımcılığın yarını olmadığını şuurunu veren feraset akıl, izan ver.

Ve Muhammed Mursi'yi rahmetinle kuşat o şehid bizler ise onun şahitleriyiz. Özelde Mısır'daki kardeşlerimizin genelde tüm müslümanların başı sağ olsun.