Şanlıurfa'mıza hoş geldiniz derken hayırlı hizmetlerde başarılı olmanızı Rabbimden niyaz ederim,

Evvela Hz. Ömer'in (r.a.)şu sözü bütün duruşma salonlarının arkasında yazılıdır." ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR."

Adaleti bize anlatan çok harika bir ifade daha var " GECİKEN ADALET ADALET DEĞİLDİR."

Zatı aliniz zaten bunları bizden daha iyi bilirsiniz.

Yirmi yıl evvel, okullar açıp açıp birçok hapishaneyi kapatacaktık diye aşk, şevk ve heyecanla yola çıkmıştık.

Adliye saraylarının ve ceza ve tevkif evlerinin çoğalması açıkça gösteriyor ki, toplumda çok derin yaralar vardır.

Uzayıp giden, bitmeyen, bitirilmeyen davalar, mahkeme dosyalarını her geçen gün biraz daha kabarık hale getirmektedir.

En basit misalleri arz etmek istiyorum Bir tarla iki kişiye ait, bunu bölüştürmek için yıllarca süren ve problemi çözmeyen bir mahkeme diğer davaları nasıl halledecektir..

Tebligat kanunu bir başka felakettir. Bir mahkeme sonucu mahkeme masrafı üç kişiye yüklendiği halde bir kişiye tebligat çıkarılmıştır. Bilahare diğerlerine tebligat çıkarılsa da ilk tebligatı alan şahıs elde kalmaktadır. Bunları delilleriyle ispatlayabilirim. Ya birde mahkeme kalemlerinde neler oluyor? Acaba kendimize sormamız gerekmez mi?

Bankaların herhangi bir şahsa kredi vermek için teminat almaları bir başka felaket. İşler kötüye gittiğinde bankaların aldığı teminat yetmezmiş gibi. Mahkemelere açılan davalar ve icra takiplerini nereye koyacağız.

Ya birde mal kaçırmak, birisinin bankaya borcu varsa ve iflastan evvel bazı mallarını satmışsa alıcıya mal kaçırmaktan dava açılmaktadır. Hâlbuki tapuya satıcının tapuya borcu vardır diye şerh konulması bu problemi ortadan kaldıracaktır.

Bayanın beyanı esastır diye yürürlükte olan kanun on binlerce erkeğin hayatını karartmıştır. Bir çok aile darmadağın olmuş ve adeta erkekler esir alınmıştır.

6284 sayılı kanunun uygulanmasıyla, en yakın çevremizde bile huzursuz bir ortamın meydana gelmesini nereye koyacağız. Bu durum, aile ve akrabalık bağlarımızın tarü mar olmasına sebebiyet vermiş, sağlam olan aile yapımız zayıfladıkça zayıflamış ve adeta her an kopmaya mahkûm ve pamuk ipliğine bağlı bir hale gelmiştir. Sevgi ve hürmet yerine kin ve nefret almıştır.

Onlarca suçtan aranan hırsızlar, adeta bir suç makinesi haline gelen bazı insanlar aramızda ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor.

Toplumun bünyesini tahrip eden bütün olumsuzluklara karşı tedbir almak devleti yönetenlerin en tabii görevidir. Bunu sağlamadıkları takdirde büyük bir vebalin altında kalırlar.

Onun için birçok kanunların mutlaka ve acilen değişmesi lazımdır.

Adliye müfettişleri de sık sık ciddi denetim yaparsa belki bu aksama ve suiistimallerin bir kısmı önlenebilir.

Yazılacak çok şey var. Bir gün Allah nasip ederse inşallah yüz yüze görüşmek ümidiyle.

Saygılarımla..